Özefagogastroduedonoskopi ve kolonoskopi işlemlerinde sedasyon sonrası görülen elektrokardiyografik değişiklikler: Gözlemsel bir çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF YILDIZ GÖL
Danışman: Sinan UZMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Gastrointestinal endoskopik işlemler sırasında hasta konforu ve işlem başarısını artırmak amacıyla sedasyon sıkça tercih edilmektedir. Sedatif ajanların kardiyak elektrofizyolojik parametreler ve vital bulgular üzerindeki olası etkileri, özellikle kardiyak risk faktörü taşıyan bireylerde klinik açıdan önem arz etmektedir. Bu çalışmada özefagogastroduedonoskopi ve kolonoskopi uygulanan hastalarda sedasyonun QT, QTc, Tp-e ve Tp-e/QTc gibi repolarizasyon parametreleri ile kan basıncı, kalp hızı, oksijen satürasyonu ve solunum sayısı gibi hemodinamik ve respiratuar göstergeler üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak planlanan bu çalışma, üçüncü basamak bir sağlık kuruluşunda sedasyon altında özefagogastroduedonoskopi ve/veya kolonoskopi uygulanan toplam 120 hasta üzerinde yürütülmüştür. Sedasyon öncesi ve sonrası elde edilen elektrokardiyografik parametreler (QT, QTc, Tp-e, Tp-e/QTc) ile vital bulgular (sistolik ve diastolik kan basıncı, kalp hızı, oksijen satürasyonu, solunum sayısı) kaydedilmiş ve istatistiksel yöntemlerle karşılaştırılmıştır. Bulgular: Sedasyon sonrası QT ve QTc aralıklarında preoperatif değerlere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir uzama saptanmıştır (p <0.05). Ayrıca Tp-e ve Tp-e/QTc parametrelerinde de anlamlı değişiklikler gözlenmiş olup, bu bulgu sedasyonun kardiyak repolarizasyon heterojenitesini artırabileceğini düşündürmektedir. Vital parametreler açısından değerlendirildiğinde, sedasyon uygulamasını takiben kan basıncı, kalp hızı, oksijen satürasyonu ve solunum sayısında anlamlı farklılıklar izlenmiştir. Sonuç: Çalışmamız, sedasyonun yalnızca işlem konforu ve başarısı açısından değil, aynı zamanda kardiyak ve respiratuar güvenlik yönünden de dikkatle ele alınması gereken bir uygulama olduğunu ortaya koymaktadır. Sedatif ajanlar genel olarak güvenle kullanılabilmekle birlikte, QT ve Tp-e gibi repolarizasyon parametrelerinde gözlenen değişiklikler kardiyak aritmi riski ile ilişkili olabilir. Bu nedenle özellikle kardiyak risk faktörü taşıyan hastalarda uygun ilaç seçimi, doz ayarlaması ve yakın monitörizasyon önem arz etmektedir. Daha geniş örneklemlerle yürütülecek çok merkezli çalışmaların, farklı sedatif ajanların elektrokardiyografik ve hemodinamik etkilerini daha net ortaya koyacağı ve klinik uygulamalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.