Acil servise başvuran hastalarda COVID-19 tanısında RT-PCR sürüntü örneğinin ve toraks bilgisayarlı tomografi bulgularının tanısal değerlerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET AYCAN ÖZEK
Danışman: Gülşen ÇIĞŞAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Enfekte olguları sağlıklı bireylerden erken dönemde izole edebilmenin kritik öneme sahip olduğu bulaşıcı hastalıklarla oluşan pandemilerde erken izolasyon yöntemlerinin aktivasyonu yüksek sensitiviteye sahip tanısal testlerle mümkün olmaktadır. COVID-19 tanısında altın standart yöntem olarak evrensel kabul görmüş RT-PCR testinin tanısal duyarlılığının düşük olması nedeniyle, çalışmamızda acil servislere başvuran COVID-19 şüpheli hastalarda toraks BT'nin tanısal değerini ve hastalık prognozunu belirlemedeki etkinliğini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: 1 Mart-31 Aralık 2020 tarihleri arasında acil servisimize COVID-19 ön tanısıyla başvuran 18 yaş ve üzeri 949 hastanın dahil edildiği araştırmamız hastane tabanlı tek merkezli, retrospektif bir çalışma olarak tasarlandı. Tüm hastaların toraks BT'leri hastanemizde görev yapmakta olan bir radyoloji uzmanı ile tekrar değerlendirildi. Yeniden değerlendirmede Kuzey Amerika Radyoloji Derneği'nin (RSNA) yayımlamış olduğu COVID-19 Hastalarında Toraks BT Sınıflandırma Sistemi kullanıldı. Tüm hasta özellikleri ve birincil sonuç değişkenleri, BT alt gruplarında karşılaştırıldı. Referans olarak RT-PCR sonuçları baz alınarak BT'nin tanısal tutarlılığı hesaplandı. İstatistiksel değerlendirmeler için IBM SPSS Statistics v20.0 programı kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık sınırı olarak p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Tüm örneklemde RT-PCR pozitif 567 (%59,7) hasta var idi. RSNA sınıflamasına göre hastaların %80,8'i (767/949) tipik BT gurubunda idi. Tipik BT bulguları olan hastalarda RT-PCR testinin pozitif sonuçlanma oranı, istatistiksel olarak anlamlı derecede fazlaydı (p<0,001). Öksürük, takipne ve saturasyon düşüklüğü, tipik BT bulguları varlığı ile doğrudan ilişkiliydi (sırasıyla p=0,008, p=0,000 ve p<0,001). 65 yaş ve üzeri hastalarda BT'de COVID-19 pnömonisi lehine herhangi bir bulgu saptanma yüzdesi daha yüksek bulundu (medyan değer negatif BT grubunda 62'ye sırasıyla tipik BT gurubunda 71, p=0,009; indetermine BT grubunda 78, p=0,000 ve atipik BT grubunda 83, p=0,002). Tipik BT bulguları olan hastalarda mortalite oranları diğer gruplara göre daha yüksekti (%24,1; n=229/949, p=0,025). Negatif BT grubundaki hastalardan başvuru anında bakılan ilk RT-PCR testi negatif olanlarda, tekrarlayan moleküler test sonuçları hiçbir zaman pozitif sonuçlanmaz iken, tüm örneklemde ilk RT-PCR testi negatif olanlarda tekrarlayan testlerin pozitif gelme oranı, tipik BT bulguları olan hastalar yönünde istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). Tipik ve indetermine BT bulguları pozitif BT olarak referans alındığında, başvuru anında bakılan ilk RT-PCR testinin sensitivitesi %54,2 (n=486/896, %95 GA: %50,9-57,5) iken, RT-PCR testi pozitifliği referans alındığında, toraks BT'nin COVID-19 tanısındaki sensitivitesi, spesifitesi, pozitif prediktif değeri ve negatif prediktif değeri sırasıyla %97,7 (%95 GA: %96,1-98,6), %8,9 (%95 GA: %6,4-12,1), %61,4 (n=554/902) ve %72,3 (n=34/47) olarak hesaplandı. Sonuç: Bu çalışmayla toraks BT'nin yüksek duyarlılığı ile, optimal şekilde kullanıldığında, hem COVID-19 tanısında RT-PCR sonuçlarını destekleyici, hem de hastalığın prognozunu öngörmede RT-PCR testine üstün; yetkin, ulaşılabilir ve pratik bir tetkik olduğu sonucuna vardık. Özellikle BT bulgularının tanımlandığı ve sınıflandırıldığı kabul görmüş bir derecelendirme sisteminin kullanılmasının, COVID-19 ve hastalıkla ayırıcı tanıya giren durumların etkin değerlendirilmesini sağlamak açısından önemlidir. Anahtar kelimeler: COVID-19, BT sensitivitesi, tanısal doğruluk, pnömoni