Hastaneye başvuran bireylerde serum çinko düzeylerinin değerlendirilmesi: Retrospektif bir çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLSÜM YAĞMUR ÖRKÜT

Danışman: Selma PEKGÖR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çinko eksikliği, bağışıklık sistemi, sinir sistemi, büyüme ve gelişme, üriner sistem, gastrointestinal sistem ve dermatolojik bozukluklar gibi birçok organ ve sistemi olumsuz etkilemektedir. Hastaların çinko seviyelerinin değerlendirilmesi, optimal sağlık sonuçlarının sağlanması ve tedaviye ihtiyaç duyanlar için zamanında müdahale sağlanması açısından önemlidir. Çalışmamızın amacı son 5 senede hastaneye herhangi bir sebeple başvuran hastalardaki çinko eksikliği prevalansını saptamak ve çinko düzeyleri ile yaş, cinsiyet, başvuru mevsimi, başvurulan klinik ve tanı arasında ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, retrospektif gözlemsel ve kesitsel bir çalışma olarak planlandı ve yürütüldü. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Şehir Hastanesine 05.08.2020-05.08.2025 tarihleri arasında herhangi bir sebeple başvuran ve serum çinko düzeyi istenen toplam 5230 hasta çalışmaya dahil edilmiş, dışlama kriterlerine uyan hastalar çıkarıldıktan sonra 4584 hasta ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmaya alınan hastaların yaş, cinsiyet, ayaktan ya da yatarak tedavi alma durumları, başvurulan tıbbi birimler, başvuru mevsimleri ve tanı kodları analiz edilmiştir. Bulgular: Toplam 4584 hastanın dahil edildiği çalışmamızda çinko eksikliği prevalansı %9,7 olarak kaydedildi. Çalışmaya dahil edilen erkeklerin %11'inde, kadınların ise %8,6'sında çinko eksikliği dikkat çekmekteydi. Hastaların yaş gruplarına göre dağılımı incelendiğinde; çinko eksikliğine en sık rastlanan grubu %13,4 ile 0-9 yaş grubu oluşturmaktaydı. 0-17 yaş ile 18-65 yaş gruplarında çinko eksikliği oranları belirgin şekilde daha düşükken 65 yaş ve üzeri grubunda ise çinko eksikliği oranı %13,3 olarak izlendi. Mevsimsel analizlerde, serum çinko düzeylerinin yıl içinde anlamlı değişim gösterdiği ilkbahar (%11,6) ve kış (%11,5) mevsiminde çinko eksikliğinin arttığı, yaz mevsiminin diğer mevsimlere göre anlamlı düzeyde daha yüksek çinko düzeyleri ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Poliklinik hastalarının %8,1'inde, yatan hastaların ise %26,9'unda çinko düzeyi 700 ng/mL'nin altında bulunmuştur. ICD sınıflamasına göre dağılım incelendiğinde, çinko eksikliğinin en sık görüldüğü tanı grupları; E00–E89 (Endokrin, beslenme ve metabolik hastalıklar), J00–J99 (Solunum sistemi hastalıkları) ve Z00–Z99 (Sağlık durumunu etkileyen faktörler ve sağlık hizmetiyle temas) olarak belirlenmiştir. En sık görülen tanı D vitamini eksikliği olup 2571 olgunun %8.40'ında çinko eksikliği saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışma neticesinde belirli hasta gruplarının özellikle belirli dönemlerde çinko eksikliği açısından daha yüksek risk altında olduğu dikkat çekmektedir. 0–9 yaş grubu ile 65 yaş üzerindeki bireylerde çinko eksikliği prevalansının daha yüksek olması yaşamın her iki uç döneminin çinko metabolizması bakımından daha duyarlı olduğunu düşündürmektedir. Bu sonuçlar, çinko eksikliğinin önlenmesi ve yönetimi için daha çok nedensel ilişki odaklı prospektif çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Çinko, Çinko eksikliği, Prevalans