Gelişimsel Pediatri Polikliniği'ne ilk üç yaşta konuşma gecikmesi yakınması ile başvuran çocukların okul öncesi dönemde gelişimlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAZAL ÇAVUŞOĞLU GÖKÇEN

Danışman: Aysun KARA UZUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Konuşma gecikmesi okul öncesi dönemdeki çocuklarda görülen en yaygın gelişimsel problemlerden biridir. Bu nedenle altta yatan nedenleri ve risk faktörlerini belirlemek, tanıyı koymak zamanında müdahale açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada konuşma gecikmesi üzerinde etkisi olabilecek risk faktörlerini belirlemek, erken müdahale yaklaşımlarının konuşma gecikmesi ve çocuğun gelişimi üzerine etkisini değerlendirmek, konuşma gecikmesi yakınması ile başvuran çocukların okul öncesi değerlendirmesi sonucu karşılaşılabilecek gelişimsel sorunları belirlemek ve saptanan sorunlara yönelik erken müdahale planlarını oluşturmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif bir çalışmadır. Çalışmaya Eylül 2019 ve Mayıs 2022 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Gelişimsel Pediatri Polikliniği'ne konuşma gecikmesi yakınması ile başvuran, ilk başvuruda 3 yaş ve altında olan ve Gelişimsel Pediatri Uzmanı tarafından ayrıntılı bütüncül gelişimsel değerlendirmesi yapılan çocuklar dahil edildi. Çocukların tıbbi kayıtlardan verilerine ulaşıldı. Bu çocuklardan araştırmanın yapıldığı dönemde yaşı 48-72 ay aralığında olanların ebeveynlerine araştırmacıya ait telefondan ulaşılarak çocuklar kontrole çağırıldı. Ardından bu çocuklara "Erken Gelişim Evreleri Envanteri" uygulandı. Bulgular: Çalışmaya konuşma gecikmesi yakınması ile başvuran 135 çocuk, kontrol grubuna ise 100 çocuk olmak üzere toplam 235 çocuk dahil edildi. Çalışma grubunun %74,1'i erkek, kontrol grubunun %44'ü erkektir. Çalışmamızda konuşma gecikmesi yakınması ile başvuran çocukların ailelerinin aylık geliri daha düşük bulundu. Çalışmamızda konuşma gecikmesi yakınması ile başvuran çocukların kitap okuma, oyun oynama ve parka gitme oranları kontrol grubuna göre daha düşük bulundu.Konuşma gecikmesi grubunda ekran maruziyet süreleri kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu. Çalışmamızda erkek cinsiyet, düşük sosyoekonomik düzey, anne yaşının küçük olması, ailede konuşma gecikmesi tanısı alan birey olmasının çocukta konuşma gecikmesi riskini artırdığı görüldü. Konuşma gecikmesi yakınması ile başvuran çocukların kitap okuma, oyun oynama ve parka gitme oranları daha düşük, ekran maruziyet süreleri daha yüksek bulundu. Erken Gelişim Evreleri Envanteri ile okul öncesi dönem değerlendirmesinde konuşma gecikmesi grubunda iletişim, problem çözme ve kişisel-sosyal alanlarda gecikme saptanma oranı daha yüksek bulundu. Çalışmamızda ev ortamında dil gelişimini destekleyici öneriler, kreş, okul öncesi eğitim ve dil terapisi gibi erken müdahale stratejilerinin, çocukların dil ve iletişim becerilerini olumlu yönde etkilediği, sosyal etkileşimlerini artırdığı EGE sonuçlarında görülmüştür. Sonuç: İzole konuşma gecikmesi yakınmasıyla başvuran çocuklarda risk faktörleri belirlenmeli, tanıları erken konulmalı ve erken ve etkili müdahale yaklaşımları uygulanmalıdır. Hangi çocukların bu durumu doğal olarak atlatacağı, hangilerinin ise kalıcı sorunlar yaşamaya devam edeceği çoğu zaman önceden kestirilemediği için, bu çocukların gelişimleri bütüncül bir yaklaşımla izlenmeli ve düzenli olarak yeniden değerlendirilmelidir. Bu tür bir yaklaşım, çocukların sağlıklı ve dengeli bir gelişim süreci geçirmeleri, gelecekteki akademik başarıları ve sosyal uyumları açısından büyük önem taşır.