Hemoglobin A1C düzeyi 9 ve üzeri olan yeni tanı tip 2 diabetes mellitus hastalarında C-peptit ve insülin düzeylerinin glisemik kontrol ve tedavi seçimini belirleme üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEVİLAY ARİFOĞLU ÖZCAN
Danışman: İhsan ATEŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Hemoglobin A1c Düzeyi 9 Ve Üzeri Olan Yeni Tanı Tip 2 Diabetes Mellitus Hastalarında C-Peptit Ve İnsülin Düzeylerinin Glisemik Kontrol Ve Tedavi Seçimini Belirleme Üzerine Etkisi Amaç: Tip 2 diabetes mellitus, insülin direnci ve insülin sekresyonunun göreceli disfonksiyonu ile tanımlanan bir hastalıktır. Prevelansı gün geçtikçe artan, akut metabolik ayni zamanda kronik dejeneratif komplikasyonlara sebep olan bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Tedavi hedeflerine erken ulaşılması ve hasta uyumunun sürekliliği ile meydana gelebilecek morbidite ve mortalitenin azaltılması önemlidir. C-peptit, pankreas beta hücrelerinden insülinle eşit miktarlarda üretilip diyabetli hastalarda endojen insülin sekresyonunu göstermektedir. Uluslararası kılavuzlar hastada katabolizma(kilo kaybı) kanıtı, hiperglisemi semptomları(poliüri,polidipsi vs) varsa veya Hemoglobin A1c (Hba1c) seviyeleri (>%10 [86 mmol/mol]) veya plazma glukoz seviyeleri (≥300 mg/dl) ise insülin tedavisine başlanmasını önermektedir. İnsülinin kilo alımı, hipoglisemi gibi istenmeyen yan etkileri yanısıra uygulama zorluğu, iğne korkusu gibi sebeplerle hastalar kullanımını kabul etmeyebilmektedir. Bu çalışmada HbA1c seviyeleri %9 ve üzeri olan yeni tanı tip 2 diyabetliler, insülin tedavisini kabul etmeyip yalnızca oral antidiyabetiklerle tedavi edilenler ve insülin tedavisi içeren rejimlerle tedavi edilenler olarak karşılaştırılmış olup bazal C-peptit ve insülin düzeylerinin tedavi seçimini belirleme ve glisemik kontrol üzerine etkisi incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız prospektif, tek merkezli ve gözlemsel bir araştırma olarak tasarlanmış olup Ankara Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde Ekim 2021-Temmuz 2022 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çalışmaya 18 yaş ve üzerinde olan, HbA1c düzeyi 9 ve üzeri olup yeni tanı alan tip 2 diyabet hastaları dahil edilmiştir. Hastalar insülin tedavisini kabul eden ve insülin tedavisini kabul etmeyenler olarak 2 gruba ayrılmıştır. Çalışmaya dahil edilen hastalardan tedavi öncesi glisemik kontrol düzeylerini ölçmek amacıyla kan örnekleri alınmış ve açlık plazma glukozu(APG), HbA1c, trigliserit, total kolesterol, HDL-K(yüksek dansiteli lipoprotein kolesterol), LDL-K(düşük dansiteli lipoprotein kolesterol) yanı sıra C- peptit ve insülin parametreleri ölçülmüştür. 3 ay sonra hastalardan glisemik kontrol düzeylerini değerlendirmek amacıyla kan alınmış olup her iki grubun laboratuvar verileri tedavi öncesi ve sonrası ayni zamanda 3. ay verileri olarak karşılaştırıldı. Hastaların ayrıca hipoglisemi semptomları sorgulanmıştır. Hipoglisemi semptomları sırasında ölçülen kan şekeri < 70 mg/dl olanlar, rastgele bakılan kan şekeri< 70 mg/dl olanlar ve hipoglisemi semptom varlığında karbonhidrat alımıyla semptomu düzelenler kanıtlı hipoglisemi olarak kabul edilmiştir. İstatistiksel analizler için SPSS 26.0 (SPSS Inc, Chicao, IL, USA) paket programı kullanılmıştır. Bulgular: İstatistiksel değerlendirmeye takip süresini tamamlayan 204 hasta dahil edildi. Her iki grup yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi(VKİ) ve ek hastalıklar açısından karşılaştırıldığında benzer olarak saptandı. Tedavi öncesi laboratuvar verileri karşılaştırıldığında ise insülin tedavisini kabul eden grupta insülin kabul etmeyen gruba göre APG, HbA1c, trigliserit düzeyleri daha yüksek; HDL-K ise daha düşük saptandı. Çalışma sonucunda insülin kullanmayı kabul eden grupta APG, HbA1c, total kolesterol, trigliserit ve LDL-kolesterol değerlerinde anlamlı düşüş; HDL değerinde ise anlamlı artış gözlendi(p<0,001). İnsülin kullanmayı kabul etmeyen grupta APG, HbA1c, total kolesterol, trigliserit ve LDL-K değerlerinde anlamlı düşüş gözlendi(p<0,001). Her 2 grup 3. ay laboratuvar verileri ile karşılaştırıldığında ise APG, HbA1c, total kolesterol, trigliserit ve LDL-kolesterol değerlerinde istatistiksel anlamda farklılık saptanmadı. Üçüncü ay kontrolde, tanı anına göre açlık plazma glukozu değişimi ve HbA1c düzeylerindeki düşüş, insülin kabul eden grupta insülin kabul etmeyen gruba göre daha fazlaydı (p<0,001). Hemoglobin A1c ≤ %7 hedefine ulaşma açısından karşılaştırıldığında ise her iki grup arasında farklılık saptanmadı. İnsülin kabul eden grupta insülin kabul etmeyen gruba kıyasla ilk üç ay içindeki kanıtlı hipoglisemi insidansı istatistiksel açıdan anlamlı ölçüde daha fazla saptandı. Bu verilere göre insülin kabul eden grubun insülin kabul etmeyen gruba göre hipoglisemi yaşama riski 2,7 kat daha yüksekti (p=0,001, OR:2,73, %95 CI: 1,47-5,08).Başlangıç C-peptit düzeylerinin dağılımına göre C-peptit çeyreklik dilimleri oluşturuldu. Birinci çeyreklik, median ve üçüncü çeyreklik sırasıyla 1,22, 1,71, 2,33 olarak bulundu. Tedavi öncesi C-peptit düzeyinin farklı çeyreklik dilimleri arasında, 3. ay APG ve HbA1c düşüş miktarlarında her iki grupta da istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Tedavi öncesi açlık insülin düzeyleri için ise birinci çeyreklik, median ve üçüncü çeyreklik sırasıyla 6,2, 10, 15,4 olarak bulundu. Bu çeyreklikler arasında 3. aydaki APG ve HbA1c düşüş miktarları açısından her iki grupta istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Çalışmamızda, her iki grupta tedaviyle APG, HbA1c ve lipit profillerinde anlamlı düşüş gözlendi. 3. Ay kontrol laboratuvar verileri karşılaştırıldığında ise APG, HbA1c ve lipit profillerinde istatistiksel anlamda farklılık saptanmadı. İnsülin kullanan grupta insülin kullanmayan gruba göre hipoglisemi yaşama riskinin daha yüksek olduğu görüldü. 3 aylık takip sonucunda bazal C-peptit ve insülin düzeylerinin glisemik kontrol ve tedavi seçimini belirleme üzerine anlamlı etkisi bulunmadı ancak her ne kadar ortalama HbA1c düşüşü insülin kullanmayan grupta daha düşük olsa da, hedefe ulaşmada insülin kullanan grup ile aralarında fark olmadığını göstermiş olduk. Anahtar Kelimeler: Tip 2 diabetes mellitus, c-peptit, insülin, glisemik kontrol.