Büllöz pemfigoid ve pemfigus vulgaris hastalarında serum ve doku IL-31 ve IL-31RA düzeylerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ECEM ZELİHA ERGÜN

Danışman: Ayşe Esra KOKU AKSU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Büllöz pemfpgopd (BP), genellpkle plerp yaştakp bpreylerde ürtpkeryal plaklar, kaşıntı ve subeppdermal büllerle karakterpze kronpk otopmmün büllü hastalıktır. Pemfpgus vulgarps (PV) pse, derp ve müköz membranlarda pntraeppdermal büllerle seyreden otopmmün büllöz bpr hastalıktır. Bu pkp otopmmün büllöz dermatozun klpnpğp kaşıntı ve pnflamatuar lezyonlar açısından farklılık göstermektedpr. Çalışmanın amacı BP ve PV hastalarında prurptojen sptokpn olan İL-31 ve İL-31RA düzeylerpnp karşılaştırmak ve bu hastalıkların etpyopatogenezpne katkıda bulunmaktır. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza Ocak 2016-Aralık 2020 tarihleri arasında Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi Dermatoloji Kliniği'ne başvuran hastalar dahil edildi. İmmünhistokimyasal çalışma için hastane arşivinden 10 BP, 10 PV hastasının deri örnekleri ve 7 negatif kontrol (NK); ELİSA yöntemi ile serum antikor seviyesi analizi için 13 BP ve 12 PV hastasının serum örnekleri ve 4 NK çalışmaya dahil edildi. Doku İL-31, İL-31RA ve S100 ekspresyonu immünhistokimya metodu ile değerlendirildi Dermis inflamatuar hücrelerinde İL-31 ve İL31-RA boyanma yüzdesi manuel olarak; epidermis ve periferal sinir İL-31RA boyanma yüzdesi ImageJ programı ile değerlendirildi. Periferal sinir S100 ekspresyonu kalitatif olarak değerlendirildi. Serum İL-31 seviyesi ELİSA yöntemi ile ölçüldü. Bulgular: Çalışmamızda BP hastalarında PV ve negatif kontrollere göre dermis inflamatuar hücrelerinde İL-31 ekspresyonunun istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artmış olduğu izlenirken (p 0,05). Epidermis, dermis inflamatuar hücreleri ve periferal sinirlerde İL-31RA ekspresyonunun BP hastalarında PV ve NK'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu gösterildi. (p 0,05). Serum İL-31 seviyeleri karşılaştırıldığında, üç grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p>0,05). Sonuç: BP hastalarında PV'ye göre yüksek İL-31 ve İL-31RA ekspresyonu saptanırken PV ile kontrol grubu arasında fark izlenmemesi, BP'de artmış kaşıntının İL-31 düzeyi ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Çalışmamız, hastalıklar arasındaki bu klinik farklılığının altında yatan sebeplerin anlaşılmasına katkıda bulunmuştur. Bunun yanında İL-31 ve İL-31RA'nın BP patogenezindeki rolünü desteklemekte ve İL-31 yolağına karşı geliştirilmiş olan tedavilerin BP'de kullanılabileceğine dair veri oluşturmaktadır. Anahtar kelimeler: büllöz pemfigoid, pemfigus vulgaris, kaşıntı, İL-31, İL-31RA, immünohistokimya, periferal sinir