COVID-19 nedeniyle yatarak tedavi gören hastaların 3.ay ve 6.ay morbidite ve mortalitelerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE BULUT
Danışman: Hayriye Esra ATAOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: COVID-19 hastalığına yönelik yaptığımız bu çalışmamızda mortalite ve morbidite üzerinde etkili olan bağımsız risk faktörlerinin belirlenmesi, buna paralel olarak COVID-19 morbidite ve mortalitesinin azaltılması hedeflenmiştir. Materyal – Method: Çalışmamız Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Nisan 2020- Mayıs 2021 yılları arasında Pandemi Dahiliye servisinde yatarak tedavi gören 600 COVID-19 hastasının PCR pozitif saptanan 259 tanesi ile yapılmıştır. Hastaların yatış anı, 3. ay ve 6. ay laboratuvar verilerindeki oransal farklılıklar ile komorbidite durumları incelenmiştir. Elde edilen verilerin hastaların klinik şiddetine olan etkisi araştırılmıştır. Hastalar yaşayan ve exitus olacak şekilde iki grupta analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmamız 147 tanesi erkek 112 tanesi kadın olmak üzere 259 hastadan oluşmaktadır. Bu hastaların tamamı PCR+ olarak saptanmış olan hasta grubundan seçilmiştir. 3 aylık incelememiz de yaşayan hastalarımızın yaş ortalaması %56,91±15,88 iken exitus olan hastalarımızın yaş ortalaması %69,88±11,86 olarak saptanmıştır. 6 aylık incelememizde yaşayan hastalarımızın yaş ortalaması %57,16±15,8 iken exitus olan hastalarımızın yaş ortalaması %69,99±11,9 olarak saptanmıştır. Erkek cinsiyete baktığımızda 3 aylık mortalitede exitus oranı %68 saptanırken (p = 0,008) 6 aylık mortalitede exitus oranı %67 saptanmıştır (p= 0,01). Erkek cinsiyete sahip olmanın kadın cinsiyete göre mortalite üzerinde daha riskli olduğu gözlenmiştir. Koagülasyon belirteçlerinden olan deltad-dimer düzeyindeki artışın 3 ay ve 6 ay takiplerinin her ikisinde de mortalite üzerinde anlamlı olduğu saptanmıştır (3. Ay p= 0,003 6.ay p= 0,001). Koagülasyon tetkiklerinden bakılan diğer parametreler olan PT ve aPTT değerleri ise mortalite üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. 3 ay ve 6 ayda ki WBC değerinde olan artış, bazofil ve Hb değerlerindeki azalma mortalite üzerine istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Platelet ve lenfosit sayılarındaki azalma ise mortalite üzerinde en önemli hemogram belirteçleri olarak saptanmıştır (p<0,001). Aynı zamanda tüm takiplerde monosit düzeyinde olan artışın ve eozinofil düzeyinde olan azalışın mortalite üzerinde etkin risk faktörleri olduğu saptanmıştır (deltamonosit p=0,001 deltaeozinofil p=0,002). Çalışmamızda deltaALP, deltaCRP değerlerinde olan yükselme ve deltaalbümin değerinde olan düşme 3. ve 6. ay takiplerinde anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Deltaprokalsitonin ise p=0,047 olarak saptanmıştır. Yaptığımız regresyon analizinde ise yatış anında, 3. ay ve 6. ay takiplerinde yaş, erkek cinsiyet varlığı ve KBH varlığı COVID-19 mortalitesi üzerinde bağımsız risk faktörü olarak saptanmıştır (yaş p<0,001 OR=1,047, erkek cinsiyet p=0,009 OR=1,797, KBH p=0,003 OR=2,093). DM varlığı, HT varlığı ve KAH varlığı ise bağımsız risk faktörü olarak anlamlı saptanmamıştır. Laboratuvar belirteçlerinden ise deltaTrombosit (düşmesi veya aynı kalması) (p=0,010, OR=1,890), delta Lenfosit (düşmesi veya aynı kalması) (p<0,001, OR=2,919), delta ALP (artması) (p=0,026, OR=1,869), delta albümin (düşmesi veya aynı kalması) (p=0,042, OR=2,895), delta CRP (artması) (p=0,023, OR =1,875), delta D-dimer (artması) (p=0,023, OR =1,952) ve ilk ferritinin (500 ve üzerinde olması) (p=0,001, OR=2,270) mortalite üzerinde en etkili risk faktörleri olduğu saptanmıştır.Ayrıca hastaların 3.ve 6.ay takiplerinde yaş, erkek cinsiyet, KBH varlığı ve radyolojik tutulum (orta- ağır ) mortalite üzerinde etkili risk faktörleri olarak saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamız da artan yaşın, erkek cinsiyetin ve kronik böbrek hastalığına sahip olmanın mortalite risk artışında bağımsız belirteçler olduğu gözlemlenmiştir. Laboratuvar belirteçlerinin COVID-19 tanı ve takibinde ne kadar önemli olduğu tespit edilmiştir. Laboratuvar verileri arasında özellikle lenfosit, trombosit sayılarındaki düşüşün ve CRP, d-dimer, ferritin düzeylerindeki artışın mortalite üzerinde etkin olduğu, bu sebeple yakın takip edilmesi gerektiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak hastaların yaşı, cinsiyeti, komorbiditeleri, laboratuvar parametreleri ve radyolojik tutulumları birlikte değerlendirilmelidir.