Primer hipertansif hastalarda serum magnezyum düzeyi ile kardiyovasküler risk faktörlerinin ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA BETÜL ÇAĞIR
Danışman: Hadim AKOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Primer hipertansiyon tüm dünyada ölüme en sık neden olan kronik hastalıkların (kardiyovasküler hastalıklar, kronik böbrek yetmezliği ve serebrovasküler hastalıklar) etyopatogenezinde rol oynamaktadır. Artmış kardiyak output ve periferik vasküler direnç sonucunda oluşan yüksek kan basıncı kardiyovasküler morbidite ve mortalitenin en önemli nedenlerindendir. Kardiyovasküler hastalık ve serum magnezyum düzeyi ilişkisi son yıllarda üzerinde yoğun çalışmalar yapılan bir konudur. Bu çalışmada amacımız primer hipertansif hastalarda serum magnezyum düzeyi ile kardiyovasküler risk faktörleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya 18 yaşından büyük, hastanemizde takipli GFR ≥ 60 olup primer hipertansiyon tanısı olan gebelik/laktasyon durumu olmayan, malignite öyküsü olmayan, kardiyovaskuler cerrahi öyküsü olmayan, miyokard infarktüsü, akut koroner sendromu, serebrovaskuler olay öyküsü olmayan, koroner arter hastalığı, periferik arter hastalığı, serebrovaskuler hastalık tanıları olmayan toplam 300 hasta dahil edildi. Hastaların demografik bilgileri, ofis kan basıncı ölçümleri ve serum magnezyum, glukoz, total kolesterol, LDL, trigliserit, sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor, total protein, albumin, parathormon, ürik asit, CRP, tam kan sayımı, GFR, 24 saatlik idrarda sodyum atılımı, 24 saatlik idrarda protein atılımı, 24 saatlik idrarda albumin atılımı verileri geriye dönük olarak elde edildi. BULGULAR: Hastaların % 27.3' ünü erkek cinsiyet oluşturmaktaydı. Komorbidite olarak hastaların % 12.3' ünde DM, % 41.6'sında HPL, % 28.3'ünde hem DM hem HPL eşlik etmekteydi. Serum Mg düzeyi ile biyokimyasal kardiyovasküler risk faktörleri olarak belirlenen ürik asit, CRP, albümin, total kolesterol, trigliserit, LDL, 24 saatlik idrarda sodyum atılımı, 24 saatlik idrarda protein atılımı, 24 saatlik idrarda albümin atılımı arasında korelasyon analizi yapıldı. Serum Mg ile total kolesterol ve LDL arasında anlamlı pozitif korelasyon sırasıyla [(r=0.158, p=0.006), (r=0.168, p=0.004)] saptandı. Serum Mg ile 24 saatlik idrarda sodyum atılımı, 24 saatlik protein atılımı, 24 saatlik idrarda albumin atılımı arasında anlamlı negatif korelasyon [sırasıyla (r=-0.117, p=0.042), (r=-0.132, p=0.023), (r=-0.205, p=000)] saptandı. Hastaların sistolik ve diyastolik kan basınçlarının diğer kardiyovasküler risk faktörleri ile ilişkisi incelendiğinde; sistolik kan basıncı ile ürik asit arasında anlamlı negatif korelasyon (r=-0.114, p=0.048); sistolik kan basıncı ile trigliserit, 24 saatlik idrarda sodyum atılımı, 24 saatlik idrarda protein atılımı, 24 saatlik idrarda albumin atılımı arasında anlamlı pozitif korelasyon [sırasıyla (r=0.155, p=0.007), (r=0.797, p=0.000), (r=0.308, p=0.000), (r=0.193, p=0.001)] saptandı. Diyastolik kan basıncı ile trigliserit, 24 saatlik idrarda sodyum atılımı, 24 saatlik idrarda protein atılımı, 24 saatlik idrarda albumin atılımı arasında anlamlı pozitif korelasyon [sırasıyla (r=0.174, p=0.003), (r=0.523, p=0.000), (r=0.220, p=0.000), (r=0.147, p=0.011)] saptandı. Ayrıca ek hastalığı bulunmayan grupta serum Mg düzeyi, DM + HPL ek hastalıkları bulunan gruba göre anlamlı yüksek (p=0.008) bulundu. HPL ek hastalığı bulunan grupta serum Mg düzeyi, DM ek hastalığı bulunan grup ve DM + HPL ek hastalıkları bulunan gruplara göre anlamlı yüksek (sırasıyla p=0.001 ve p<0.001) bulundu. SONUÇ: Çalışmamızda primer hipertansif hastalarda serum magnezyum düzeyi ile; serum lipidleri arasında anlamlı pozitif korelasyon; diyetle tuz alımı, albuminüri ve proteinüri arasında anlamlı negatif korelasyon saptandı. Primer hipertansif hastalarda serum magnezyum değeri muhtemel kardiyovasküler risk faktörlerinin öngörüsünde faydalı bir belirteç olabilir. Elde ettiğimiz bu veriler tüm primer hipertansif hastaların kardiyovasküler risk yönünden değerlendirilmesinde serum magnezyum düzeyinin rutin olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.