Tip 2 diyabet olgularında optik koherens tomografi anjiyografi ve patern elektroretinografi parametrelerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ULUCANLAR GÖZ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ MERT KOÇER

Danışman: Mehmet Ali ŞEKEROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Maküler ödemi olmayan, intravitreal enjeksiyon ve retinal lazer fotokoagülasyon öyküsü bulunmayan tip 2 diyabet olgularında patern elektroretinografi (PERG) ve optik koherens tomografi anjiyografi (OKT-A) parametrelerinin incelenmesi ve bu bulguların birbiri ile korelasyonu amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışma kapsamında hastalara detaylı oftalmolojik muayeneye ek olarak PERG (MonPack One, Metrovision, Elektrofizyoloji Ünitesi, Perenchies, Fransa) ve OKT-A (AngioVue, RTVue XR Avanti SD-OCT, Fremont, ABD) tetkikleri yapıldı. Diyabetik retinopati saptanan hastalar fundus floresein anjiyografi (FFA) ve dilate fundus muayenesine göre hafif, orta, ağır non-proliferatif diyabetik retinopati (NPDR) ve proliferatif diyabetik retinopati (PDR) gruplarına ayrıldı. Diyabetik retinopati (DR) bulgusu olan veya olmayan tüm diyabetik hastaların ve sağlam kontrollerin PERG ve OKT-A bulguları birbiri ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza 25 sağlıklı kontrol, 29 DR'si olmayan diyabet hastası, 47 NPDR (18 hafif NPDR, 15 orta NPDR, 14 ağır NPDR) ve 27 PDR hastası dahil edilmiştir. P50 ve N95 genliği, PDR grubunda diğer tüm gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı azalmış bulundu (tümü için p˂0.001). Kontrol grubunda FAZ alanı, diğer tüm gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı düşük saptandı (tümü için p˂0.001). Yüzeyel kapiller ağ yoğunluğu NPDR ve PDR grubunda; DM ve kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu (tümü için p˂0.001). Derin kapiller ağda ise PDR grubu verileri; diğer gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu (tümü için p˂0.001). P50 genlik değeri ile FAZ alanı arasında istatistiksel anlamlı negatif korelasyon görüldü. N95 genlik değerine bakıldığında ise P50 genliğinin aksine FAZ alanı ile arasında istatistiksel anlamlı pozitif korelasyon saptandı. P50 genlik verileri ile yüzeyel ve derin kapiller yoğunluk değerleri arasında istatistiksel anlamlı pozitif korelasyon saptandı. P50 aksine N95 genlik verileri incelendiğinde yüzeyel kapiller alandaki damar yoğunluğu değerleri arasında istatistiksel anlamlı negatif korelasyon saptandı. Sonuç: Maküler perfüzyon ve retinal kapillerler damar yoğunluğu ile P50 dalga özellikleri arasındaki istatistiksel anlamlı korelasyonların görülmesi vasküler ve nöronal hasarın birbirini etkilediğini düşündürmektedir.