Akut serebrovasküler hastalık nedeni ile intravenöz trombolitik ve/veya endovasküler mekanik trombektomi uygulanan hastalarda biyokimyasal ve hematolojik parametrelerin hemorajik transformasyon riskini belirlemedeki etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLHAN YILDIRIM ÖZDEMİR
Danışman: Vildan Ayşe YAYLA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Çalışmamızda İV rt-PA ve/veya EMT uygulanan akut iskemik inme hastalarında gelişen hemorajik transformasyon ile CRP, cTnI, Hb, PLT, BK, NLO, RDW, MPV gibi laboratuvar parametreleri arasındaki ilişkiyi incelemek hedeflenmiştir. GEREÇ ve YÖNTEM: Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği'ne 2017-2020 yılları arasında başvuran ve akut iskemik SVH tanısı ile İV rt-PA ve/veya EMT uygulanan 310 hasta çalışmaya dahil edildi. Hemorajik transformasyon ile HT, DM, AF, mRS ve NIHSS ilişkisi incelendi. CRP, cTnI, Hb, PLT, BK, NLO, RDW, MPV parametreleri kaydedildi ve bu parametler ile hemorajik transformasyon gelişme riski arasında korelasyon olup olmadığı değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmamızda hastaların 187'si (%60,3) erkek ve 123'ü (%39,7) kadındı. Yaş ortalaması 66,82±14,64 (18-93 yaş) idi. Toplam 150 hastada (%48,4) hemorajik transformasyon görüldü. Tedavi sonrası kanama görülenler ve görülmeyenler arasında yaş ortalamaları ve cinsiyet dağılım oranları açısından anlamlı farklılık gözlenmedi. HT, AF, geçirilmiş SVH ve HL gibi komorbid hastalıklar ve antiagregan-antikoagülan ilaç kullanımı ile kanama riski arasında ilişki saptanmadı. Diyabetes mellitusu olan hastalarda kanama daha sık izlendi (p<0,003). Semptom-kapı zamanı ile kanama riski arasında ilişki saptanmadı fakat kapı-kasık zamanı uzun olan hastalarda kanama riski yüksek saptandı (p<0,003). Kanama görülenler ve görülmeyenler hastalar arasında etkilenen damar alanı açısından anlamlı farklılık bulunmadı. Trombektomi uygulanan hastalarda kanama riski daha yüksek saptandı (p<0,014). Trombektomi öncesi İV rt-PA bolus ya da total doz verilmesinin kanama riskini arttırmadığı görüldü. Trombektomi ile TICI 3 rekanalizasyon sağlanan hastalarda (%41,3) kanama oranı yüksek bulundu (p<0,000). Başvuru NIHSS değerleri yüksek olan hastalarda kanama daha fazla görüldü (p<0,001). Kanama görülmeyen hastalarda taburculukta NIHSS ve mRS değerlerinde anlamlı düşüş saptandı (p<0,000). Kanama görülen hastalarda ise geliş NIHSS ve mRS değerlerine göre çıkış değerlerinde anlamlı bir değişim görülmedi. Kanama görülen hastaların çıkış NIHSS ve mRS değerleri, görülmeyenlerden yüksek bulundu (p<0,000). Kanama görülen hastalarda BK ve MPV değerleri yüksek bulundu (sırasıyla p<0,044, p<0,042). Kanama görülen ve görülmeyen hastalarda CRP, cTnI, Hb, PLT, NLO, RDW değerleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmadı. Kanama görülen hastalarda dekompresyon cerrahisi (%10,7) ve ölüm oranı (%12,7) anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,000). SONUÇ: Bu retrospektif çalışmamız, akut iskemik SVH nedeni ile İV rt-PA ve/veya EMT uygulanan hastalarda hemorajik transformasyon riskini belirlemede klinik, demografik ve radyolojik skorlama yöntemlerinin yanında hematolojik parametrelerden BK ve MPV değerlerininde kullanılabileceğini göstermiştir. Ancak hemorajik transformasyon ile CRP, cTnI, Hb, PLT, NLO, RDW parametreleri arasında ilişki izlenmedi. Elde ettiğimiz veriler laboratuvar temelli prognostik bir model oluşturmaya şu an için yeterli değildir. İleride yapılacak daha geniş çaplı prospektif çalışmalar ile benzer hasta gruplarında hemorajik transformasyon riskini öngörmede biyokimyasal ve hematolojik belirteçlerin katkıda bulunabileceği kanısındayız.