Kliniğimizde servikal kanser tarama programında HPV sıklığı, tipleri, kolposkopi ve biyopsi sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARZU SAYGILI

Danışman: Niyazi TUĞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Günümüzde kadın sağlığı açısından önemli bir konu olan Human Papillomavirus (HPV) enfeksiyonu, dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. HPV, yaklaşık 200'den fazla türü içeren geniş bir virüs ailesidir. Bunlardan bazıları düşük riskli olarak kabul edilirken (genellikle cilt siğillerine neden olurlar), diğerleri yüksek riskli olarak sınıflandırılmıştır. Tip 16 ve 18, servikal kanser vakalarının büyük bir yüzdesinden sorumlu olup, dünya genelinde servikal kanser vakalarının yaklaşık %70'inden daha fazlasından sorumlu tutulmaktadır.Tarama pap smear testi ile yapılmaktadır. Smear testinde olası bir risk görüldüğünde servikal biopsi temeline dayanan kolposkopi ile kesin tanıya gidilmektedir. Kolposkopi bu enfeksiyonun yarattığı hastalıkların ve kanserlerin erken tanısında ve takibinde önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada amaç HPV pozitifliğinin kolposkopi sonucunda elde edilen patoloji sonuçları ile ilişkisini incelemektir. Gereç ve yöntem: Hastanemiz jinekoloji polikliniğinde ocak 2020 ile ocak 2024 tarihleri arasında, sitolojileri normal olan 175 tanesinde HPV 16, 18 veya her ikisi birden pozitif, 197 tanesinde de diğer yüksek riskli HPV tiplerinin pozitif olduğu toplam 372 hasta üzerinde çalıştık. Tüm bu hastalara kolposkopik değerlendirme yapılarak gerekli görülen alanlardan patoloji için punch biyopsi alıp patoloji laboratuvarına gönderdik. Çalışmanın sonunda da tüm bu hastaların patoloji sonuçlarını birbiriyle karşılaştırıp preinvaziv lezyonlarda görülen HPV tiplerinin yüzdelerini hesapladık. Bulgular: Bu çalışmada HPV tip 16-18-45 pozitifliği olan olguların yaş ortalaması 39,17±9,90; diğer yüksek riskli HPV grubundaki hastaların yaş ortalaması 38,24±8,51 olarak tespit edilmiştir. CIN1 olanlarda ise HPV16-18-45 olan grupta olanların oranı %50,9 diğer yüksek riskli HPV grubunda olanların oranı %49,1 olarak tespit edilmiştir. CIN1 olma olasılığı açısından da gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). CIN2 ve CIN3 olanlarda da yine aynı şekilde anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Ecc sonrası patolojiler açısından HPV16-18-45 grubunda yer alan ve diğer yüksek riskli HPV grubunda yer alan hastalar arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Bu çalışmada kolposkopi punch biyopsi sonucunda scc olan hastaların %42,9'u HPV tip 16-18-45 pozitifliği olan grupta yer alırken %57,1'i diğer yüksek riskli HPV tiplerinin pozitif olduğu grupta yer almaktadır. Bu açıdan gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Yine ecc sonucu scc saptanan hastaların %42,9'u HPV 16-18-45 grubunda yer alırken %57,1'i diğer yüksek riskli HPV grubunda yer almaktadır bu açıdan da gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır Sonuç: Bu çalışmada smear sitolojisi normal olan ancak HPV pozitifliği nedeniyle kolposkopi yapılan hastalarda HPV 16-18-45 pozitifliği olan ve diğer yüksek riskli HPV pozitifliği olan hastaların kolposkopi sonuçları arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Bulgularımız, yaş ve paritenin gruplar arasında anlamlı bir farklılık yaratmadığını göstermiştir. Kolposkopi punch biyopsi ve ECC sonrası patoloji sonuçları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu çalışmada HPV 16-18-45 pozitifliği olan hastalar ile diğer yüksek riskli HPV pozitifliği olan hastaların kolposkopi sonuçları arasındaki ilişkiye bakıldığında anlamlı farklılık bulunamamıştır. HPV enfeksiyonlarının yönetimi ve takip süreçlerinde klinik karar verme sürecine katkı sağlanabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: kolposkopi, HPV, smear