2-5 yaş arası çocuğu olan ebeveynlerin sağlık okuryazarlığı, çocuklarını aşılatma düzeyi ve aşı kararsızlığının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAKAN EKİNCİ
Danışman: Berrin TELATAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Aşı tereddüdü, çocukluk çağı aşılarının uygulanmasını etkileyebilen önemli bir halk sağlığı sorunu olup, ebeveynlerin bilgi düzeyi, güven algısı ve karar verme süreçleriyle yakından ilişkilidir. Sağlık okuryazarlığı ise bireylerin sağlıkla ilgili bilgiyi edinme, anlama ve kullanma becerilerini ifade etmekte olup, aşıya yönelik tutumlar üzerinde belirleyici bir rol oynayabilmektedir. Bu çalışmada, 2–5 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri ile çocuklarının aşılatma durumları ve aşı tereddütleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma, bir aile sağlığı merkezine başvuran ve 2–5 yaş aralığında çocuğu bulunan 202 gönüllü ebeveyn ile yürütülmüştür. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri, çocukların rutin ve takvim dışı aşılanma durumları ile ebeveynlerin aşıya yönelik tutumlarını değerlendiren yapılandırılmış bir anket formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Sağlık okuryazarlığı ve aşı tereddüdü düzeyleri, geçerlilik ve güvenilirliği gösterilmiş ölçekler aracılığıyla ölçülmüştür. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız gruplar arası karşılaştırmalar, korelasyon ve doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların büyük çoğunluğunu anneler oluşturmakta olup ebeveynlerin yaş ortalaması 35,37±5,81 (min 24-max 50) yıl olarak saptanmıştır. Çocukların ulusal aşı takviminde yer alan aşıları yaptırma oranlarının yüksek olduğu belirlenmiştir (Hepatit B %98,0; BCG %97,0; KPA %97,5; DaBT-İPA-Hib %97,5; OPA %97,0; KKK %97,0; suçiçeği %96,5; Hepatit A %95,5). Buna karşın takvim dışı aşılar arasında meningokok (%34,2) ve rotavirüs (%35,1) aşılarının uygulanma oranlarının daha düşük olduğu görülmüştür (Tablo 2). Sağlık okuryazarlığı toplam puan ortalaması 33,86±9,56 (min 0- max 50), aşı tereddüdü toplam puan ortalaması ise 29,94±7,73 (min 9- max 45) olarak bulunmuştur. Sağlık okuryazarlığı ile aşı tereddüdü arasında zayıf ancak istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (r=0,233; p=0,001) (Tablo 3). Ayrıca sağlık profesyonellerinin önerisini dikkate alan ebeveynlerin aşı tereddüdü düzeylerinin daha düşük olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların eğitim düzeyi, çalışma durumu, aylık gelir düzeyi, yaş grupları, formu dolduran kişinin anne ya da baba olması, sağlık okuryazarlığı, aşı tereddüdü ve bu tereddüdün alt boyutları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yaratmamaktadır (p>0,05) (Tablo 4,5,6,7,8,9). Tek çocuğu olan bireylerin aşı tereddüdü puanı (Ort=31,98), 3 ve üzeri çocuğu olan bireylerden (Ort = 28,43) anlamlı düzeyde daha yüksektir. 2 çocuğu olan bireylerin ortalaması ise 29,48'dir. Çocuk sayısı arttıkça bireylerin aşılara yönelik daha fazla tereddüt taşıma eğilimindedir (Tablo 10). Çocuğunun sağlık durumunu "çok iyi" olarak değerlendiren bireylerin sağlık okuryazarlığı düzeyi (Ort = 35,76) "iyi" (Ort = 31,99) ve "orta-kötü-çok kötü" olarak değerlendiren bireylerden (Ort = 29,01) anlamlı düzeyde daha yüksektir. Çocuklarının genel sağlık durumunu daha olumlu algılayan ebeveynlerin sağlık okuryazarlığı açısından daha güçlü bir düzeye sahiptir (Tablo 12). Sonuç: Çalışma sonuçları, rutin çocukluk çağı aşılarının uygulanma oranlarının yüksek olduğunu, buna karşın takvim dışı aşıların uygulanmasında bilgi eksikliği ve karar verme sürecine ilişkin belirsizliklerin etkili olabileceğini göstermektedir. Sağlık okuryazarlığı, aşı tereddüdü üzerinde anlamlı ancak sınırlı bir etkiye sahipken, güven temelli yaklaşımların aşı tereddüdünün azaltılmasında daha belirleyici olduğu görülmektedir.