Açık kalp cerrahisinde ileri hemodinamik yönetim parametrelerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ANIL KARAAĞAÇ
Danışman: Mehmet KAPLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Koroner Arter Bypass Greft ameliyatı, günümüzde Koroner Arter Hastalığı'nın ana tedavi yöntemlerinden birisidir ve yaygın olarak Kardiyopulmoner Bypass altında uygulanır. Hemodinamik parametrelerin önemli dinamik değişikliklere uğradığı bir operasyon sırasında ve sonrasında hayatı tehdit edebilecek problemlerle karşılaşılma riski mevcuttur. Günümüzde standart takip ve yönetim parametreleri ile çoğunlukla başarılı bir hemodinamik yönetim sağlanabilmesine karşın farklı ölçümlerle hastalarda oluşabilecek problemlerin daha erken saptanabilmesi, yönetimin daha efektif olması için farklı hemodinamik yönetim prensiplerine yönelik araştırmalar sürmektedir. Bizim de bu çalışmada amacımız, açık kalp cerrahisi uygulanan hastalarda ileri hemodinamik parametrelerin kullanılabilirliğini ve bu parametreler yardımıyla hastalardaki olası problemlerin erken teşhis edilebilirliğini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, hastanemizde izole KABG operasyonu uygulanacak olan hastalarda ileri hemodinamik yönetim parametrelerinin etkinliğini değerlendirmeyi amaçlayan prospektif ve gözlemsel bir çalışma olarak tasarlandı. Hastaların demografik verileri, intraoperatif verileri, belirlenen zaman dilimlerindeki (anestezi indüksiyonu, kardiyopulmoner bypass sonlanımı, yoğun bakım takiplerinde (yoğun bakım ünitesine geliş anı ve 1,6,12,18. Saatlerde)) hemodinamik verileri ve hastaların postoperatif takip verileri prospektif olarak kayıt altına alındı. Uygun yöntemler kullanılarak verilerin istatistiksel analizi yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza %85.7'si (n=30) erkek, %14.3'ü (n=5) kadın olmak üzere toplam 35 hasta dahil edildi. Yapılan korelasyon analizlerinde; SVV ve PPV arasında tüm zaman dilimlerinde (p 0.05). DCO2 değerleri ile laktat değerlerinin T0-T3 arasında yapılan ölçümlerde ters yönde, T3 sonrası ölçümlerde aynı yönde seyrettiği, DCO2 ve viii CI değerlerinin seyir grafiği incelendiğinde DCO2 ve CI ölçümlerinin tüm zamanlarda ters yönde seyrettiği gözlenmiştir. Ancak yapılan korelasyon analizlerinde herhangi bir zamandaki DCO2 değerleri ile laktat ve CI değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0.05). Hastalar aritmi varlığına göre iki gruba ayrılarak yapılan istatistiksel analizlerde, Aritmi gözlenen grupta T0 ve T2 ölçümlerinde DCO2 değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Çalışmamız sonucunda, literatürde santral venöz basınç ölçümlerinin birçok faktörden olumsuz etkilendiği, güvenilirliğinin düşük ve yanlış sonuç oranının yüksek olduğu belirtildiğinden PPV, SVV ve PVI gibi parametrelerin postoperatif dönemde hastaların volüm dengesini takipte kullanılabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca dPmax ve CI değerlerinin özellikle trendlerinin, postoperatif erken dönemde sol ventrikül fonksiyonlarını takipte önemli bir rol oynayabileceğini, DCO2 ölçümlerinin de postoperatif doku perfüzyonunu değerlendirmede ve komplikasyonları öngörmede önemli bir role sahip olabileceğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: açık kalp cerrahisi, hemodinamik monitörizasyon, hemodinamik yönetim