Karbapenem dirençli klebsıella pneumonıae kökenlerinde yıllar içerisinde kolistin minimal inhibitör konsantrasyon (mik) değerindeki artışın in vitro değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İSMAİL SELÇUK AYGAR

Danışman: Bedia DİNÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Karbapenem dirençli Klebsiella pneumoniae kökenlerinde yıllar içerisinde kolistin MİK değerindeki artışın in vitro değerlendirilmesi Klebsiella pneumoniae (K. pneumoniae) insanda deride, gastrointestinal florada ve nazofarinkste kolonize olarak bulunabilen bakteriler arasındadır. Geçmişte pnömoni gibi toplumdan kazanılmış enfeksiyonların önemli bir sebebi olarak görülmekteyken; 1970'li yılların başında K. pneumoniae'ya bağlı enfeksiyonların çeşitliliği ve epidemiyolojisi değişmiş, bu bakteri önemli bir nozokomiyal etken olarak önümüze çıkmıştır. K. pneumoniae enfeksiyonlarında kullanılan antibiyotiklere karşı direnç gelişimi söz konusudur. Özellikle K. pneumoniae tedavisinde öne çıkan karbapenem grubuna karşı gelişen direnç birçok zorluğu da beraberinde taşımaktadır. Karbapenem direnci; gram negatif bakterilerde artmış efluks pompa sistemi, azalmış dış membran geçirgenliği veya karbapenemaz enzimlerinin varlığı ile meydana gelebilmektedir. Karbapeneme direnç durumunda ise klinisyenlerin ilk başvurduğu antibiyotiklerden biri de kolistindir. Kolistin polimiksin ailesinin bir üyesidir ve polipeptid yapıdadır. İlk kez 2009'da Amerika'dan bildirilen bir vakayla karbapenem dirençli K. pneumoniae suşlarında kolistine karşı da direnç geliştiği tespit edilmiştir ve bu direnç her geçen gün artmaktadır. Çalışmamızda, Ocak 2015 ve Temmuz 2017 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi klinik örneklerinden izole edilen karbapenem dirençli K. pneumoniae suşlarında sıvı mikrodilüsyon yöntemiyle kolistin minimal inhibitör konsantrasyon (MİK) değerlerine bakılıp yıllar içerisinde bu MİK seviyelerinde anlamlı bir artış olup olmadığı irdelendi. İzolatlar ilk önce otomatize sistemle çalışıldı (Phoenix 100, Becton Dickinson, ABD), daha sonrasında karbapenem dirençli olarak tanımlanan K. pneumoniae suşlarının karbapenem direnç durumları disk difüzyon yöntemiyle incelendi (Becton Dickinson, ABD), Bu suşların kolistin MİK düzeyleri, sıvı mikrodilüsyon yöntemiyle incelendikten sonra, hem otomatize sistemdeki kolistin MİK değerlerine ait veriler hem de sıvı mikrodilüsyon yöntemiyle elde edilen MİK değerlerine ait veriler bilgisayar ortamına aktarılarak IBM SPSS (version 15.0) istatistik programında değerlendirildi. Verilerin analizinde Kruskal Wallis (Bonferroni düzeltmeli), X2 ve bağımlı değişkenlerin analizinde Wilcoxon testi kullanıldı. Çalışmamıza 2015 yılına ait 16, 2016 yılına ait 26, 2017 yılına ait 24 olmak üzere toplam 66 karbapenem dirençli K. pneumoniae suşu dahil edildi. Bu suşlardan 2015 yılında 5 (%31), 2016 yılında 7 (%26), 2017 yılında 11 (%45) olmak üzere toplam 23 (%34) suş kolistine dirençli olarak tespit edildi. Yapılan istatistiksel değerlendirmeyle yıllar içerisinde kolistin MİK değerlerinde bir artış olduğu tespit edildi ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı değildir. (p= 0.352 ) Karbapenem dirençli K. pneumoniae izolatlarında tespit edilen kolistin direncinin kaygı verici boyutlarda olduğu çalışmamızda yer alan izolatların yaklaşık üçte birinde bu direncin tespit edilmiş olması ile de kendini göstermektedir. Bu durum tek başına veya kombine tedavi seçeneklerini de azaltmakta bu izolatların ileriki yıllarda tedavisinin daha da zorlaşacağını ve yeni tedavi stratejileri üzerinde çalışılması gerektiğini göstermektedir. Anahtar sözcükler: Karbapenem dirençli Klebsiella pneumoniae, kolistin direnci, kolistin MİK düzeyi