Gestasyonel diyabetes mellitus tanısı alan annelerin yenidoğanlarında işitmenin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA GÜLEN

Danışman: Yusuf ÜSTÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Yaşam tarzı değişikliklerinden dolayı Tip II Diyabetes Mellitus (DM) ve Gestasyonel Diyabetes Mellitus (GDM)'un görülme sıklığı giderek artmaktadır. Diyabet sebep olduğu komplikasyonlar ile birlikte önemli bir sağlık problemi haline gelmiştir. Tip II DM ve GDM'un patogenezinde rol oynayan ana etmen insülin direncidir. Buna bağlı olarak da oksidatif stres oluşumu artar. Bu durum işitme yolaklarındaki aşamaları etkileyip, yetişkinde işitme kaybı yapabilir. Çalışmamızın amacı; GDM'u olan anne fetuslarının da işitme yolaklarının etkilenip, bebeklerin işitme tarama testinden kalma sıklığının artıp artmadığını belirlemektir. Yenidoğan için olumsuz olan etmenler, yenidoğanın en çok koklear kısmını etkiler ve işitme kaybı yapar. GDM'u olan annelerde de olumsuz etmen olan kan şekeri yüksekliğinin, yenidoğanın koklear kısmını etkileyip, işitme tarama testinden kalma durumunun artıp artmayacağı aranacaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Haziran ve aralık 2019 tarihleri arasında kliniğimizde doğum yapan ve GDM için tarama testi yaptırmış annelerin yenidoğanları çalışmaya alındı. Bu bebeklere işitme tarama testi olarak Auditory Brainstem Response (ABR) ve Transient Evoked Otoacoustic Emissions (TEOAE) uygulandı. İşitme kaybı için bilinen risk faktörü taşıyan yenidoğanlar da belirlendi. Tarama sonuçları "geçti" ya da "kaldı" olarak girildi. Elde edilen data SPSS 22 analiz programı ile değerlendirildi. Tanımlayıcı analizler ortalama, ortanca ve standart deviasyonlar ile sunuldu. Karşılaştırmalı çalışmalarda Mann Whitney U test kullanıldı. Kesikli değişkenlerin analizinde Ki kare testi kullanıldı. BULGULAR: Çalışmaya 114 hasta dahil edildi. Maternal yaş hariç, yenidoğanın diğer demografik özelliklerine ait parametreler açısından; gruplar birbirine benzerdi. GDM geliştiren annelerin yaşı, anlamlı olarak daha ileri idi. Cinsiyet bakımından, doğum şekli açısından ya da sezaryen olmuşsa endikasyonunun acil olup olmaması ve uygulanan anestezi biçimi açısından bebekler gruplandırıldığında ise; işitme tarama testinden kalma durumu birbirine benzer bulundu. Eğer yenidoğanın annesine GDM tanısı konmuşsa, işitme tarama testinden kalması istatistiksel olarak anlamlı çıktı (p<0,001). Oysa; yenidoğanda işitme kaybı yapan risk faktörlerine sahip bebeklerin işitme tarama testinden kalma durumu, istatistiksel olarak anlamlı çıkmadı. SONUÇ: Neonatal işitme kaybı yapan çok sayıda neden bulunur. Biz bu çalışmada gebeliğinde diyabet geliştirmemiş anneler ile GDM tanısı alan annelerin yenidoğanlarının, işitme foksiyonlarını karşılaştırdık. Ve GDM tanısı alan annelerin yenidoğanlarının, işitme tarama testini geçememe durumunun daha sık olduğunu gördük.