Tiroid nodülleri benign-malign ayrımında superb microvascular imaging (SMI) görüntüleme yönteminin ACR TI-RADS skorları ve ince iğne aspirasyon biyopsisi sonuçlarıyla karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİS KOŞAR TUNÇ
Danışman: Hakan ÖNDER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş-Amaç: Ultrasonografi (USG), tiroid nodüllerinin görüntülenmesinde yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. TI-RADS (Thyroid Imaging Reporting and Data System) ise nodüllerin malignite riskini belirlemek amacıyla klinik pratikte yaygın olarak kullanılan bir sonografik rehberlik sistemidir. Bu çalışma, Superb mikrovasküler görüntüleme (SMI) ve US-elastografi tekniklerinin tiroid nodüllerinin malignite riskini değerlendirmedeki potansiyelini araştırmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 15/07/2023-15/11/2023 tarihleri arasında İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'nde tiroid nodüllerine yönelik İİAB kararı alınmış olgulara odaklanan prospektif gözlemsel araştırmadır. Çalışmaya 18 yaşından büyük hastalar katılmış, detaylı USG, TI-RADS skorları, SMI ve US-elastografi ile nodül değerlendirmesi ve gerekli ölçümler yapılmıştır. Pür kistik nodüller ve önceki radyoterapi alan olgular çalışma dışında bırakılmıştır. İnceleme sonuçları, hastane PACS sisteminden elde edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza İİAB uygulanan toplamda 478 tiroid nodülü dahil edildi. TI-RADS skoru 4 veya 5 olan nodüllerde malignite oranı anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,001). Malignite oranı, vaskülarite tipi 3 veya 4 olanlarda tip 1 veya 2 olanlara kıyasla anlamlı farkla daha yüksek olarak izlenmiştir (p<0,001). SWE ile yapılan elastisite indeksi ölçümlerinde malign ve benign nodüller arasında anlamlı fark saptanmıştır (p<0,001). Lojistik regresyon modeli, vasküler dağılım tipi 3-4, yüksek elastisite indeks değeri, solid kompozisyon, lobule kontur veya ekstratiroidal uzanım, punktat ekojenik odak varlığını malignite için bağımsız risk faktörleri olarak belirlemiştir (sırasıyla; p=0,002; p=0,009; p=0,045; p=0,001; p=0,017). ROC analizi, TI-RADS skorunun ve elastisite indeks değeri değerlerinin benign ve malign nodüllerin arasında ayrım sağladığını göstermektedir (p<0,001; p<0,001). Sonuç: Çalışmamız malign ve benign tiroid nodüllerinin ayrımında non-invaziv USG tetkikinin, SWE (Shear wave elastografi) yönteminin ve yeni bir teknik olan SMI incelemenin kullanımı değerlendirmektedir. En yüksek malignite riskinin SMI teknolojisi ile yapılan vasküler morfolojik değerlendirmede saptanan tip 3 ve tip 4 vaskülarite olduğu belirlenmiştir. Elastisite indeksi ve SMI gibi ek tanısal yöntemlerin eklenmesinin, nodül karakterizasyonu ve malignite potansiyelini belirlemede tanısal katkı sağlayabileceği gözlemlenmiştir.