Prematüre bebeklerin postnatal 24. saatinde bakılan hematolojik parametrelerinin morbidite ve mortalite öngörüsünde belirleyici etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELİN AFRIN
Danışman: Gökhan BÜYÜKKALE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Literatürde ilk defa yapılacak olan bu çalışma ile prematüre yenidoğanlarda 24. saatteki hematolojik parametrelerin mortalite ve morbidite öngörüsünde yardımının olup olmayacağının değerlendirilmesini amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada olgular SBÜ Kanuni Sultan Süleyman SUAM- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı Neonatoloji kliniği tarafından Ocak 2017 – Ocak 2020 tarihleri arasında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde (YDYBÜ) takip edilen 3531 hastanın verileri taranarak seçilmiştir. Dosya bilgilerinde eksiklikler bulunmayan, onam formları tam olan, gestasyon haftası (GH) ≥24 ve ≤37 hafta olan, konjenital anomalisi ve kromozom bozukluğu olmayan tüm bebekler alınarak toplam 750 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. (E:425, K:325) Maternal hastalıklar (preeklampsi, eklampsi, gestasyonel diyabet (GDM) vb.), diyastolik akım kaybı (DAK), enfeksiyon durumu, antenatal steroid uygulanıp uygulanmadığı ve anne yaşı anne epikrizleri taranarak kaydedildi. Hastaların cinsiyeti, gestasyonel haftası (GH), doğum ağırlığı, doğum şekli, doğum odasında yapılan uygulamaları kaydedildi. Takiplerinde mekanik ventilaston (MV) süresi, hastane yatış süresi, intraventriküler kanama (İVK), nekrotizan enterokolit (NEK), patent duktus arteriosus (PDA), bronkopulmoner displazi (BPD), prematüre retinopatisi (ROP) ve neonatal sepsis gibi morbiditelerin varlığı kaydedildi. Hastaların postnatal 24. saatine ait laboratuvar bulguları arasından hemogram parametreleri (hemoglobin, hematokrit, beyaz küre, nötrofil, lenfosit, trombosit) ve akut faz reaktanları olan C-reaktif protein (CRP) ve prokalsitonin (PCT) sonuçları kaydedildi. Çalışmamızda verilerin istatistiksel analizi için SPSS (Statistical Package ort he Social Sciences) programının 21.0 versiyonu (IBM, Armonk, NY, USA) kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza 325'i kız (%43,3), 425'i erkek (%56,7) toplam 750 prematüre yenidoğan dahil edilmiştir. Ortalama maternal yaşın 29,08±6,39 yıl ve gestasyonel yaşın 32,38±2,93 hafta olarak belirlendiği çalışmamızda; ortalama hastanede yatış süresi 23,86±24,51 gün olarak hesaplanmıştır. Olguların % 8,8'i <28 GH, % 23,1'i 28-32 GH ve % 68,1'i de 32-36 GH'lık preterm yenidoğanlar olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızda maternal risk faktörleri değerlendirildiğinde; annelerin %8,0'inde GDM öyküsü tanımlanmıştır. Ayrıca %17,7'sinde maternal enfeksiyon dökümante edilirken; bu olgularda en sık erken membran rüptürü (EMR) (%16.3), IV kronik hastalığı olan annelerde de en sık preeklampsi (%18.7) rapor edilmiştir. Çalışmada izlenen olguların morbiditeleri değerlendirildiğinde; %10,3 oranında BPD, %16,6 NEK, %16,9 PDA, %11,5 ROP ve %24,7'sinde İVK rapor edilmiştir. Takip süresi içerisinde yaşamını yitiren olgularda, hayatta olan hastalara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmış ortalama lökosit, nötrofil ve lenfosit değerleri rapor edilmiştir. Bununla beraber mortalite grubunda istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmış CRP, PCT ve azalmış trombosit değerleri rapor edilmiştir. Yine eksitus olgularda istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük doğum ağırlığı ve GH saptanmıştır. Ayrıca <28 GH olgularda steroid kullanımının mortalite oranlarını istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşürdüğü gösterilmiştir. Çalışmamızda PDA tanılı olgularda istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmış ortalama lökosit, nötrofil, lenfosit, trombosit, hemoglobin ve hematokrit değerleri, artmış CRP, PCT değerleri rapor edilmiştir. BPD tanılı olgularda istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmış ortalama lenfosit değerleri rapor edilmiştir. ROP tanılı olgularda ise artmış ortalama lökosit, nötrofil ve azalmış lenfosit değerleri, azalmış ortalama hemoglobin ve hematokrit değerleri saptanmıştır. İVK tanılı olgularda istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmış CRP, PCT ve azalmış trombosit değerleri rapor edilmiştir. NEK tanılı olgularda ise istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmış ortalama lökosit, nötrofil, lenfosit ve trombosit değerleri ile artmış CRP, PCT değerleri saptanmıştır. Tartışma: Çalışmalar arasındaki heterojenlik nedeniyle neonatal sonuçların değerlendirilmesi zordur. Hematolojik parametreler ve akut faz reaktanları özellikle son yüzyılda preterm bebeklerin morbiditesinde ve mortalitesinde artmış inflamatuvar cevabın göstergesi olarak araştırılmıştır. Literatürde ilk defa bizim çalışmamızda morbiditeler ile postnatal 24. saatteki parametreler değerlendirilmiştir. Verilerimiz, yaşamın 24. saatindeki hematolojik parametreler ile preterm bebeklerde PDA, BPD, ROP, İVK, NEK ve sepsis gibi morbiditeler arasındaki ilişki hakkındaki bilgi eksikliğine dair daha fazla kanıt sunmaktadır. Ama bu konu ile ilgili daha fazla çalışmanın yapılmasına ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Bronkopulmoner displazi, düşük doğum ağırlığı, erken sepsis, lökositoz, patent duktus arteriosus