Ani kardiyak ölüm riskini öngören elektrokardiyografik skorun, mitral kapak prolapsusu hastalarında kardiyak manyetik rezonans görüntülemede geç gadolinyum tutulumu ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUNUS EMRE ERATA

Danışman: Mehmet ERTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Mitral kapak prolapsusu (MKP), genellikle benign seyirli bir klinik tablo olmasına karşın bazı bireylerde ani kardiyak ölüm (AKÖ) ile ilişkili olabilmektedir. AKÖ riskinin öngörülmesinde non-invaziv ve erişilebilir yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, elektrokardiyografik (EKG) bulgulara dayalı ani kardiyak ölüm risk skorunun, kardiyak manyetik rezonans (KMR) görüntülemede saptanan geç gadolinyum tutulumu (LGE) ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2010–2024 yılları arasında KMR çekilmiş ve EKG verileri erişilebilir olan, 18 yaş ve üzeri 100 MKP hastası dahil edilmiştir. Hastalar Holkeri ve arkadaşlarının tanımladığı EKG skorlamasına göre üç gruba ayrılmıştır: skor 0, skor 1 ve skor ≥2. Hastaların demografik, EKG ve KMR verileri analiz edilerek EKG skoru ile LGE varlığı, tutulum bölge sayısı ve mitral anüler disjunction (MAD) varlığı arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: EKG skoru ≥2 olan hastalarda LGE sıklığı %66,7, çoklu bölge tutulumu oranı ise %52,7 olarak saptanmıştır. EKG skoru ile LGE bölge sayısı arasında anlamlı ve orta düzeyde pozitif korelasyon gözlenmiştir (r=0,399; p<0,001). Ayrıca, MAD varlığı EKG skoru ≥2 olan hastalarda anlamlı düzeyde daha sık (%88,9) izlenmiştir. QRS süresi ve PR aralığında uzama, yüksek LGE bölge sayısıyla anlamlı ilişki göstermiştir. Sol ventrikül fonksiyon parametreleri gruplar arasında benzer bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışma, MKP hastalarında EKG'ye dayalı AKÖ risk skorunun, kardiyak MR'da saptanan LGE varlığı ve yaygınlığı ile anlamlı ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu skor, MAD varlığı ve iletim sistemi bozuklukları gibi aritmojenik substratlarla da ilişki göstermiştir. EKG temelli bu basit skorlama sistemi, ileri görüntüleme gereksinimi olan yüksek riskli MKP hastalarının belirlenmesinde yol gösterici bir araç olabilir.