Adölesan gebeliklerde maternal ve fetal sonuçların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE ECENAZ YILDIRIM
Danışman: İzzet ÖZGÜRLÜK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, adölesan gebeliklerin (15-19 yaş) maternal ve fetal sonuçları ile yetişkin gebeliklerin (25–29 yaş) sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu çalışma, 15-19 yaş aralığındaki adölesan gebelikler ile 25–-29 yaş aralığındaki yetişkin gebeliklerin maternal ve fetal sonuçlarının karşılaştırılmasını amaçlayan retrospektif, kesitsel ve gözlemsel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Çalışma iki grup üzerinden yürütülmüştür. Çalışma grubu, 15-19 yaş aralığındaki adölesan gebelerden (n=560); kontrol grubu ise 25–29 yaş aralığındaki gebelerden (n=560) oluşturulmuştur. Her iki grup, 2023–2024 yılları arasında hastanemizin adölesan polikliniği, gebe polikliniği ve perinatoloji polikliniğine başvuran ve hastanemizde doğum yapmış olan hastalar arasından seçilmiştir. Dahil edilme kriterleri:15-19 yaş veya 25-29 yaş aralığında olmak ,gebelik takibinin hastanemizde yapılmış olması, doğum sonrası bilgilerinin (Doğum haftası, yenidoğan doğum kilosu, APGAR skorları, olmak, gebelik varlığı ve yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış gereksinimi) mevcut olması, tekil veya çoğul gebeliklerin bulunması, doğum sonrası yenidoğanın ilk bakımının hastanemizde yapılmış olması, adli raporu düzenlenmiş olmasıdır. Dahil edilmeme kriterleri ise; 29 yaş üzerindeki gebelikler, 15 yaş altındaki gebelikler, doğum sonrası yenidoğanın ilk bakımının hastanemizde yapılmamış olması, doğum sonrası bilgilerine ulaşılamayan hastalar olmasıdır. Gruplar demografik özellikler, obstetrik öyküler, gebelik komplikasyonları, doğum şekli, sezaryen endikasyonları, neonatal veriler ve perinatal sonuçlar açısından karşılaştırılmıştır. Bulgular: Adölesan grubun yaş ortalaması 17.8 ± 0.9 yıl iken kontrol grubunda 26.6 ± 1.3 yıldır; fark istatistiksel olarak ileri derecede anlamlıdır (p<0.001). Adölesanlarda nulliparite oranı %80.7, kontrol grubunda %58.4 olup anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.001). Sigara kullanımı adölesanlarda %10.9, kontrol grubunda %7.9'dur ve bu fark anlamlı düzeye ulaşmamıştır (p=0.087). Geçirilmiş cerrahi öyküsü kontrol grubunda anlamlı olarak daha fazladır (Adölesan %5.5, kontrol grubu %13.1; p<0.001). Aile özgeçmişine ilişkin değişkenlerde, eş ile akrabalık öyküsü adölesanlarda belirgin biçimde yüksek bulunmuştur (%14.1 vs %5.0; p<0.001). Hemoglobin düzeyleri adölesanlarda 11.6 ± 1.39 g/dL, kontrol grubunda 11.7 ± 1.94 g/dL olup istatistiksel olarak farklı değildir (p=0.195). Doğum şekli incelendiğinde, adölesan hasta grubunda vajinal doğum oranı anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (68.8% vs. 62.7%), buna karşılık sezaryen oranı kontrol grubunda daha fazladır (37.3% vs. 31.2%) (p=0.030). Adölesanlarda sezaryenlerin en sık nedeni akut fetal distress olup bu oran %47.4 iken, kontrol grubunda %26.2 olarak saptanmıştır. Kontrol grubunda ise geçirilmiş uterin cerrahiye bağlı sezaryen oranı adölesanlara kıyasla daha yüksektir (%36.4 vs. %18.9). Her iki grupta baş-pelvis uygunsuzluğu ve çoğul gebelik oranları benzer bulunmuştur. 1. dakika APGAR skorları açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p=0.149) ancak; APGAR < 7 olan yenidoğan oranı adölesan grubunda %6.1 iken, kontrol grubunda %3.2 bulunmuş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.023). 5. dakika APGAR skorları benzer olup (p=0.339), APGAR < 7 oranlarında anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p=0.433). Neonatal bulgular değerlendirildiğinde, adölesan grubundaki bebeklerin doğum ağırlığı kontrol grubuna kıyasla daha düşük bulunmuştur (3000 gr [2650- 3300] vs. 3060 gr [2760-3380]; p=0.039). YDYB yatış oranı adölesan hasta grubunda %26.8, kontrol grubunda ise %21.2 olup bu fark anlamlıdır (p=0.037). Ayrıca neonatal enfeksiyon sıklığı adölesan hasta grubunda daha yüksek bulunmuştur (%5.0 vs. %1.8; p=0.003). Neonatal mortalite açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p=0.566). Ancak sosyal hizmetlere devir oranı adölesan hasta grubunda belirgin olarak daha yüksek bulunmuştur (%5.3 vs. %0.4; p<0.001). Adölesan gebelerde fetal gelişim kısıtlılığı anlamlı olarak daha yüksek oranda saptanmıştır (%11.6 vs. %5.7; p<0.001). Benzer şekilde, preterm eylem adölesan hasta grubunda kontrol grubuna göre yaklaşık 2 kat daha fazla görülmüştür (%26.2 vs. %14.7; p<0.001). Oligohidramnios sıklığı da adölesan gebelerde anlamlı derecede artmıştır (%10.0 vs. %4.5; p<0.001). Öte yandan polihidramnios açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p=0.190).Doğum sırasındaki komplikasyonlardan perine laserasyonu adölesanlarda daha sık izlenmiştir (%5.3 vs. %2.3; p=0.009). Postpartum atoni adölesan hasta grubunda daha yüksek oranda gözlenmiş olmakla birlikte bu fark istatistiksel olarak anlamlılığa ulaşmamıştır (%1.8 vs. %0.5; p=0.052).Postpartum intravenöz demir tedavisi ihtiyacı adölesan hasta grubunda belirgin olarak daha yüksek saptanmıştır (%12.7 vs. %3.9; p<0.001). Tartışma ve Sonuç: Adölesan gebeliklerin sıklığı ülkenin sosyokültürel durumu ve gelişmişlik düzeyi yanı sıra ailesel ve bireysel birçok faktörden etkilenmektedir. Adölesan gebeliklerde preterm doğum, IUGR ve düşük doğum ağırlıklı bebek, anemi, preterm prematür membran rüptürü gibi komplikasyonların görülmesi daha yüksek olup müdahaleli vajinal doğum oranında ve sezaryen doğum oranında artış saptanmıştır. Adölesan doğurganlık, sağlık ve sosyal sonuçları dikkate alındığında önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Adölesan gebelikler, yüksek riskli gebelikler arasında yer almaktadır. Adölesan gebelik tüm dünyada artan bir sorun olmakla birlikte özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde adölesan gebelik oranı daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: Adölesan, gebelik, maternal sonuçlar, fetal sonuçlar, perinatal komplikasyonlar