Kronik hepatit B hastalarında uzun süreli potent antiviral kullanımının siroz ve hepatosellüler karsinom riskine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAMİL MERT
Danışman: Bengü GİRENİZ TATAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ Kronik hepatit B (KHB) hastalarında görülen nekroinflamasyon, uzun dönemde fibroziste progresyona dolayısıyla siroza neden olabilir. Yüksek viral yük ve siroz varlığı, hepatosellüler karsinom (HSK) gelişimi açısından risk faktörleridir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, potent antiviral tedavi ile fibroziste gerileme ve HSK riskinde azalma sağlanabileceğini ortaya koymuştur. Bu çalışmada uzun süreli potent antiviral tedavinin, karaciğer fibrozisi ve HSK gelişim riskine etkisininin araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniğinde takipli, en az beş yıl boyunca potent antiviral tedavi altında olan, 18 yaş üstü toplam 218 KHB hastası dahil edildi. Koenfeksiyonu olan, antiviral tedavi başlangıcında HSK tanısı olan veya karaciğer fibrozis skorları 5-6 olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Çalışma, retrospektif şekilde yürütüldü. Laboratuvar, görüntüleme ve histopatoloji sonuçlarına hastane bilgi yönetim sistemi aracılığıyla ulaşıldı. Takip sürecinde düzenli aralıklarla siroz ve HSK sürveyansı yapıldı. İstatistiksel analizlerde SPSS 27.0 programı kullanıldı, potent antiviral tedavi etkisiyle APRI VE FIB-4 skorlarındaki değişim analiz edildi; ayrıca tedavi öncesindeki REACH-B skorları aracılığıyla antiviral tedavi başlanmaması halinde uzun dönemde beklenen HSK riski hesaplandı ve bu değerler ile uzun süreli antiviral tedaviye rağmen görülen HSK insidansı karşılaştırıldı. BULGULAR Çalışmaya dahil edilen hastaların 132'si (%60.6) erkek, yaş ortalaması 49.95/yıl, ortalama takip süresi 10.18/yıl idi. Fibrozis evrelerine göre hasta sayıları F0 10 (%4.5); F1 67 (%30.7); F2 78 (%35.7); F3 51 (%23.3); F4 12 (%5.5) şeklindeydi. Takip sürecinde iki hastaya siroz, bir hastaya HSK tanısı kondu. APRI ve FIB-4 skorlarının potent antiviral tedavinin beşinci yılına kadar anlamlı şekilde düştüğü görüldü (p:0.000). Entekavir ve tenofovir grupları arasında, APRI ve FIB-4 skorlarındaki tedavi ilişkili değişim açısından anlamlı fark görülmedi. Tüm fibrozis gruplarında fibrozis derecesinden bağımsız şekilde potent antiviral tedavinin birinci yılında APRI ve FIB-4 skorlarında belirgin düşüş görüldü. REACH-B skorları kullanılarak yapılan hesaplama sonucu 15.04 olguda HSK gelişmesi beklenmesine rağmen sadece bir olguda gelişmiştir (SIR=0.06) . SONUÇ Sonuç olarak potent antiviral tedavi ile karaciğer fibrozisinde gerileme sağlanmakta ve HSK gelişim riski azaltılabilmekte ancak; siroz ve HSK riski tamamen ortadan kaldırılamamaktadır. Karaciğer hastalığının şiddetinin en önemli göstergesi olan fibrozisin potent antiviral tedavi ile değişimi, karaciğer biyopsisinin yanı sıra APRI ve FIB-4 gibi noninvaziv fibrozis skorları ile takip edilebilir. İnvaziv olmayan ve maliyeti düşük olan bu skorlar sayesinde siroz ve dolayısıyla HSK sürveyansı yapmak daha kolay olacaktır. Anahtar Kelimeler: Hepatosellüler karsinom, karaciğer fibrozisi, kronik hepatit B, potent antiviral tedavi