Prostat biyopsisi ile radikal prostatektomi spesmeninde tümör dağılım/ grade'i arasındaki korelasyon ve bu özelliklerin multiparametrik manyetik rezonans görüntüleme bulgularıyla ilişkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BİLGİ İŞLER
Danışman: Öner ODABAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Prostat kanseri yaygınlığında artış toplumsal bir halk sağlığı sorunu olarak gündeme gelmektedir. Çalışmamızda 18 kadran TRUS-bx sonrası RRP yapılan hastaların spesmen patolojisi ile biyopsi sonuçlarının tümör dağılımı ve grade'i açısından karşılaştırılması, klinik evre ile patolojik evre arasındaki farkları etkileyebilecek faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca çalışmaya dahil edilen hastalar arasında multiparametrik MR görüntülemesi mevcut olanların PIRADS değerleri ile tümör ilişkisini karşılaştırılması ve lezyon özellikleri ile upgrade/upstage arasındaki ilişkinin karşılaştırılması hedeflenmiştir. Gereç- Yöntem: 18 kadran TRUS-bx sonrası prostat kanseri tanısı alıp RRP yapılan 139 hastanın spesmen patolojisi ile transrektal ultrason eşliğinde yapılan prostat biyopsisi patolojilerini tümör dağılımı ve grade'i açısından karşılaştırıldı. mpMRI çekilen hastaların sonuçlarının spesmen sonuçları ile uyumu, bu uyuma etki eden faktörler ve upgrading ve upstaging ile ilişkisi araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza prostat kanseri tanılı olup RRP uygulanan 139 hasta dahil edildi. Hastaların ortalama yaşları 66,06 ± 5,93, ortalama PSA değerleri, 12,54 ± 10,48 idi. Hastaların 49' unda ISUP grade'lerinde artış saptandı (49/139) (%35,2). 76 hastada (%50,3) 123 lober tümör lezyonu biyopsi ile yakalanmış, 63 hastada(%41,7) biyopsi sadece tek lobtaki tümörü görmüştür (yanlış negatiflik değeri %25,3). 139 hastanın mpMRI bilgilerine göre; 91 hastanın 17 'si PIRADS 2-3, 74'ü PIRADS 4-5 lezyona sahipti. 91 hastada radikal prostatektomi spesmeni ve MR bulguları birlikte değerlendirildiğinde; PIRADS değerlerinin, biyopsinin lezyonu yakalama başarısıyla ilişkisine baktığımızda PIRADS 2-3 lezyonları olan 17 hastanın 9'unda (%52,9) biyopsi ile lezyon yakalanmış, 8'inde (%47) atlanmıştır. PIRADS 4-5 lezyonları olan 74 hastanın 37'sinde (%50) biyopsiyle lezyon yakalanmış, 37'sinde (%50) atlanmıştır. 55 hastanın detaylı mpMRI raporuna ulaşıldı. 55 hastanın 26'sında (%41,8) tek odak, 14 'ünde (%25,4) 2 odak, 8'inde (%16,3) 3 odak, 4'ünde (%7,2) 4 odak, 3'ünde (%5,4) 6 odak tespit edildi. Toplamda 108 mpMRI odağının ortalama uzunluğu 13.3611 ±1.161 mm arasında değişmekte idi. Upstage olmayan ve olan hastaların lezyon boyutları sırasıyla vii ortalama 12.0556 ±1.069 mm ile 18.7333 ±2.83 mm arasında hesaplandı. İki grup arasında anlamlı fark bulundu (p=0.0012). mpMRI'daki yanlış pozitifliğe etki eden faktörlerin araştırılmasında, cerrahi spesmen ISUP GG'larına göre ISUP GG1 ve ISUP GG2-3-4-5 olarak iki ayrı gruba ayrıldı. 13 hastanın 9'u (%69,23) GG1 iken, 4'ü (%30,7) GG2-3-4-5 olarak bulundu. Yanlış pozitif hasta sayısı istatistik yapacak yeterlilikte olmasa da GG1 patolojiye sahip olanlar toplamın 3⁄4'ünü oluşturmaktaydı. Gerçek pozitiflik oranları ise 95 hastanın 28'i (%29,4) GG1, 67'si (70,53) GG2-3-4-5 idi. Gruplar arasında yanlış pozitiflik oranı istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,0046). mpMRI'da yanlış pozitiflik raporlanan 13 hastanın 5'i transizyonel zonda(tz) (%38,4), 7'si periferik zonda(pz) (%53,8), 1 tanesi ise anterior fibromusküler stromada (AFS) (%7,6) idi. Gerçek pozitif hastaların 30'u tz'de (%31,5), 56'sı pz'de (%58,9), 9 'u ise santral zon ve AFS'de (%9,4) idi. Tz ve pz'deki PIRADS 4-5 lezyonlar, spesmen patolojileri ISUP grade'lerine göre birbiri ile karşılaştırıldı. Tz'de görülen 27 PIRADS 4 ve 5 lezyonun 16 'sı (%59,2) GG1, pz'de ise 50 PIRADS 4 ve 5 lezyonun 9'u (%18) GG1 'di. PIRADS 4 ve 5 lezyonların lokalizasyona göre klinik önemli prostat kanseri tespit etme başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0,001). Sonuç: Prostat kanseri tanısında kullandığımız iğne biyopsisi ile radikal prostatektomi spesmeninin patolojik incelemelerinde, tümör lokalizasyonu ve grade'i her zaman örtüşmemektedir. mpMRI, biyopsi bulgularıyla birlikte değerlendirildiğinde gerçek evre ve grade'i öngörmede katkı sağlayabilir. Çalışmamızda lezyon boyutunun upstaging ile ilişkili olabileceğini ve transizyonel zondaki lezyonların klinik önemsiz olabileceğini bulduk. Yanlış pozitif lezyonların da klinik önemsiz olabileceğini değerlendirdik. Anahtar kelimeler: multiparametrik MRI, PIRADS, Prostat kanseri, upgrading, upstaging,