İlaç aşırı duyarlılık reaksiyonu ile başvuran hastalarda depresyon, anksiyete, stres düzeylerinin ilaç provokasyon testi ile arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KADRİYE BAŞMAK

Danışman: Nida ÖZTOP UZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İlaç Aşırı Duyarlılık Reaksiyonu ile Başvuran Hastalarda Depresyon, Anksiyete, Stres Düzeylerinin İlaç Provokasyon Testi ile Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi Giriş: İlaç alerjileri, ilaca veya ilacın açığa çıkardığı metabolitlere karşı immün sistemin anormal aktivasyonu ile gelişen aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. Psikolojik etmenler, ilaç kullanımına bağlı gelişen semptomların algısını önemli ölçüde etkileyebilir. Bu çalışmada, ilaç aşırı duyarlılık öyküsü bulunan hastalarda altta yatan depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri ölçülmüş, psikolojik parametrelerin ilaç provokasyon testi sonucu ve plasebo kaynaklı reaksiyonlar ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli ve prospektif gözlemsel olarak planlanan çalışmamıza Ocak 2025 – Haziran 2025 tarihleri arasında İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Erişkin Alerji ve İmmünoloji Kliniği'ne ilaç aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü ile başvuran ve klinik değerlendirme ile ilaç provokasyon testi uygulanması uygun görülen 150 erişkin hasta ve ilaç alerjisi tarifi olmayan 75 kontrol hastası dahil edilmiştir. Katılımcıların demografik verileri kaydedilmiş olup Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği-21 (DASS-21) uygulanmıştır. Provokasyon testi sonucuna göre hastalar plasebo ile yalancı reaksiyon, gerçek reaksiyon ve reaksiyon göstermeyen grup olarak sınıflandırılmıştır. Bulgular: Hastaların aşırı duyarlılık reaksiyonu tariflediği en sık ilaçlar, non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) (%48) ve antibiyotikler (%47,3) olarak görüldü. İlaç provokasyon testi sonucunda hastaların %80'inde reaksiyon görülmezken, %13,3'ünde plasebo ile yalancı reaksiyon, %6,7'sinde gerçek reaksiyon gelişti. Gerçek reaksiyonların %60'ı NSAİİ ajanlarla karşımıza çıkmış olup, bu hastalarda en sık kutanöz semptomlar görüldü. DASS-21 ölçeği ile değerlendirmede hasta grubunun depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri kontrol grubuna göre belirgin şekilde daha yüksekti. (p 0,05), plasebo grubunun anksiyete ve stres düzeyleri önemli ölçüde daha yüksek bulundu (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızın sonucunda ilaç aşırı duyarlılık öyküsü tarifleyen hastalarda psikolojik faktörler belirgin bir rol oynamaktadır. Elde ettiğimiz bulgulara göre özellikle yüksek anksiyete ve stres düzeyleri, plasebo ile ortaya çıkan yalancı reaksiyonlarla ilişkili bulunmuştur. Bu sonuçlar, ilaç alerjisi tanı süreci ve yönetiminde hastanın yalnızca klinik ve laboratuvar parametreleri ile değil, psikolojik faktörler açısından da değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İlaç aşırı duyarlılık reaksiyonları, Depresyon, Anksiyete, Stres, DASS-21 Ölçeği