Çocuk acil servise başvuran invajinasyon tanısı konulan hastaların COVID-19 pandemi öncesi ve COVID-19 pandemi dönemindeki laboratuvar ve demografik özelliklerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HARUN AKMAN

Danışman: Sevgi AKOVA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: İnvajinasyon çocuk hastalarda görülen barsak tıkanıklığının en sık nedenlerinden biri ve sık görülen abdominal bir acildir. Cerrahi veya cerrahi dışı yöntemler ile tedavi edilebilir. Bu çalışmada çocuk acil servise başvuran invajinasyon tanısı konulan hastaların COVİD-19 pandemi öncesi ve COVİD-19 pandemi dönemindeki laboratuvar ve demografik özelliklerini karşılaştırmayı ve COVİD-19 pandemisinin invajinasyon üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: 11.03.2018–11.03.2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servis'e başvuran ve invajinasyon tanısı alan 111 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. 11.03.2018-10.03.2020 tarihleri arası COVİD-19 pandemi öcesi dönem, 11.03.2020-11.03.2022 tarihleri arası COCİD-19 pandemi dönemi olarak kabul edildi. Çalışmaya dahil edilme kriterleri 1 ay-18 yaş(216 ay) arasındaki invajinasyon tanısı alan hastalar olarak kabul edildi. Dışlanma kriterleri olarak ise 1 ayın altında ve 18 yaşın(216 ay) üstünde olan hastalar ile çalışmaya uygun olan anamnez, fizik muayene ve laboratuvar bilgileri bilgisayar sisteminde eksik olanlar olarak belirlendi. Hastaların başvuru şekilleri, şikayetleri, muayene bulguları, demografik özellikleri, laboratuvar bulguları, tanı ve uygulanan tedavi yöntemleri ile yatış süreleri incelendi. BULGULAR: Hastaların yaşlarının median değeri 30 ay, minimum 3 aylık maksimum ise 153 aylık olarak tespit edildi. Yaş gruplarına göre incelediğimizde ise, %27'si(n=30) 1-12 ay, %44,1'i(n=49) 13-35 ay, %20,7'si(n=23) 36-71 ay, %8,11'i(n=9) 72-216 ay arasında bulundu. Şikayetlerine göre; %95,5'inde(n=106) karın ağrısı, %73'ünde(n=81) kusma, %45,9'unda(n=51) huzursuzluk, %30,6'sında(n=34) kanlı dışkılama, %20,7'sinde(n=23) ishal, %18,9'unda(n=21) kabızlık, %9'unda(n=10) ateş olduğu saptandı. İnvajinasyon triadı %28,8(n=32) olarak tespit edildi. Cinsiyetlererine göre, %65,8'i(n=73) erkek, %34,2'i(n=38) kız idi. Mevsimlere göre ise, %42,3'ü(n=47) ilkbahar, %22,5'i(n=25) kış, %10,8'i(n=12) sonbahar, %24,3'ü(n=27) yaz şeklinde saptandı. Tıbbi öykülerine göre; %9,91'inde(n=11) üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü, %26,1'inde(n=29) akut gastroenterit öyküsü, %5,41'inde(n=6) daha önce geçirilmiş invajinasyon öyküsü, %3,6'sında(n=4) daha önce geçirilmiş batın ameliyat öyküsü vardı. Tedavi şekillerine bakıldığında; %59,5'i(n=66) ameliyat, %27'si(n=30) hidrostatik redüksiyon, %13,5'i(n=15) spontan redüksiyon olduğu gözlendi. Patolojik öncül nokta %26,1(n=29) olguda; akut apandisit %68,9 (n=20), Meckel divertikülü %20,6'(n=6), duplikasyon kisti %3,4(n=1), lenfoma %3,4(n=1) ve polip+duplikasyon kisti %3,4(n=1) olduğu bulundu. İnvajinasyon yerleşimine göre; %77,5(n=86) ileokolik, %17,1(n=19) ileoileal, %2,7(n=3) kolokolik ve %2,7(n=3) ileoileal+ ileokolik yerleşimli idi. Hastaların %75,6'sı(n=84) pandemi öncesi dönemde, %24,4'ü(n=27) pandemi döneminde tanı aldığı görüldü. Pandemi dönemindeki hastaların; Yaş gruplarına göre; %40,7'sinin(n=11) 13-35 ay, %29,6'sının(n=8) 36-71 ay, %18,5(n=5)'inin 1-12 ay, %11,1'inin(n=3) 72-216 ay arasında, ortalama yaşın ise 33 ay olduğunu saptadık. Cinsiyetlerine göre; %81,4'ü(n=22) erkek, %18,6'sı(n=5) ise kızdı. Mevsimlere göre; %37'si(n=10) ilkbahar, %29,6'sı(n= 8) kış, %18,5'i(n=5) yaz, %14,8'i(n=4) ise sonbahar mevsiminde tanı aldığı görüldü. Şikayetlerine göre bakıldığında; en sık ilk iki yakınma %100'ünde(n=27) karın ağrısı, %74,1'inde (n=20) kusma idi. %11,1'inde(n=3) kanlı dışkılama vardı. İnvajinasyon triadı ise %11,1(n=3) hastada tespit edildi. Yerleşim yerine göre; %77,8'inin (n=21) ileokolik, %18,5'inin (n=5) ileoileal, %3,7'sinin (n=1) ise kolokoik yerleşimli olduğu, ileoileal+ileokolik yerleşimli hasta olmadığı saptandı. Uygulanan tedavi türlerine bakıldığında; %48,1'inin(n=13) ameliyat ile, %33,3'ünün(n=9) hidrostatik redüksiyon ile tedavi ediliği, %18,5'inin(n=5) ise spontan redükte olduğu gözlendi. Pandemi öncesi dönemdeki hastaların; Yaş gruplarına göre; %45,2'sinin(n=38) 13-35 ay, %29,8'inin(n=25) 1-12 ay, %17,9'unun(n=15) 36-71 ay, %7,14'ünün(n=6) 72-216 ay arasında, ortalama yaşın 21 ay olduğunu görüldü. Cinsiyetlerine göre; %60,7'si(n=51) erkek, %39,3'ü(n=33) kızdı. Mevsimlere göre; %44'ünün(n=37) ilkbahar, %26,2'sinin(n=22) yaz, %20,2'sinin(n=17) kış, %9,5'inin(n=8) sonbahar mevsiminde tanı aldığını gözlemledik. Şikayetlerine göre bakıldığında; en sık ilk iki şikayet, %94'ünde(n=79) karın ağrısı, %72,6(n=61) kusma idi. %36,9'unda(n=31) kanlı dışkılama şikayeti olup %34,5'inde(n=29) invajinasyon triadı vardı. Yerleşim yerine göre; %77,4'ünün (n=65) ileokolik, %16,7'sinin (n=14) ileoileal, %3,57'sinin (n=3) ileoileal+ileokolik, %2,3'ünün (n=2) kolokolik yerleşimli invajinasyon olduğu tespit edildi. Tedavi şekline bakıldığında; %63,1'inin(n=53) ameliyat ile, %25'inin(n=21) hidrostatik redüksiyon ile tedavi edildiği, %11,9'unun(n=10) spontan redükte olduğu saptanmıştır. SONUÇ : İnvajinasyon, çoğu literatürden farklı olarak, her iki dönemde de en sık 13-35 ay arasındaki hastalarda saptandı. Literatür ile uyumlu olarak her iki dönemde de en sık ilkbahar aylarında invajinasyon tanısı konulduğu görüldü. Hastalarda her iki dönemde de en sık karın ağrısı şikayeti olduğu görüldü ve literatür ile uyumlu saptandı. Her iki dönemde de literatür ile uyumlu olarak en sık cerrahi tedavi uygulandı. Hastalarda patolojik öncül nokta olarak her iki dönemde de literatürden farklı olarak en sık akut apandisit, ikinci sıklık olarak da Meckel divertikülü olduğunu saptadık. İnvajinasyon triadının her iki dönemde de diğer yaş gruplarına göre en sık 1 yaş altında görüldüğü saptandı ve literatür ile uyumlu idi. Hastalarda, her iki dönemde de literatür ile uyumlu en sık ileokolik invajinasyon saptandı. Pandemi döneminde invajinasyon insidansının literatüre benzer olarak azaldığı tespit edildi. Pandemi dönemindeki olguların yanlızca birinin COVİD-19 PCR testinin pozitif olduğu belirlendi. Pandemi dönemindeki hastaların pandemi öncesi döneme göre yoğun bakım yatış oranının daha fazla olduğu görüldü. ANAHTAR KELİMELER: Çocuk, Çocuk acil, İnvajinasyon, COVİD-19 Pandemisi