PCR testi pozitif saptanan COVID-19 hastalarında ilk başvurudaki laboratuvar değerleri ile toraks tomografi bulguları ilişkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA ÇETİNTAŞ TUĞAN

Danışman: Özgür DİKME

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: COVID-19 tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Bu çalışmadaki amaç; COVID-19 hastalarının ilk başvurularındaki demografik verileri ve belirlenmiş kan tetkiki parametreleri ile toraks BT şiddet skorları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereçler ve yöntem: Retrospektif, kesitsel ve gözlemsel olarak planlanan çalışmamızda çalışma evrenini 15 Mart 2020- 31 Mayıs 2020 tarihleri arasında acil servise başvurmuş ve RT-PCR testi pozitif saptanmış hastalar oluşturmuştur. Belirlenen kan tetkiki parametreleri çalışılmış, aynı zamanda toraks BT çekilmiş hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, başvuru semptomları, vital parametreleri ve belirlenmiş kan tetkik parametreleri ile hesaplanan toraks BT şiddet skorları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 213'ü erkek (%51,4), toplam 414 hasta dahil edildi. Toraks BT şiddet skoru yüksek olan hasta grubunda erkek cinsiyetin daha fazla olduğu görüldü. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş medyan değeri 54,5 yıl olarak saptandı. Toraks BT şiddet skoru yüksek olan hasta grubunda yaşlı hastaların daha fazla olduğu ve bu hastaların yaş ortalamasının 61,8 yıl olduğu saptandı. SpO2 değeri düşük olan hastalarda toraks BT şiddet skorunun daha yüksek olduğu ve SpO2 ile toraks BT şiddet skoru arasında negatif ilişki olduğu görüldü. Ciddi şiddet skoruna sahip hasta grubunda; DM varlığı, romatolojik hastalık bulunması ve iki ya da daha fazla komorbid hastalık varlığının, hafif-orta şiddet skoru gruplarına göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi. Gastrointestinal semptomlarla başvuran hasta sayısının ciddişiddet skor grubunda daha yüksek olduğu saptandı. Yaş, vücut ısısı, ferritin, d-dimer, nötrofil, CRP, NLR ve komorbidite mevcudiyeti ile toraks BT şiddet skoru arasında aynı yönlü bir ilişki saptanırken; SpO2, lenfosit ve eozinofil değerleri ile toraks BT şiddet skoru arasında ters yönlü bir ilişki olduğu tespit edildi. Çalışmaya dahil edilenparametrelerden hemoglobin, RBC ve hemotokrit açısından gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Bu tez çalışmasında acil servise başvuran ve RT-PCR testi pozitif saptanan COVID-19 hastalarında toraks BT şiddet skoru ile yaş, vücut ısısı, ferritin, d-dimer, nötrofil, CRP, NLR ve komorbidite mevcudiyeti arasında aynı yönlü bir ilişki saptanırken, SpO2, lenfosit ve eozinofil değerleri ile ters yönlü bir ilişkinin var olduğu görülmüştür. Toraks BT'de ciddişiddet skoru olan hastalarda DM, romatolojik hastalık bulunması ve iki ya da daha fazla komorbid hastalığın varlığı hafif-orta toraks BT olan hastalardan anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Toraks BT çekim imkanının kısıtlı olduğu merkezlerde söz konusu durumlarda hastaların başvuruda ciddi pulmoner parankimal tutulumu olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve tedavi planı buna göre düzenlenmelidir. Anahtar kelimeler: Toraks BT şiddet skoru, COVID-19, nötrofil/lenfosit oranı (NLR), biyokimyasal tetkikler, periferik oksijen saturasyonu