Ovaryan seröz epitelyal tümörlerde oviduktal glikoprotein 1 (OVGP 1) ekspresyon düzeylerinin prognostik açıdan önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞEGÜL COŞKUN

Danışman: İlkbal TEMEL YÜKSEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ovaryan Seröz Epitelyal Tümörlerde Oviduktal Glikoprotein-1 (OVGP-1) Ekspresyon Düzeylerinin Prognostik Açıdan Önemi Amaç: Ovaryan seröz epitelyal tümörler ve benign nedenlerle opere edilmiş hastaların sağlıklı ve patolojik over doku örneklerinin immünohistokimyasal olarak OVGP-1 ekspresyon düzeylerinin değerlendirilmesi, yüksek grade seröz karsinom ve borderline seröz epitelyal tümörlerde OVGP-1 ekspresyon düzeylerinin prognostik açıdan öneminin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma prospektif, randomize kontrollü olarak planlanmıştır. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Kliniği' nde Haziran 2020 – Mayıs 2023 tarihinden arasında opere olmuş 3 grup toplam 89 hasta ile çalışma tamamlanmıştır. Hastanemiz patoloji arşivinde salpingooferektomi doku örneklemesi mevcut olan, seröz borderline olan 29 olgu, yüksek dereceli seröz epitelyal karsinom olan 30 olgu ve kontrol grubu olarak benign endikasyonlarla salpingooferektomi olmuş 30 olgu (n:30 premenopozal) çalışmaya dahil edildi. Olgulara ait demografik veriler ve hastalık bulguları hastane işletim sistemi (HBYS), operasyon kayıtları ve arşiv dosyalarından tarandı. Olgulara ait patoloji materyalleri OVGP-1 ekspresyon düzeyleri açısından immünhistokimyasal olarak boyandı ve ışık mikroskobunda değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada 89 olguya ait parafin blok incelendi. Tüm olgular ele alındığında, OVGP-1 ekspresyon düzeylerinin hastaların klinikopatolojik özellikleri ile olan ilişkisi ve demografik olarak tanımlayıcı özelliklerin istatiksel olarak literatür bulgularıyla kıyaslaması yapıldı. Çalışma toplam 89 hasta 3 grup olarak tamamlandı. OVGP-1 boyanma sonuçları, evre durumuna göre incelendi. Evreler arasında OVGP-1 boyanma sonuçlarına ilişkin istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmedi. (p=1.000). OVGP-1 boyanma sonuçları ve yüzdeleri evre 1, 2, 3 ve 4 için sırasıyla; 2 (%7.4), 2 (%7.4), 21 (%77.8), 2 (%7.4) olarak belirlendi. Yüksek gradeli epitelyal seröz kanserin postmenopozal yaş grubunda sıklığı artmaktadır. Yüksek gradeli epitelyal seröz kanseri olgularının (n:30) %70' i (n:21) postmenopozal dönemdedir. Çalışmada gruplar arası menopoz durumu ile istatiksel anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Parite (doğum sayısı) açısından gruplar karşılaştırıldığında, kontrol grubunda(n:30) %3.33' ü 0, %13.33' ü 1-2 ve %83.33' ü >2 doğuma sahipken, borderline grubunda(n:29) bu oranlar sırasıyla %35.7, %21.4 ve %42.9'dur. Yüksek grade seröz epitelyal over kanseri grubunda(n:30) ise %3.7, %18.5 ve %77.8 olarak belirlenmiştir (p=0.0015) Kontrol grubu(n:30) ile vaka grubu(borderline ve yüksek grade seröz epitelyal over kanseri)(n:59) arasındaki karşılaştırmalara göre, yaş medyan değerleri sırasıyla 49.0 (aralık: 45.0-55.0) ve 49.0 (aralık: 22.0-81.0) olarak bulunmuş olup (p=0.8654) BMI değerleri incelendiğinde, kontrol grubu(n:30) için medyan 28.0 (aralık: 19.0-41.0) iken, vaka grubu(borderline ve yüksek grade seröz epitelyal over kanseri) (n:59) için bu değer 27.0 (aralık: 19.0-58.0) olarak saptanmıştır (p=0.5048). OVGP-1 skorlarına bakıldığında ise, kontrol(n:30) ve vaka grupları(borderline ve yüksek grade seröz epitelyal over kanseri)(n:59) arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0.3851) Parite (doğum sayısı) açısından vaka(borderline ve yüksek grade seröz epitelyal over kanseri) (n:59) ve kontrol grubu (n:30) karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmustur. Kontrol grubunda (n:30) %3.33' ü 0, %13.33' ü 1-2 ve %83.33' ü >2 doğuma sahipken, vaka grubunda(n:59) bu oranlar sırasıyla %20.0, %20.0 ve %60.0 olarak belirlenmiştir (p=0.0477). Sonuç: Over kanseri spesifik tarama ve tanı yönteminin olmaması, semptomlarının çoğunlukla ileri evrede ve müphem olması nedeniyle ileri evrede tanı almaktadır. Bu nedenle moleküler düzeyde ve immünohistokimyasal düzeyde yapılan çalışmalar devam etmektedir. Hem görüntüleme teknikleri hem de serum belirteçleri kullanılarak preklinik ve hastalığın erken evrede taranması yoluyla over kanseri sonuçlarının iyileştirilmesine yönelik araştırmalar devam etmektedir. Elde edilen verilere göre; normal ovaryan doku, borderline seröz epitelyal tümör ve yüksek gradeli seröz epitelyal over karsinom dokusunda OVGP-1 ekspresyon düzeyleri ve ekspresyon gücü değişkenlik göstermektedir. Tek başına OVGP-1 ekspresyon düzeylerinin ve ekspresyon gücünün salpingoooferektomi materyalinde seröz borderline tümör ve yüksek gradeli epitelyal seröz karsinom tümör varlığını saptamada ve prognoz tayininde etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adneksiyal kitle, Yüksek dereceli seröz karsinom, Oviduktal Glikoprotein-1, Borderline seröz tümör, Over kanseri