Aile hekimliği polikliniğine başvuran hipertansiyon hastalarında depresyon durumu ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAFSA İREM YAZICI
Danışman: Hilal ÖZKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Hipertansiyon yaşam kalitesini olumsuz etkileyerek depresyon riskini arttıran önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada aile hekimliği polikliniğine başvuran hipertansiyon hastalarının depresyon düzeyini belirlemek, depresyon düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Böylece birinci basamağa başvuran hastalara bütüncül ve hasta merkezli yaklaşarak kapsamlı bakım vermenin önemini vurgulamak hedeflenmiştir. GEREÇ VE YÖNTEM: Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine 01.07.2024-31.07.2024 tarihleri arasında çeşitli sebeplerle başvuran toplamda 192 hipertansiyon tanısı almış gönüllü hastaya yüz yüze görüşme yöntemi ile anket uygulanmıştır. Ankette demografik özelliklerin yanı sıra depresyon düzeyinin belirlenmesi için Beck Depresyon Envanteri Ölçeği (BDEÖ), yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla Short Form 12 (SF-12) ölçeği yer almaktadır. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS sürüm 25.0 kullanılarak gerçekleştirildi ve p<0,05 anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Çalışmamıza katılan hastaların 129'unun kadın, 63'ünün erkek olduğu tespit edildi. Yaş ortalamasının 53.45 ± 8.20 olduğu görüldü. Hastaların depresyon düzeylerine bakıldığında %29.2' sinin orta ve şiddetli depresyon düzeyine sahip olduğu saptandı. Hipertansiyon hastalığı süresi uzadıkça hipertansiyona bağlı gelişen şikayetler (p=0.017) ve ek organ hastalıklarının (p<0.001) anlamlı şekilde arttığı gözlemlendi. Bununla beraber hipertansiyona bağlı şikayetleri (p<0.001) ve ek organ hastalıkları (p=0.001) bulunan hastaların bulunmayanlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde BDEÖ' den daha yüksek puan aldığı görüldü. BDEÖ toplam puanları ile ve YKÖ alt boyutlarından "Fiziksel Bileşen" puanları (p<0.001) ve "Mental Bileşen" puanları (p<0.001) arasında negatif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı. SONUÇ: Hipertansiyon kronik bir hastalık olması nedeniyle, bireylerin fiziksel sağlığını doğrudan etkilediği gibi psikolojik sağlığı üzerinde de ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Yüksek tansiyonun meydana getirdiği stres ve kaygı depresyon riskini arttırarak hastaların yaşam kalitesini düşürmektedir. Hipertansiyon hastalarına birinci basamakta hasta merkezli ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmeli; hastaların sadece fiziksel hastalıkları ve komplikasyonları değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik durumları da değerlendirilmelidir. • Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, yaşam kalitesi, depresyon, kapsamlı sağlık hizmeti, aile hekimliği, kronik hastalık