Selülit hastalarının sosyodemografik klinik, biyokimyasal ve mikrobiyolojik analizi; üçüncü basamak tek merkez takip sonuçlarının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA ŞEN

Danışman: Mustafa TUNCA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Morbidite, erken komplikasyonlar ve sık nüksleri önlemek için selülitin risk faktörlerinin ve toplumun sosyodemografik yapısının iyi anlaşılması, klinik ve mikrobiyolojik parametrelerin iyi okunması çok önemlidir. Üçüncü basamak tek merkezde yapılan bu çalışmada selülit hastalarının sosyodemografik, klinik, biyokimyasal, mikrobiyolojik ve takip sonuçlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma S.B.Ü. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Kliniğinde yürütülmüştür. Tek merkezli, retrospektif ve kesitsel tipte bir çalışmadır. Bu çalışmaya 01.11.2016 - 19.08.2021 tarihleri arasında Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Kliniğine selülit tanısı ile başvuran 3-103 yaş arası 629 hasta dâhil edilmiştir. Bu çalışmada hastaların demografik özellikleri, predispozan faktör varlığı, selülit tutulum bölgesi, tarafı, atak özellikleri, hastaneye yatış durumu, hastaneye yatış süresi, tedavide kullanılan ajanlar, tedavi süreleri, doku kültürü, yara sürüntü kültürü, kan kültürü, biyokimya ve ultrasonografi özellikleri incelenmiş olup sonuçlar ilk atak/rekürren atak, hastanede yatarak/ayaktan tedavi, eşlik eden diyabet ve obezite bulunup bulunmamasına göre hastalar gruplandırılarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Hastaların %46,6'sı kadındır ve yaş ortalaması 57,4±19,4 (3-103) yıldır. Vücut kitle indeksine göre hastaların %23,5'inin obez ve %13,2'si fazla kiloludur. Çalışmaya dâhil edilen hastalarda en sık predispozan faktörler olarak %74,9'unda deri bütünlüğünü bozan durum, %32,4'ünde diyabetes mellitus, %25'inde obezite, %25,1'inde venöz yetmezlik ve %9,2'sinde lenfödem olduğu bulunmuştur. Hastaların %14,8'inin atağı reküren selülit atağıdır. Yatan hastaların %32,8'i deri ve zührevi hastalıkları kliniğinde tedavi almışlardır. Bu çalışmada başlangıçta kullanılan antibiyotiğin değiştirilme sıklığı %31,3 olarak bulunmuştur. Hastaların %7,6'sına doku kültürü yapılmış ve doku kültürü yapılan hastaların %64,6'sında kültürde üreme olduğu saptanmıştır. En fazla üreyen bakterinin gram negatif gruptan Pseudomonas aeruginosa (n=7) olduğu saptanmıştır. Doopler USG / yüzeyel doku USG ile değerlendirilen hastaların %56'sında selülit ile uyumlu bulgular olduğu bulunmuştur. Selülit hastaları, ilk ve rekürren atak durumlarına göre predispozan özelliklerin varlığı bakımından karşılaştırılmış ve rekürren atak grubunda diyabet, obezite, venöz yetmezlik, lenfödem ve onikomikoz sıklığının yüksek olduğu ve bu yüksekliklerin viii istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır (sırasıyla p<0,001, p<0,001, p=0,025, p<0,001 ve p=0,002). Çalışmaya dâhil edilen selülit hastalarının %29,9'unda selülit dışı bir nedenle hastanede yatarken selülit gelişmiştir. Selülit nedeniyle yatış gerektiren grupta obezite (%44,5), diyabet (%43,7) ve başlangıç antibiyotiğini değiştirme sıklığının (%78,2) ayaktan tedavi grubuna (sırasıyla %18,9, %29,2 ve %16) göre istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu saptanmıştır (sırasıyla p<0,001, p=0,004 ve p<0,001). Diyabeti olan selülit hastalarında başlangıç antibiyotiğini değiştirme sıklığının olmayanlara göre istatistisel olarak anlamlı derecede daha fazla olduğu (sırasıyla %37,7 ve %28,2 ve p=0,016), obezitesi olan selülit hastalarında da yine başlangıç antibiyotiğini değiştirme sıklığının olmayanlara göre istatistisel olarak anlamlı derecede daha fazla olduğu (sırasıyla %45,2 ve %26,2 ve p<0,001).saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada rekürren atak hastalarında diyabet, obezite, venöz yetmezlik, lenfödem ve onikomikoz, ilk atak saptanan gruba göre daha sık gözlenmiştir. Predispozan faktörlerden diyabet ve obezitenin selülit nedeniyle hastaneye yatan hastalarda, ayaktan tedavi gören hastalara göre daha sık bulunduğu saptanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan her üç hastadan birinin de başlangıç antibiyotik tedavisinin değiştirildiği dikkat çekmiştir. Literatür; ayaktan tedavi alan selülit hastaları, selülit nedeniyle hastaneye yatırılan hastalar ve selülit dışı nedenlerle hastanede yatarken selülit tanısı alan hastaları karşılaştıran çalışmalar açısından eksiktir. Bu konuda yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Çalışmamız bu açıdan özgün ve kapsamlı bir çalışmadır. Anahtar kelimeler: selülit, morbidite, predispozan faktör, rekürren atak, doku kültürü