Pediyatrik tip1 diyabet hastalarında ilk tanı anındaki çölyak serolojisinin diyabetin başlangıç ve ileri dönem izlemine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖZDE HASGÜN YAVUZ

Danışman: Hasan ÖNAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Tip 1 diyabetes mellitus (T1DM) tanısı almış pediatrik hastalarda tanı anındaki çölyak serolojisinin seyri ile diyabetin metabolik kontrolü, insülin ihtiyacı, büyüme parametreleri ve eşlik eden otoimmün hastalıkların ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kohort tasarımla yürütülen bu çalışmada, 2020–2023 yılları arasında T1DM tanısı almış 254 çocuk hasta üç gruba ayrılmıştır: Grup 1 – çölyak seronegatif kalanlar (%75.6), Grup 2 – çölyak tanısı alanlar (%8.7), Grup 3 – seropozitifleşmiş ancak tanı almamış bireyler (%15.7). Tüm gruplarda demografik, klinik, biyokimyasal, otoimmün ve antropometrik veriler karşılaştırmalı olarak incelenmiş; ayrıca çok değişkenli lojistik regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 254 T1DM'li çocuk hastanın %75.6'sı çölyak serolojisi negatif kalan veya negatifleşen bireylerden (Grup 1, n=192), %8.7'si çölyak tanısı almış bireylerden (Grup 2, n=22), %15.7'si ise seropozitifliği devam eden ancak tanı almamış bireylerden (Grup 3, n=40) oluşmaktaydı. Grup 3 hastalarının ortalama yaşı 14.0 ± 2.5 yıl olup, Grup 1 (11.5 ± 4.6 yıl) ve Grup 2'ye (13.0 ± 3.5 yıl) göre anlamlı derecede daha yüksekti (p 0.05). 2024 yılı HbA1c ortalamaları Grup 3'te 7.9 ± 1.2, Grup 1'de 7.2 ± 1.0 ve Grup 2'de 7.1 ± 0.9 olarak saptandı; Grup 3 ile diğer gruplar arasında anlamlı fark mevcuttu (p=0.004). Günlük insülin dozu (IU/kg/gün) 2024 yılında Grup 3'te 0.9 ± 0.3, Grup 2'de 0.8 ± 0.3 ve Grup 1'de 0.8 ± 0.4 olup, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.003). Tanı anı C-peptit düzeyleri Grup 2'de 0.7 ± 0.4 ng/mL ile en yüksek düzeyde olup, Grup 1 ve 3'te 0.5 ± 0.3 ng/mL idi (p=0.016). Boy SDS ortalamaları tanı anında Grup 2'de –0.5, Grup 1 ve 3'te ise –0.1 düzeyindeydi. Takip sonunda bu değerler sırasıyla –0.2, 0.0 ve –0.3 olarak güncellendi. Kilo ve BMI SDS değişimleri benzer şekilde Grup 2'de tanı anında en düşük düzeyde olup izlemde düzelme eğilimi gösterdi. Ancak bu parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Çölyak tanısı ile anlamlı ilişkili bulunan faktörler: ileri yaş (OR: 1.12, p=0.009), pubertal dönem (OR: 2.45, p=0.028), daha erken tanı yılı (OR: 0.85, p=0.015), yüksek C-peptit düzeyi (OR: 4.80, p=0.017), eşlik eden otoimmünite (OR: 3.35, p=0.010) ve daha düşük 2024 insülin dozu (OR: 0.59, p=0.042) olarak saptandı. Sonuç: T1DM'li çocuklarda çölyak seropozitifliği, özellikle tanı almamış bireylerde, glisemik kontrol ve insülin ihtiyacı gibi metabolik parametreleri olumsuz etkileyebilir. Bu bulgular doğrultusunda, çölyak serolojisinin izlem boyunca düzenli değerlendirilmesi, potansiyel çölyak hastalığı gelişebilecek bireylerin erken saptanarak takip ve tedavi süreçlerine dahil edilmesi klinik yönetim açısından önem arz etmektedir. ix Anahtar Kelimeler: Tip 1 diyabet, çölyak hastalığı, çocuk endokrinolojisi, glisemik kontrol, otoimmünite, seroloji, büyüme-gelişme.