İzole koroner bypass cerrahisi sonrası atriyal fibrilasyonun tekrarlayıcı ve persistan seyrini belirleyen risk faktörlerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KORAY APAYDIN
Danışman: Nevzat ERDİL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: İzole koroner arter baypas greftleme sonrası gelişen postoperatif atriyal fibrilasyonun (POAF) süre temelli klinik seyrini değerlendirmek; aritminin geçici (<24 saat), uzamış (≥24 saat) ve kalıcı (taburculuk anında AF süren) fenotiplerini klinik, ekokardiyografik ve metabolik korelatlarıyla karşılaştırmak. GEREÇ VE YÖNTEM: Antalya Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde Mayıs 2025 – Mart 2026 tarihleri arasında median sternotomi ile izole koroner arter baypas greftleme cerrahisi geçiren ve postoperatif AF gelişen 18 yaş üstü 61 hasta prospektif gözlemsel kohorta dahil edildi. Etik kurul onayı 08.05.2025 tarih ve 6/35 sayılı kararla alındı. Birincil sonlanım AF kalma süresi; ikincil sonlanımlar AF başlangıç zamanı, kalıcı (persistan) AF varlığı ve postoperatif birinci ay ritim durumu olarak tanımlandı. AF kalma süresi log-dönüşümlü çoklu lineer regresyonla, uzamış AF Firth penalize lojistik regresyonla modellendi. BULGULAR: Kohortun yaş ortalaması 64,8 ± 7,3 yıl olup hastaların %80,3'ü erkekti. AF'de kalma süresi medyanı 12,0 saat (Q1–Q3: 7,5–16,8) olarak saptandı; uzamış AF oranı %18,2, persistan AF oranı ise %11,5 idi. Postoperatif drenaj miktarı ve mekanik ventilasyon süresi de AF seyri açısından istatistiksel açıdan dikkat çekici sinyaller verdi. Bununla birlikte, çoklu test düzeltmesi sonrasında istatistiksel anlamlılığını koruyan tek bulgu, AF anındaki laktat düzeyi ile aritmi süresi arasındaki ters yönlü korelasyondu (ρ = −0,41; q = 0,040). Persistan AF grubundaki hastaların tamamı erkek ve hipertansifti; ancak çok değişkenli analizlerde bağımsız bir belirleyici ortaya konamadı. SONUÇ: İzole CABG sonrasında gelişen POAF, her hastada aynı şekilde seyretmemektedir. AF'nin süresi ve kalıcı hale gelme eğilimi dikkate alındığında, farklı klinik özelliklere sahip hasta grupları ortaya çıkmaktadır. Bulgularımız, AF başladığı sıradaki laktat düzeyinin yanı sıra postoperatif drenaj miktarı ve mekanik ventilasyon süresinin de aritminin seyriyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. vi Laktat düzeyi ile AF süresi arasındaki ters ilişki, bazı hastalarda geçici tetikleyici etkenlerin ön planda olduğunu, bazı hastalarda ise aritmiye yatkınlığın daha belirgin olabileceğini göstermektedir. Persistan AF gelişen hastaların benzer özellikler taşıması, ameliyat sonrası izlem ve antikoagülasyon kararlarının hastaya özel olarak planlanmasının önemini desteklemektedir