Monogenik parkinson hastalığı ön tanısı ile takipli hastalarda gen analizi sonuçları ve klinik etkilerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLEK ÖZATA AKSOY

Danışman: Yusuf TUNCA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Parkinson Hastalığı (PH) Alzheimer Hastalığı'ndan sonra ikinci en sık görülen nörodejeneratif bozukluktur. Belirli genlerdeki mutasyonlar, tüm olguların yaklaşık %5-10'undan sorumludur. Bu çalışmada Monogenik Parkinson Hastalığı ön tanısı ile değerlendirilen olgularda genetik etiyolojinin Yeni Nesil Dizileme (YND), Multipleks Ligasyona Bağlı Prob Amplifikasyon (MLPA) ve Sanger Dizileme yöntemleri ile elde edilen verilerden retrospektif olarak incelenmesi ve sonuçların klinik etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Klinik olarak Monogenik Parkinson Hastalığı ön tanısı ile değerlendirilen 35 olgunun SNCA, PRKN, PINK1, ATP13A2, LRRK2, PLA2G6, FBXO7, VPS35, DNAJC6, DJ1 genlerini içeren YND paneli sonuçları, 9 olgunun SNCA, PRKN, PINK1, ATP13A2, LRRK2, DJ1, UCHL1, GCH1 genlerini içeren MLPA paneli sonuçları ve 1 olgunun Sanger dizileme analizi sonucu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastaların demografik ve klinik özellikleri ayrıntılı dosya taraması ile kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan 36 olgunun 12'sinde (%33.3) 13 farklı varyant saptanmıştır. Olguların 4'ünde klinikle uyumlu patojenik mutasyon saptanmıştır. 3 olguda PRKN geninde c.125G>C (p.Arg42Pro) homozigot patojenik varyant, 1 olguda PRKN geninde promotor bölge, ekzon 1 ve ekzon 3 delesyonlar ı saptanmıştır. 1 olguda PRKN geninde heterozigot patojenik varyant , 7 olguda ATP13A2, PRKN, VPS35, PINK1, PLA2G6 genlerinde heterozigot sınıf III (Klinik Önemi Belirsiz VUS) varyant saptanmıştır. Hastaların genotip-fenotip korelasyonları değerlendirilmiştir. Sonuç: Bu çalışma Monogenik Parkinson Hastalığı ön tanısına yönelik birden fazla moleküler tanı yönteminin kullanıldığı ülkemizde yapılmış nadir çalışmalardandır. Çalışmamızın saptanan varyantlar ve klinik etkileri incelenerek literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Sonuçlarımızın toplumumuzda sık görülen varyantların tespitine ve risk altındaki diğer aile bireylerine genetik danışma verilmesine katkı sağlaması beklenmektedir.