Ankara Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım ünitesi'nde yatışı yapılan 22-26 hafta arasında doğan prematüre bebeklerde retrospektif olarak mortalite ve morbiditenin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE HANIM ERTİLAV MUCUK
Danışman: Cüneyt TAYMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Erken doğum, perinatal mortalite ve morbiditenin en önemli sebeplerinden biridir. Premature derecelendirilmesinde 28 gebelik haftasından daha düşük doğumlar aşırı erken prematüre olarak sınıflandırılmıştır. Özellikle aşırı erken doğum önemli ölçüde hastalık ve ölüm oranları ile ilişkilidir. 22-26 hafta arası doğumlar da "viabilite, yaşayabilirlik sınırı" olarak değerlendirilmektedir. Bu bebekler hayatlarının erken döneminde yaşamlarını yitirmektedir, hayatta kalanlar ise hayatlarının erken ve geç dönemlerinde ciddi morbidite ile karşılaşmaktadır. Bu çalışmada 22-26 hafta arasında (viabilite) canlı doğan ve yenidoğan yoğun bakıma yatışı yapılan premature bebeklerin mortalite sıklığı ve yatış sürecinde karşılaşılan erken dönem morbiditelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem-Gereçler: Haziran 2021-Mart 2023 arasında Ankara Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakımda tedavi gören 22-26 hafta arasında canlı doğan yenidoğanlar çalışmaya dahil edildi. Doğum salonunda veya transfer esnasında hayatını kaybeden, dosya bilgilerine ulaşılamayan ve de perinatal konjenital anomalisi olan bebekler dahil edilmedi. Bulgular: Çalışma süresi boyunca taranan 279 prematüre bebeğin 263 tanesi çalışma kriterlerine uygun görülmüştür. Bebeklerin mortalite oranı %70,7; periviabilite sınırı 24,1-25,2 gebelik haftası olarak belirlenmiştir. Gebelik haftası ortalaması 24 hafta, 22 haftalık prematürlerin oranı %17,5; ortalama doğum ağrılığı 691±148,4 gram; en düşük doğum ağırlığı 290 gram; en yüksek doğum ağırlığı 1440 gram olarak saptanmıştır. Hastanede kalış süreleri ex olanlarda ortalama en kısa 14.3 gün; tabucu olanlarda ortalama en uzun 113 gün olarak; 22 hafta doğumlar için ise bu süreler ex olanlarda 5.2 ve taburcu olanlarda 153 gün olarak belirlenmiştir. Tüm hastaların oksijen ve surfaktan desteği aldığı görülmüştür. En sık görülen komplikasyonun PDA ve 2.sırada da sepsis olduğu görüldü. Morbiditeler arasında PDA görülme sıklığı %54,6; HAPDA sıklığı ise %35; sepsis %38.7; osteopeni %28; NEK %8,4; opere NEK %4,6; ROP %15,6 oranlarında saptanmıştır. Sonuçlar: Bu çalışma ile viabilite sınırındaki bebeklerin karşılaşabilecekleri erken dönem sorunlarını belirledik. Son dönemde yenidoğan bakımında yeni tekniklerin ve teknolojik gelişmelerin viabilite sınırındaki bu bebeklerin mortalite ve morbiditesini etkilediği gösterilmektedir. Bunu göstermek; bu bebeklerin izlemini ve hayatlarının geri kalanında karşılaşabilecekleri riskleri belirleyip bunlara yönelik önlem almamızı kolaylaştıracaktır. Çalışmamızda da elde ettiğimiz verilere göre bu mortalite ve morbiditeyi etkileyen en önemli risk faktörü gebelik haftasının küçük olmasıdır. Bilimsel verilerin artması bu bebeklerin mortalite ve morbiditesini azaltabilmek için yeni stratejiler, yeni yaklaşımlar ve ailelere bilgilendirme ve danışmanlık; neonatolog, jinekolog ve aileler arasında fikir birliği sağlamak açısından son derece önemlidir.