COVID pnömonisinde lizofosfatidilkolin düzeyinin mortalite ve morbidite üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELEN DEHMEN
Danışman: Ertuğrul ALTINBİLEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ: COVID-19; Koronavirüs hastalığı 2019; insanları etkileyen, şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüsü 2'nin (SARS-CoV-2) neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 30 Ocak 2020'de Çin'in Hubei eyaletinde bulunan bir şehir olan Wuhan 'da yeni koronavirüs salgını nedeniyle küresel bir acil durum ilan etti. 24 Şubat 2020'de küresel olarak yayılma ve bir pandemik salgına neden olma potansiyeline sahip olduğunu kabul etti. COVİD-19 ülkemizde de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinde WHO tarafından pandemi ilan edilmiştir. 11 Mart 2020'de COVID-19'u bir pandemi ilan etti. Çalışmamızda pandemi hastanesi olarak hizmet veren üçüncü basamak bir Eğitim Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran ve hastanemize yatışı sağlanan hastalarda 1. ve 5. Günlerde alınan serum Lizofosfatidilkolin (LPC) düzeyinin mortalite ve morbiditeyi öngörmedeki ilişkisinin araştırması amaçlanmıştır.GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi klinik araştırmalar etik kurul onayı ile Acil Tıp Kliniği'ne başvuran PCR pozitif olan, covid ile uyumlu toraks BT bulguları olan ve hastaneye yatırılarak tedavi olan 44 hastayı içermektedir. Prospektif olan çalışmamızda hastaların demografik bulguları, vital parametreleri, laboratuvar sonuçları hastaların elektronik dosyalarına kaydedildi. 1. ve 5. günde alınan kan örneklerin uygun şartlarda saklandı ve daha sonra serum LPC düzeyleri çalışıldı. BULGULAR: Çalışmamıza dahil edilen hastaların yaş ortalaması 73,9±13,6 iken, erkek cinsiyet % 56'sını oluşturuyordu. En sık eşlik eden kronik hastalıkları % 72,7 ile HT ,%43.2 ile DM iken en az ise %6.8 ile SVO idi. En sık başvuru bulguları hastalığın kardinal semptomları ile uyumlu olarak sırasıyla halsizlik ve yaygın vücut ağrısı, öksürük, dispne idi. Acil servis sonrası %77.3 si servise yatarken % 22.7 si yoğun bakım ünitesine yatırıldı.%79.5 i taburcu oldu ancak %20.5 i hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden hastaların Solunum sayısı, Ferritin, D-Dimer değeri taburcu olan gruptan anlamlı (p < 0.05) olarak daha yüksek ve PaO₂/FiO₂ değeri taburcu olan gruptan anlamlı olarak daha düşüktü (p < 0.05) ayrıca ilk BT de yüksek bulgu oranı taburcu olan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti (p < 0.05). ix Eksitus olan grupta 1.gün LPC düzeyi taburcu olan gruptan anlamlı olarak daha düşüktü (p < 0.05). Eksitus olan taburcu olan hastaların ayrımında 1.gün LPC 10000 cut off değerinin anlamlı [Eğri altı alan 0.830(0.683-0.977)] etkinliği gözlenmiştir. Duyarlılık % 88.9 pozitif kestirim % 50.0, özgüllük % 77.1, negatif kestirim % 96.4 saptandı. SONUÇ: 1.Gün LPC düzeyinin mortalite açısından yüksek duyarlılık ,orta düzeyde özgüllük ve ileri düzeyde negatif prediktif değeriyle Covid pnömonisi nedeniyle acil servise başvuran hastalarda prognoz tayini açısından değerli bir biyobelirteç olabileceğini saptadık. 5. Gün LPC değerleri için anlamlı bir fark saptanmamıştır.