Bakteriyel keratitli olgularda klinik özelliklerin belirlenmesi ve korneal tutulumun optik koherens tomografi ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KEMAL DEMİRBAŞ

Danışman: Bediz ÖZEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bakteriyel keratitli olgularda klinik ve demografik özelliklerin belirlenmesi ve korneal tutulumun ön segment optik koherens tomografi (ÖS-OKT) ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ek olarak erken dönemde etken ajanın tahmininde, ÖS-OKT'nin spesifik veriler sağlayıp sağlamadığı da incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği'nde, Ocak 2013- Haziran 2022 tarihleri arasında, geçirilmiş bakteriyel keratit nedeniyle takipli, 18-85 yaş arası olguların bulguları dosya ve sistem kayıtlarından retrospektif olarak incelendi. Toplam 117 hastanın 117 gözü çalışmaya dahil edildi. Yaş ve cinsiyet dağılımları, hastaneye başvuru öncesi geçen süre, etkilenen göz, hipopiyon varlığı ve risk faktörlerinin olup olmadığı belirlendi. Korneal lezyon bölgesi, santral veya periferik olarak not edildi. ÖS-OKT kayıtlarından, korneal lezyon parametreleri incelendi. İnfiltrasyon genişliği (İG), infiltrasyon kalınlığı (İK), infiltrasyon alanındaki kornea kalınlığı (KK) ve İK/KK oranı hesaplandı. Olgular, kayıtlardaki kültür sonuçlarına göre; kültürde üreme olmayanlar, Gr (+) üremesi olanlar ve Gr (-) üremesi olanlar olarak üç gruba ayrıldı. Kültürde üremesi olan olguların spesifik bakteri tipleri belirlendi. Grupların demografik özellikleri, klinik bulguları ve ÖS-OKT parametreleri karşılaştırıldı. ÖS-OKT parametreleri arasındaki korelasyonlar incelendi. Bulgular: Olguların 42 (%35.9)'si kadın, 75 (%64.1)'i erkekti. Hastaların ortalama yaşı 50.4±18.6 yıl ve hastaneye başvuru süresi 3.97±3.46 gündü. 117 olgunun 81 (%69.2)'inde risk faktörü vardı. En sık görülen risk faktörü travma (%69.1) idi. Olguların 45 (%38.5)'inde kültürde üreme izlendi; 29 (%64.4)'u Gr (+) ve 16 (%35.6)'sı Gr (-) bakteriydi. En sık izlenen bakteriler koagülaz negatif stafilokok (%31.1) ve Pseudomonas aeruginosa (%24.4) idi. Gr (-) keratitli olguların 10 (%62.5)'unda ve Gr (+) keratitli olguların 8 (%27.6)'inde hipopiyon mevcuttu (p=0.049). ÖS-OKT verileri olan 40 hastanın ortalama yaşı 51.2±19.2 yıl ve hastaneye başvuru süresi 2.88±1.20 gündü. Bunların 15 (%37.5)'inde kültürde üreme olmazken, 14 (%35)'ünde Gr (+) üreme ve 11 (%27.5)'inde Gr (-) üreme saptandı. Korneal lezyon bölgelerine bakıldığında; kültürde üreme olmayan olguların 12 11 (%80)'sinin, Gr (+) üreme olanların 7 (%50)'sinin ve Gr (-) üreme olanların 11(%100)'inin kornea santralini tuttuğu izlendi (p=0.014). Grupların ÖS-OKT verileri karşılaştırıldı. Gr (-) grubun İG ölçümleri; Gr (+) gruba (p=0.002) ve kültürde üreme olmayan gruba (p=0.010) kıyasla, anlamlı daha fazlaydı. Gr (-) grubun İK ölçümleri; Gr (+) gruba (p=0.002) ve kültürde üreme olmayan gruba (p<0.001) kıyasla, anlamlı daha fazlaydı. Gr (-) grubun KK ölçümleri; Gr (+) gruba (p=0.040) ve kültürde üreme olmayan gruba (p=0.002) kıyasla, anlamlı daha fazlaydı. Gr (-) grubun İK/KK oranları; Gr (+) gruba (p=0.002) ve kültürde üreme olmayan gruba (p=0.033) kıyasla, anlamlı daha fazlaydı. Her üç grupta da İK ve KK arasında anlamlı pozitif korelasyon vardı (kültürde üreme olmayan grup için r=0.59, p=0.020; Gr (+) grup için r=0.55, p=0.040; Gr (-) grup için r=0.78, p<0.001). Ek olarak Gr (-) grupta ve Gr (+) grupta, İK ve İG arasında da anlamlı pozitif korelasyon vardı (sırasıyla r=0.65, p=0.030; r=0.80, p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda kültürde üreme olmayanlara ve Gr (+) bakteriyel keratitlere kıyasla; Gr (-) bakteriyel keratitlerin İG, İK, KK ölçümlerini ve İK/KK oranını anlamlı daha fazla saptadık. Ayrıca her üç grupta da İK arttıkça KK de artmaktaydı. Ek olarak Gr (-) ve Gr (+) üreme olan olgularda, İK arttıkça İG de artmaktaydı. Bu sonuçlardan yola çıkarak, bakteriyel keratitten şüphelenilen olgularda, kültür sonucu çıkana kadar geçen süreçte, erken dönemde yapılan bir ÖS- OKT, bize hızlı ve objektif veriler sunarak faydalı olabilir. Erken dönemde santral yerleşimli lezyonu olan, ÖS-OKT'de geniş ve derin bir infiltratı bulunan ve kornea kalınlığı artmış olan olguların, Gr (-) bakteriyel keratit olma ihtimali de daha fazladır. Bu bulgular, erken dönemde uygun spesifik tedavi seçiminde hekime, yol gösterici olabilir. Anahtar Kelimeler: Bakteriyel keratit, İnfiltrasyon kalınlığı, İnfiltrasyon genişliği, Kornea kalınlığı, Ön segment optik koherens tomografi