Hodgkin lenfoma: 48 çocuk hastanın retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TÜRKAN TAN
Danışman: Ganiye Begül YAĞCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hastanemizde Hodgkin lenfoma nedeniyle tedavi edilen hastaların demografik ve klinik özelliklerinin değerlendirmesi, genel (OS) ve olaysız sağ kalım (EFS) oranlarının hesaplanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Kasım 2012- Mart 2018 tarihleri arasında Hodgkin lenfoma tanısı alan hastalar retrospektif olarak incelendi. Yaş, cinsiyet, semptomlar, evre, histopatolojik alt tipler, tedavi yöntemleri, relaps durumu, hasta ve ebeveynlerin eğitim düzeyi, eğitimdeki sorunlar, iş ve / veya meslek sahibi olma, medeni durum ve çocuk sahibi olma durumu kaydedildi. Sağ kalım analizi ≥6 ay takip edilen hastalarda yapılarak, genel ve olaysız sağ kalım hesaplandı. Bulgular: Toplam 48 hasta çalışmaya alındı. Erkek / kız oranı 1,7 idi. Tanı anındaki ortanca yaş 12 (Yaş aralığı: 3-17 yıl) ve en sık yaş grubu 10-14 yıl idi. Ortalama takip süresi 42,97 ± 23,14 aydı. Başvuru sırasında en sık görülen yakınma servikal bölgede lenf bezi şişliği (%79,1) idi. Hastaların %62,5'i ileri evre (evre III-IV), %37,5'i erken evre (evre I-II) hastalık ile başvurdu. Hastaların %58,3'ünde nodüler sklerozan tip, %22,9'unda mikst sellüler tip, %8,3'ünde lenfositten zengin tip, %6,3'ünde nodüler lenfosit predominant tip, %4,2'sinde lenfositten fakir tip saptandı. Hastaların %56,2'sinde B semptomları gözlendi. Hastaların %64,6'sında dalak tutulumu ve %10,4'ünde kitlesel hastalık saptandı. Hastaların %71,1'ine tedavi protokolü olarak vinkristin, etoposid, doksorubisin, prednizolon, siklofosfamid, prokarbazin / dakarbazin (GPOH protokolü) verildi. Hastaların %73,3'üne radyoterapi verildi. En sık görülen geç etki hipotiroidi (%20) idi. 3 hastada (%6,7) relaps tespit edildi. Çalışma sırasında hastaların %66,6'sının eğitimine devam ettiği ve 18 yaşından büyük 14 hastanın 5'inin (%35,8) iş veya meslek sahibi olduğu saptandı. Hastalardan sadece biri evliydi ve bir çocuğu vardı. Sağ kalım analizine dahil edilen 45 hastanın 44'ünün son kontrolünde hastalıksız remisyonda olduğu görüldü. Tüm grupta genel sağ kalım (OS) %100, olaysız sağ kalım %85,8 idi. Olaysız sağ kalım, kitlesel hastalığı olan hastalarda, olmayanlara göre belirgin şekilde düşüktü (p <0,001). Olaysız sağ kalım oranlarında evre, histopatolojik alt tip, B semptomları, ekstranodal hastalık, yaygın hastalık, dalak tutulumu, kemoterapi protokolleri veya radyoterapi durumuna göre anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Hodgkin lenfomalı hastaların çoğunda kür sağlanabilmektedir. Ancak, kitlesel hastalık, özellikle olaysız sağ kalımı etkileyen en önemli faktörlerden biri olmaya devam etmektedir. Hodgkin lenfomada hayatta kalan bireylerde ilerleyen zamanda ortaya çıkabilecek geç etkiler, eğitimin tamamlanması, iş ve meslek sahibi olma, evlenme ve çocuk sahibi olma ile ilgili hususlarda yaşanabilecek olası sorunlar her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Anahtar kelimeler: Hodgkin lenfoma, genel sağ kalım, olaysız sağ kalım