Yenidoğan yoğun bakımda yatan hazır total parenteral beslenme ve bireyselleştirilmiş total parenteral beslenme verilen bebeklerin sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEHRA BETÜL TEKİN
Danışman: Derya BÜYÜKKAYHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, prematüre yenidoğanlarda standart (S-TPN) ve bireyselleştirilmiş (B-TPN) total parenteral nütrisyon uygulamalarını karşılaştırarak büyüme parametreleri, laboratuvar bulguları, enfeksiyon oranları, komplikasyonlar, ventilasyon ihtiyacı ve tedavi süresi gibi klinik sonuçlara olan etkilerini değerlendirmektir. Ayrıca, 1000–1500 gram doğum ağırlığına sahip prematürelerde alt grup analizleri ile tedavi etkinliği ayrıntılı olarak incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: 01/01/2023–01/06/2024 tarihleri arasında SBÜ Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen 80 prematüre bebek retrospektif olarak değerlendirildi. Olgular S-TPN ve B-TPN alanlar olmak üzere iki gruba ayrıldı. Klinik, laboratuvar ve büyüme parametreleri kaydedildi. Veriler SPSS 27,0 ile analiz edildi (IBM SPSS Statistics for Windows, Version 27,0 (Armonk, NY: IBM Corp.)); anlamlılık düzeyi p 0,05). Ancak, B-TPN grubunda taburculukta baş çevresi persentilinde doğuma göre anlamlı bir düşüş saptandı (p 0,05). Geç sepsis (p<0,05), BPD için steroid tedavisi (p<0,05) ve İMV süresi (p<0,05) bu alt grupta da B-TPN lehine anlamlı şekilde daha yüksek saptandı. Çok değişkenli analizde, bireysel B-TPN alan grupta, geç sepsis ve BPD için uygulanan steroid kür sayısı, anlamlı şekilde yüksek saptandı (p<0,05). Sonuç: İki farklı TPN yönteminin karşılaştırıldığı bu çalışmada, prematüre yenidoğanlarda B-TPN uygulamasının bazı komplikasyonlar açısından daha yüksek risk taşıdığı görülmüştür. Ancak çalışmamızda, klinik uygulamada B-TPN protokolünün genellikle daha düşük doğum haftasına sahip, daha düşük doğum ağırlığında ve klinik olarak daha instabil olduğu değerlendirilen bebeklere uygulanmış olması bu sonucu açıklayıcı bir etken olarak göz önünde bulundurulmalıdır. B-TPN grubunda baş çevresi büyümesinde düşüş, kemik mineralizasyonunda bozulma ve PMKH oranlarının daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, bu grupta geç sepsis, kateter enfeksiyonu, BPD gelişimi ve steroid tedavisi gereksinimi gibi klinik komplikasyonlar daha sık izlenmiştir. Solunum desteği ihtiyacı ve invaziv ventilasyon süresi de B-TPN grubunda daha uzun bulunmuştur. Alt grup analizlerinde, 1000–1500 gram doğum ağırlığına sahip prematürelerde benzer sonuçlar elde edilmiş, özellikle baş çevresi büyümesindeki gerilik ve enfeksiyon oranlarındaki artış dikkat çekmiştir. Çok değişkenli analizde, geç sepsis ve steroid kür sayısı B-TPN alan grupta anlamlı şekilde yüksek saptandı (p<0,05). Bu bulgular, S-TPN nin büyüme açısından benzer etkinlik sunarken, komplikasyon oranlarını ve tedavi yükünü azaltabileceğini düşündürmektedir.