Akciğer adenokanser olgularında moleküler biyobelirteçlerin değerlendirilmesinde kp-ebus rehberlikli iğne aspirasyon materyalinin yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER ZENGİN

Danışman: Sevda CÖMERT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) akciğer kanserinin en sık görülen alt tipi olup, adenokarsinoma ise KHDAK içerisinde en sık alt grubu oluşturmaktadır. KHDAK olgularının %40'ının tanı konulduğu sırada ileri evre olduğu ortaya konulmuştur. Konveks prob endobronşiyal ultrasonografi rehberlikli transbronşial iğne aspirasyonu (KP-EBUS-TBİA), KHDAK'nin evrelemesinde mediasten değerlendirmesinde yüksek sensitiviteye sahip minimal invaziv bir tekniktir. Özellikle ileri evre KHDAK'nde hedefe yönelik tedavinin, standart kemoterapi rejimi yerine birinci basamak olarak uygulanmasının son yıllarda yapılan çalışmalarla sağ kalımı olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir. Bu çalışmalar ışığında adenokarsinom tanısı alan hastalarda moleküler biyobelirteçlerin bakılması rutin olarak önerilmektedir. Çalışmanın amacı, KP-EBUS-TBİA ile adenokarsinom tanısı konulmuş histopatolojik örneklerde moleküler biyobelirteçler olan EGFR, ALK, ROS1 mutasyonları çalışılabilmesi için materyal yeterliliğini değerlendirmektir. Gereç ve yöntem: Çalışmaya Ocak 2016-Aralık 2019 arasında Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniğinde; KP-EBUS-TBİA ile akciğer adenokarsinomu tanısı konulmuş 49 olgu dahil edildi. Çalışma retrospektif olarak planlandı. Olguların demografik özellikleri, örneklenen lenf nodlarının lokalizasyonları, şekilleri, kenar özellikleri, sonoritesi, kısa çapı, örneklenme sayısı, PET-BT deki SUVmaks değerleri, pozitif saptanan moleküler biyobelirteçler ve moleküler testlerin çalışılabilmesi için materyal yeterliliği kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 49 akciğer adenokarsinom olgusunun; 41'i (%83.7) erkek, 8'i (%16.3) kadındı. Ortalama yaş 61±10,5 yıl idi. Çalışmaya dahil edilen hastaların tamamında EGFR, 31'inde ALK ve ROS1 mutasyonu çalışıldı. Tüm hasta grubunda EGFR, ALK, ROS1 mutasyonu için materyal yeterlilik oranı sırasıyla %87,8, %79,5 ve %79,5 olarak bulundu. Sadece 3 hastada ALK rearanjmanı saptandı. EGFR gen mutasyonu ve ROS1 rearanjmanı ise saptanmadı. Sonuç: Bu çalışmada mediastinal evrelemede kullanılan diğer yöntemlere göre daha az invaziv bir teknik olan KP-EBUS-TBİA ile KHDAK'nin hedefe yönelik tedavi planlanmasında moleküler biyobelirteçlerin çalışılabilmesi için yeterli miktarda materyalin toplanmasının etkin bir şekilde yapılabileceği görülmüştür. KP-EBUS-TBİA akciğer kanserinin tanı ve evrelendirilmesinde sıklıkla kullanılan bir teknik olup günümüzde artık tedavinin yönetimininde de rol almaya başlamıştır.