Erişkin hastalarda idrar kültürlerinden izole edilen bakteriyel etkenler ve antibiyotik direnç profilleri; retrospektif bir analiz


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLARA MAMUK SARITAŞ

Danışman: Selma PEKGÖR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Herhangi bir polikliniğe başvuran erişkin hastalardan alınan idrar kültürü örneklerinden izole edilen bakteriyel etkenlerin sıklığını belirlemek ve bu mikroorganizmaların antibiyotik duyarlılık profillerini; ayrıca genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (ESBL) üretimi, cinsiyet ve poliklinik başvuruları ile ilişkili direnç farklılıkları retrospektif olarak analiz etmektir. Elde edilecek verilerle, ampirik tedavi yaklaşımlarının daha doğru yönlendirilmesi ve bölgesel antibiyotik direncinin izlenmesine katkı sağlanması hedeflenmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif arşiv taramasında 01.01.2024-01.07.2024 tarihleri arasında çeşitli polikliniklerden Mikrobiyoloji Laboratuvarımıza gönderilen erişkin idrar örneklerinin sonuçları retrospektif olarak incelendi. Kültürlerde genellikle ≥10⁵ koloni/mL düzeyinde anlamlı üreme saptanan örnekler değerlendirmeye alınmış; ancak klinik olarak anlamlı kabul edilen, piyüri pozitif ve daha düşük koloni yoğunluğuna sahip bazı örnekler de çalışmaya dâhil edilmiştir. Bakteri tanımlamaları ve antibiyotik duyarlılık testleri; konvansiyonel yöntemler uygulanarak otomatik bakteri tanımlama ve duyarlılık cihazı ile yapıldı. Bulgular: İncelenen 9816 örnekten 641'inde anlamlı üreme saptandı. İzolatların %90'ını Gram Negatif, %10'unu Gram Pozitif bakteriler oluşturdu. En sık etken E. coli (%77,8), ikinci sırada K. pneumoniae (%15,9) yer aldı. E. coli suşlarında ampisilin (%59,9), üçüncü kuşak sefalosporinler (%28,3–35,4) ve siprofloksasine (%31) karşı yüksek direnç saptanırken, nitrofurantoin (%1,8) ve karbapenemlere (<%1) karşı direnç oldukça düşüktü. K. pneumoniae suşlarında nitrofurantoin direnci %18,5 olup karbapenemlere karşı direnç düşük bulundu. ESBL pozitiflik oranı E. coli'de %32,5, K. pneumoniae'da %28,3 idi; ESBL pozitif suşlarda sefalosporin ve florokinolon dirençleri anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Gram pozitif suşlarda genel duyarlılık korunmuş olup, Enterococcus spp. ve Staphylococcus spp. suşlarının tamamı linezolid ve glikopeptidlere duyarlı bulundu. Poliklinik bazlı analizde florokinolon ve trimetoprim-sülfametoksazol direncinin özellikle üroloji ve nefroloji polikliniklerinde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda elde edilen bulgularda, toplum kökenli idrar yolu enfeksiyonlarında E. coli başlıca etken olup, ESBL pozitifliği önemli oranlara ulaşmaktadır. Ampisilin, üçüncü kuşak sefalosporinler ve florokinolonlara karşı direnç yüksektir. Nitrofurantoin ve karbapenemler etkinliğini korumaktadır. Cinsiyet ve poliklinik bazlı direnç farklılıkları, ampirik tedavide hasta özelliklerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermektedir. Lokal antibiyogram takibi, akılcı antibiyotik kullanımı ve kültüre dayalı tedavi yaklaşımları direnç gelişimini azaltmada kritik öneme sahiptir. Anahtar kelimeler: İdrar yolu enfeksiyonu, Enterobacterales, ESBL, İdrar kültürü, Antimikrobiyal direnç