Sezaryenlerde spinal ve genel anestezinin QT intervalinin seyrine etkilerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ONUR ÇOBAN
Danışman: Sinan UZMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Obstetrik cerrahide en önemli girişimlerden biri olan ve görülme sıklığı azalsa da tüm doğumların yaklaşık %25'ini oluşturan sezaryendir. Sezaryen anestezisinde, genel ve rejyonal anestezi teknikleri tercih edilmektedir. Laringoskopi ve trakeal entübasyon sırasında laringeal ve trakeal dokuların uyarılması sempatoadrenerjik aktivite de artışa neden olarak, katekolamin deşarjı, arteriyel basıncı ve kalp hızında artışa neden olmaktadır. Genel anestezi altında cerrahi girişim uygulanan hastalar, birçoğunun QTc uzamasına neden olduğu bilinen, çoğunlukla intravenöz olarak uygulanan çok sayıda ilaca aynı anda maruz kalır. Genel anestezide entübasyon zorluğu ve yüksek aspirasyon riski gibi olumsuz durumlar olabilmektedir. Ek olarak rejyonal anestezide intravenöz ilaçların plasental yolla fetusa geçip solunum depresyonu oluşturma risk genel anesteziye göre çok daha azdır. Bunun gibi birçok sebepten dolayı günümüzde spinal anestezi tekniği sezaryen doğumlarda önerilmektedir. Buna rağmen spinal anestezide de QTc intervalinde uzama, ventriküller aritmi ve miyokard infarktüsü gibi olumsuz durumlar görülebilmektedir. Amaç: Bu çalışmada birincil amacımız sezaryenlerde spinal ve genel anestezinin QT intervali ve QTc süresinin seyrine etkilerini karşılaştırmak iken; ikincil olarak ise hasta grupları arasında sistolik, diastolik ve ortalama kan basıncı, kalp hızı, hipotansiyon, bradikardi ve aritmi varlığı gibi parametreleri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: 04.10.2024-04.10.2024 tarihleri arasında Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi doğumhanesinde elektif sezaryen endikasyonu koyulan toplam 50 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Gruplar arasında eşleşme sağlanabilmesi açısından hem spinal hem de genel anestezi uygulanabilecek elektif sezaryen uygulanacak hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmada hasta özellikleri (yaş, ağırlık, boy, beden kitle indeksi, ASA sınıfı, yandaş hastalıklar), genel ve spinal anestezi uygulamasında kullanılan ilaçlar ve dozları, spinal anestezi uygulanan hastalarda QT, QTc, QTd, sistolik, diastolik ve ortalama kan basıncı, kalp hızı, hipotansiyon, bradikardi, aritmi varlığı, duysal blok düzeyi ve motor blok düzeyi kayıt altına alınmıştır. Bulgular: Her iki grupta da dörder hastada (%16) sıvı resüsitasyonu ve/veya inhalasyon anesteziğin konsantrasyonun azaltılmasıyla düzelen hafif hipotansiyon gözlemlenirken, hiçbir hastada hipertansiyon, taşikardi ve hipoksemi meydana gelmedi. Spinal anestezi uygulanan grup SA' deki hastaların hiçbirinde apne epizoduna rastlamadık. QT ölçümlerinden elde ettiğimiz verilere göre her iki grup arasında anlamlı bir fark gözlemlemedik (p>0,05). Grup içi karşılaştırmalarda ise her iki grupta da ortalama QT-son değerleri, ortalama QT-0 değerine göre anlamlı derecede uzağı tespit edildi. Her iki grupta arasında ortalama QTc değerleri acısından anlamlı bir fark bulunmamaktaydı. Grup içi karşılaştırmalarda ise spinal anestezi grubunda ortalama QTc-son değerinin bazal değerine göre, genel anestezi grubunda ise ortalama QTc-son ve ortalama QTc-5 değerlerinde anlamlı artış olduğunu gözlemledik. Ortalama QTc dispersiyonun grup GA' da grup SA' ya göre anlamlı derecede daha uzun olduğunu bulduk. Ortalama QTd değerlerinin grup GA' da daha uzun olsa da bu fark anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır. Sonuç: QT ve QTc dispersiyonun ventriküller repolarizasyon bölgesel heterojenitesini yansıttığını bilmekteyiz. Verilerimizde QTd süreleri acısından her iki grup arasında anlamlı bir fark olmazsa da QTd sürelerinin genel anestezi grubunda daha uzun olması ve QTcd sürelerinin ise istatiksel anlamda genel anestezi grubunda spinal anestezi grubuna göre anlamlı derece de uzun olması nedeniyle genel anestezinin sezaryenlerde QT sürelerini spinal anesteziye göre daha fazla uzattığı sonucuna vardık. Bu durumun genel anestezi sırasında, laringoskopi ve entübasyona bağlı oluşan sempatik aktivite artışı ile QT süresine etkileyebilen çok sayıda ilacın uygulanmasına bağlamaktayız. Anahtar Kelimeler: Spinal anestezi, genel anestezi, QT süresi, QTc, sezaryen