Pediatrik suprakondiler humerus kırıklarındaanteriordan yerleştirilen şanz ile yapılan cerrahilerinkonvansiyonel yöntemlerle yapılan cerrahilerlemultifaktöriyel olarak karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BERAT CAN
Danışman: Erman CEYHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:PEDİATRİK SUPRAKONDİLER HUMERUS KIRIKLARINDA ANTERİORDAN YERLEŞTİRİLEN ŞANZ İLE YAPILAN CERRAHİLERİN KONVANSİYONEL YÖNTEMLERLE YAPILAN CERRAHİLERLE MULTİFAKTÖRİYEL OLARAK KARŞILAŞTIRILMASI Amaç: Suprakondiler humerus kırıkları, pediatrik kırıklar arasında ön kol kırıklarından sonra en fazla görülen yaralanmalardan biridir. Cerrahi olarak seçilen ilk tedavi yöntemi kapalı redüksiyon perkütan pinlemedir. Deplase kırıkların anatomik redüksiyonu her zaman kapalı olarak mümkün olmamakta ve açık redüksiyon gerekli olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, humerusa kırık proksimalinden anteriordan yerleştirilen şanz yardımlı redüksiyon ile yapılan cerrahileri konvansiyonel redüksiyon yöntemleriyle yapılan cerrahilerle karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız suprakondiler humerus kırığı tanısı alan iki farklı cerrahi tedavi yöntemi kullanılan 79 hasta üzerinde retrospektif ve karşılaştırmalı olarak yapılmıştır. Hastaların 37'si anteriordan humerusa atılan şanz ile joystick tekniği kullanılarak kapalı redükte edilen hastalardan oluşturuldu (Grup A). 36'sı ise geleneksel kapalı redüksiyon yöntemleri ile redükte edilmeye çalışılan hastalardan oluşturuldu (Grup B). Çalışmaya katılan 79 hastadan dahil edilme kriterlerini karşılayan 73 hasta analiz edildi. Bulgular: Modifiye Gartland sınıflandırmasına göre Grup A'da 27 hasta tip 3, 7 hasta tip 4; Grup B'de 23 hasta tip 3, 8 hasta tip 4 kırıktan oluşmaktadır. Grup A'da 3 hasta, Grup B'de 5 hasta fleksiyon tipidir. 2 grup arasında kırık sınıflandırmaları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktur (p>0,05). Grup A'da 37 hastanın 35'i(%94,5) kapalı olarak redükte edilirken, Grup B'de 36 hastanın 21'i(%58,3) kapalı olarak redükte edildi. Grup A'da ortalama ameliyat süresi 42,56±4,24 dakika iken, Grup B'de ortalama ameliyat süresi 55.94±4,91 dakikadır. Grup A'da skopi maruziyet süresi 18,98±2,15 saniye iken, Grup B'de ortalama skopi maruziyet süresi 25,63±1.93 saniyedir. Kapalı girişimden açık girişime geçiş, ameliyat süresi ve skopi maruziyet süresi Grup A'da istatistiksel olarak daha az bulundu (sırasıyla p:0,0007, p:0,01, p:0,01). Komplikasyonlar, kaynama, hastanede yatış süresi ve flynn dirsek skoru değerlendirilmesinde anlamlı olarak fark yoktu (p>0,05). Sonuç: Suprakondiler humerus kırıklarında joystick tekniği redükte edilemeyen instabil kırıklarda etkili ve güvenilir bir tedavi yöntemidir. Kapalı teknikle anatomik redüksiyona yardımcı olur ve açık girişime ihtiyacı azaltır. Bu yöntemde postoperatif fonksiyonel ve radyolojik sonuçlar tatmin edicidir. Anahtar Kelimeler: Joystick tekniği, kapalı/açık redüksiyon, suprakondiler humerus kırığı