ADÖLESAN İDİYOPATİK SKOLYOZ TANILI HASTALARDA OMURGA EĞİM ŞİDDETİNİN AĞRI VE BEDEN ALGISI ÜZERİNE ETKİSİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PELİN KAÇAR YÜNCÜ
Danışman: Naciye Füsun TORAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Adölesan idiyopatik skolyoz (AİS), 10-18 yaş grubunda ortaya çıkan, koronal plandaki lateral eğriliğe vertebral rotasyon ve sagittal plan değişikliklerinin eşlik ettiği üç boyutlu bir omurga deformitesidir. AİS'te sırt ve bel ağrısı ile beden algı bozukluğu sık karşılaşılan sorunlar olmakla birlikte, bu durumun hangi parametrelerle ilişkili olduğu konusunda literatürde henüz kesin bir karar birliği bulunmamaktadır. Bu çalışmada, 10-18 yaş aralığındaki AİS tanılı olgularda eğrilik şiddetinin ağrı ve beden algısı üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi; ek olarak eğrilik bölgesi ve apikal vertebral rotasyon evresi (AVR) ile ağrı ve beden algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği Skolyoz Polikliniği'nde izlenen, 10-18 yaş aralığında, radyolojik olarak AİS tanısı almış olan 78 olgu ile tek merkezli, kesitsel ve gözlemsel olarak yürütüldü. Olgular Cobb açısına göre hafif, orta ve orta-şiddetli eğrilik derecesi gruplarına ayrıldı. Tüm olgularda demografik özellikler, özgeçmiş, ağrı varlığı, bölgesi, süresi ve sürekliliği sorgulandı. Ağrı şiddeti Vizüel Analog Skala (VAS) ve SRS-22r ağrı alt grubu ile değerlendirildi. Beden algısının değerlendirilmesinde Türkçe Skolyoz Dış Görünüş Anketi (Tr-SAQ) görünüş skoru kullanıldı. Postüral ve klinik değerlendirmede omuz, skapula, pelvis asimetrileri, pelvik tilt, skolyometre ile gövde rotasyon açısı ölçümleri yapıldı. Radyolojik değerlendirmede Cobb açısı, eğrilik bölgesi, apikal vertebral rotasyon (AVR) evresi, torakal kifoz, lomber lordoz, koronal ve sagittal denge parametreleri incelendi. Radyolojik ölçümler Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ve Radyoloji hekimleri tarafından bağımsız olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 78 olgunun yaş ortalaması 15,1±1,9 yıl olup, olguların %83,3'ü kız, %16,7'si erkekti. Eğrilik şiddeti grupları sayı ve demografik özellikler açısından dengeli dağılım gösterdi. Gruplar arasında VAS ağrı skoru ve SRS-22r ağrı puanı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Eğrilik bölgesi ve AVR evresi ile ağrı şiddeti arasında da anlamlı ilişki bulunmadı. Bu bulgular, AİS'te ağrı şiddetinin yalnızca radyolojik deformite derecesi ile açıklanamayacağını gösterdi. Beden algısı ile eğrilik şiddeti arasında ise anlamlı ilişki saptandı. Eğrilik şiddeti arttıkça Tr-SAQ görünüş skorlarının olumsuz yönde arttığı saptandı. Özellikle orta-şiddetli eğrilik grubunda beden algısındaki olumsuz etkilenmenin daha belirgin olduğu görüldü. Ayrıca AVR evresinin hasta bildirimli Tr-SAQ görünüş skorları ile sınırlı düzeyde ilişkili olabileceği bulundu. Klinik değerlendirmelerde skapular asimetri, SİPS asimetrisi, SİAS asimetrisi ve pelvik tilt varlığı eğrilik şiddeti ile ilişkili bulundu. Skolyometre ile ölçülen ATR açısının da eğrilik şiddeti ile ilişkili olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmada AİS'li olgularda eğrilik şiddeti, eğrilik bölgesi ve AVR evresi ile ağrı şiddeti arasında anlamlı ilişki saptanmazken, beden algısındaki bozulmanın eğrilik şiddeti ve AVR ile ilişkili olduğu gösterildi. Bu sonuçlar, AİS'lilerde gelişen ağrının yalnızca radyolojik parametrelerle açıklanamayacağını; klinik özellikler, postüral deformiteler ve bireysel faktörlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Diğer yandan, bu bulgular beden algısındaki bozulmanın, eğrilik şiddetinden daha belirgin olarak etkilendiğini düşündürmektedir. AİS değerlendirme ve tedavi planlamasında Cobb açısı, eğrilik bölgesi ve rotasyonu gibi radyolojik parametrelere ek olarak ağrı ölçekleri, postüral bulgular ve hasta bildirimli beden algısı ölçeklerinin birlikte kullanılması önemlidir