Aile hekimliği polikliniklerine başvuran 18-65 yaş arası bireylerde nomofobi ile irritabilite ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED EMİN KIZILCA

Danışman: Remziye NUR EKE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Teknolojik alt yapısının yaygınlaşması sonucu internet erişiminin her ortamda kolayca sağlanması ile mobil iletişim cihazı (özellikle akıllı cep telefonu) kullanımı hızla artış göstermiştir. Cep telefonlarının hayatın her alanında yoğun kullanımına paralel olarak aşırı kullanım ve bağımlılığa kadar giden farklı sorunlar ortaya çıkmıştır. "Bireyin mobil cihazına erişemediğinde veya mobil cihaz üzerinden iletişim kuramadığında yaşadığı korku" nomofobi (nomophobia) olarak tanımlanmaktadır. Nomofobinin klinik olarak gösterilmesinde çeşitli yöntemler mevcut olup bunlardan Nomofobi Ölçeği (NMP-Q), Yıldırım ve arkadaşları tarafından geliştirilerek Türkçeye uyarlanmış, geçerlilik ve güvenilirliği gösterilmiştir. Bu ölçek cep telefonu bağlantısını kaybetme korkusu ile ilişkili sinirlilik, olumsuz duygu durum, öfke kontrolü kaybındaki değişiklikler gibi psikolojik stres tepkilerine odaklanmaktadır. Sinirlilik, öfke, sıkıntı ve hayal kırıklığı gibi olumsuz duygu durumları ile karakterize edilen ruh hali ise "irritabilite" olarak adlandırılmakta ve "dışa doğru saldırgan davranış" şeklinde ifade edilmektedir. İrritabilite düzeyinin saptanmasına yönelik olarak da sinirlilik öz bildirim ölçeği Holtzman ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş, Karadere ve arkadaşları tarafından "Kısa İrritabilite Testi" (KİT) adıyla Türkçeye uyarlanarak geçerlilik ve güvenilirliği gösterilmiştir. Bu çalışmada, son yıllarda sıklığı gittikçe artan ve önemli bir sorun haline gelen nomofobi ve ortaya çıkarmış olabileceği irritabilite arasındaki ilişkiler incelenecektir. Gereç ve Yöntem: Nomofobi ile irritabilite ilişkisini konu alan bu araştırma; tek merkezli, kesitsel, tanımlayıcı bir çalışma olarak yürütülmüştür. Araştırma sürecinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği birimlerine Ekim-Aralık 2022 tarihleri arasında başvuran hastalardan araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayanlara, çalışma hakkında bilgi verilmiş, araştırmaya katılmayı kabul edenlerden yazılı onam alınmıştır. Katılımcılarla yüz yüze görüşülerek sosyodemografik özellikleri sorgulayan anket formu ile Türkçe Nomofobi Ölçeği ve Kısa İrritabilite Testi (KİT) uygulanmıştır. Nomofobi düzeyini değerlendirmek için kullanılan Türkçe Nomofobi Ölçeği 20, irritabilite düzeyinin değerlendirilmesi için kullanılan KİT ise beş sorudan oluşmaktadır. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics for Windows, version 25.0 (IBM Corp., Armonk, N.Y., USA) kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 39,52±13,63 yıl olan toplam 350 kişi katılmıştır. Katılımcıların %60,3'ü kadın, %58,3'ü evli, %34'ü lise ve %39,1'i üniversite mezunudur, %14,9'u işçi, %19,7'si memur ve %16,6'sı ev hanımıdır. Medyan cep telefonu kullanım süresi 10 [interquartile range (IQR): 7-13] yıl ve medyan günlük sosyal medya kullanım süresi 2 (IQR: 1-3) saattir. Katılımcıların %99,1'i sosyal medya kullandığını belirtmiştir. Çalışmamızda 14 kişide (%4) nomofobi olmadığı, 130 kişide (%37,1) hafif düzeyde, 164 kişide (%46,9) orta düzeyde ve 42 kişide (%12) aşırı düzeyde nomofobi olduğu belirlenmiştir. Literatürle uyumlu olarak bizim çalışmamızda da kadınlarda, bekarlarda, eğitim düzeyi daha yüksek olanlarda, günlük uyku süresi 6 saatten az olanlarda nomofobi düzeyi diğerlerine göre daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların irritabilite ölçek toplam puanı ile Nomofobi ölçek toplam puanı (r=0,475; p<0,001) arasında pozitif yönde orta düzeyde bir korelasyona rastlanmıştır. Sonuç: Araştırmamızda nomofobi ile tanımlaması güç bir kavram olan irritabilite arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Buradan hareketle nomofobik semptomlar gösteren kişilerin "gergin, sinirli, huysuz, asabi" olmaya daha yatkın olduklarını söyleyebiliriz. Çalışmamızın son yıllarda önemli bir halk sağlığı problemine dönüşmüş olan nomofobi açısından farkındalık sağlayacağını düşünmekteyiz. Nomofobik bireyler daha sosyal alanlara yönlendirilmeli, yüz yüze iletişim kurabilecekleri aktivitelere teşvik edilmelidirler.