Doğum ağırlığı 1500 gram ve altında olan çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerde germinal matriks-intraventriküler kanama risk faktörleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİS KÖSE
Danışman: Elif ÖZALKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Germinal matriks kanaması ve intraventriküler kanama (GMK-İVK), özellikle prematüre bebeklerde görülen beyin hasarının önemli bir nedenidir. Son yıllarda GM-İVK görülme sıklığı azalmış olmasına rağmen, neonatoloji alanındaki gelişmeler sonrası, çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerin sağkalımlarının artması ile birlikte GM-İVK halen mortalite ve nörogelişimsel prognozu olumsuz etkileyen ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada doğum ağırlığı 1500 gram ve altında olan prematüre bebeklerde germinal matriks kanaması ve intraventriküler kanamaya sebep olabilecek risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada, Ocak 2021- Aralık 2022 tarihleri arasındaki 2 yıllık süreçte, SBÜ Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatarak takip edilmiş olan, doğum ağırlığı 1500 gram ve altında olan 250 bebek dosyası retrospektif olarak incelendi. 250 vakanın 32 tanesi anal atrezi, kromozomal anomali, metabolik hastalık şüphesi gibi çeşitli nedenlerle çalışmaya dahil edilmedi. Çalışma, 218 vakaya ait veriler üzerinden gerçekleştirildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastalarda GM-İVK sıklığı %40.3 olarak bulundu. Doğum ağırlığı ve gestasyonel hafta azaldıkça GM-İVK sıklığının ve GM-İVK şiddetinin arttığı izlendi. Ağır GM-İVK saptanan hastalarda mortalite oranının daha yüksek olduğu görüldü. Cinsiyet, polihidramniyoz, oligohidramniyoz, PPROM öyküsü GM-İVK için anlamlı risk faktörü olarak bulunmadı. Preeklampsinin ağır GM-İVK gelişimine karşı koruyucu etkisi olduğu izlendi. NSD ile doğum öyküsü, doğum salonunda canlandırma ve entübasyon uygulanması, RDS, invaziv mekanik ventilasyon ihtiyacı, HFOV, hemodinamik anlamlı PDA ve medikal tedavi uygulamaları, pnömotoraks, ilk 24 saatte bakılan kan gazındaki en düşük pH, en yüksek PCO2 ve en düşük PCO2 değerleri, ilk 24 saatte dopamin, noradrenalin, hidrokortizon ihtiyacı olması GM-İVK açısından risk faktörü olarak tespit edildi. Ayrıca kanama öncesi herhangi bir dönemde kullanılan herhangi bir inotrop etkili ajanın da GM-İVK gelişimi için risk faktörü olduğu saptandı. Lojistik regresyon analizi yapıldığında da medikal tedavi gereksinimi olan hemodinamik anlamlı PDA, pnömotoraks ve ilk 24 saatte bakılan en yüksek PCO2 değeri bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Sonuç: Bu bulgular göz önünde bulundurulduğunda, preterm bebeklerde invaziv işlemlerden, inotrop kullanımından, hipokarbiden, hiperkarbiden, asidozdan ve serebral kanlanmada dalgalanmaya sebep olabilecek ani değişikliklerden olabildiğince kaçınılmalıdır. Gestasyon haftası ve doğum ağırlığı düşük olan bebekler yakından taranmalıdır.