Pediatrik kataraktlarda klinik özellikler ve cerrahi sonuçların retrospektif analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUBA FESİHE SAYIN
Danışman: Betül İlkay SEZGİN AKÇAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, pediatrik katarakt tanısı ile cerrahi tedavi uygulanan hastalarda demografik ve klinik özelliklerin değerlendirilmesi, cerrahi yöntemlerin ve intraoküler lens uygulamalarının incelenmesi ile postoperatif görsel sonuçlar ve komplikasyonların analiz edilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2021–2024 yılları arasında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği'nde pediatrik katarakt tanısı ile opere edilen 38 hastaya ait toplam 57 göz dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, katarakt tipleri, eşlik eden sistemik hastalıklar, cerrahi teknikler ve intraoküler lens uygulamaları değerlendirilmiştir. Olgular ayrıca yaş gruplarına göre alt gruplara ayrılarak analiz edilmiştir. Tüm hastalarda preoperatif ile postoperatif 1. ay ve 6. ay oftalmolojik bulgular karşılaştırılmıştır. Değerlendirme kapsamında en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (BCVA), refraksiyon, göz içi basıncı, aksiyel uzunluk, ön kamara derinliği ve korneal parametreler incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların %59,6'sına primer intraoküler lens implantasyonu uygulanırken, %19,3'ü afak bırakılmış, %21,1'ine ise izlem sürecinde sekonder intraoküler lens implantasyonu yapılmıştır. Hastaların %47,4'ünde ek hastalık saptanmış olup, en sık eşlik eden durum mikrosefali olarak belirlenmiştir. Bilateral olgularda sistemik hastalık varlığının unilateral olgulara göre daha yüksek olduğu izlenmiştir. Muayene ile cerrahi arasındaki sürenin tüm yaş gruplarında kısa olduğu ve ortalama sürenin bir aydan daha az olduğu saptanmıştır. Cerrahi sonrası erken dönemde görme keskinliğinde belirgin iyileşme sağlanmış ve bu iyileşmenin postoperatif 6. ayda stabil olarak devam ettiği görülmüştür. Yaş ile postoperatif görsel sonuçlar arasında anlamlı ilişki bulunmuş, ileri yaş gruplarında daha iyi görme keskinliği elde edilmiştir. Postoperatif refraksiyon değerlerinin hipermetropik yönde olduğu ve takip sürecinde miyopik kayma eğilimi gösterdiği saptanmıştır. Göz içi basıncı genel olarak stabil seyretmekle birlikte, erken dönemde gelişen basınç artışlarının medikal tedavi ile kontrol altına alınabildiği gözlenmiştir. Küçük yaş grubunda antiglokomatöz tedavi gereksiniminin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Postoperatif komplikasyonların erken dönemde inflamasyon ile ilişkili olduğu, geç dönemde ise kapsüler opasifikasyon ve ambliyopinin daha ön planda olduğu görülmüştür. Sonuç: Pediatrik katarakt cerrahisi sonrası görsel sonuçlar; hastanın yaşı, cerrahi zamanlama, eşlik eden sistemik hastalıklar ve uygulanan cerrahi teknik ile yakından ilişkilidir. Özellikle erken tanı ve cerrahiye hızlı yönlendirme, ambliyopi gelişiminin önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Erken yaş grubunda komplikasyon ve antiglokomatöz tedavi gereksiniminin daha yüksek olması, bu hastalarda daha dikkatli ve uzun süreli takip gerekliliğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, pediatrik katarakt yönetiminde yaşa ve bireysel özelliklere göre planlanan cerrahi yaklaşımın önemini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler:Pediatrik katarakt, katarakt cerrahisi, intraoküler lens implantasyonu, görsel sonuçlar, ambliyopi, lensektomi.