Çocuk sağlığı ve hastalıkları asistan, uzman ve yandal uzman hekimlerinin cinsel istismar hakkındaki bilgi düzeyi anket çalışması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ GÖKÇE ERASLAN

Danışman: Rabia Gönül SEZER YAMANEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Cinsel istismar; günümüzde olduğu gibi uzun yıllardır da sürmekte olan; fiziksel, duygusal, ahlaki, yasal, sosyal ve kültürel boyutları olan, multidisipliner yaklaşılması gereken, toplumu bütünüyle etkileyen hassas bir konudur. Çocuk sağlığı ve hastalıkları asistan, uzman ve yandal uzman hekimlerinin cinsel istismar vakası ile karşılaşıp karşılaşmadığı, karşılaştığında bildirimde bulunması gereken yeri ve izlemesi gereken prosedürü bilip bilmediği, hangi durumlarda cinsel istismardan şüphelenildiği, hangi fizik bakı bulgularına göre cinsel istismar olarak değerlendirilip değerlendirilmediğinin bir anket yardımıyla saptanması ve doğru bilinen soruların; mesleki deneyim, konuyla ilgili eğitim alma, çalışılan hastaneye ve çalışılan birime göre değişip değişmediğinin değerlendirilmesi; ülkemizde sık görülen cinsel istismar vakalarının tespitinde, doğru değerlendirilmesi ve adli makamlara bildirilmesi aşamalarında farkındalıklarının tespiti ve cinsel istismar vakalarındaki rollerinin öneminin vurgulanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı türde olan çalışmamıza İstanbul Anadolu yakasındaki üniversite ve eğitim ve araştırma hastanelerinde görev yapmakta olan 198 çocuk sağlığı ve hastalıkları asistan, uzman ve yandal uzman hekimi katıldı. Katılan hekimlere 7 sorusu demografik bilgi, 12 soru bilgi düzeyi, 7 soru eğitim ile ilgili görüş ve öneri, 4 soru ise cinsel istismar olgusu saptama ve bildirimi sorgulama ile ilgili toplam 30 soruluk anket uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS22 programı kullanılmıştır. İstatistiklerde anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılan hekimlerin %62,1'i 20-29 yaş grubunda, %67,2'si asistan hekim, ortalama meslekte çalışma süreleri 6,2±6,2 yıl idi. Hekimlerin %88,4'ü acil servis/polikliniklerde görev alırken, %72,2'si son 5 yıl içerisinde cinsel istismar ile ilgili eğitim almadığını, %79,3'ü eğitim almak isteyeceğini, %91,4'ü uzmanlık eğitimi süresince yeterli eğitim aldıklarını düşünmediklerini belirtti. Hekimlerin 164'ü (%82,8) 'Seksüel penetrasyon/oral-genital-anal seks dışında aşağıdakilerden hangisi/hangileri cinsel istismar olarak değerlendirilmelidir?' sorusunu, 18'i (%9,1) 'Cinsel istismara uğrayan çocukların fizik bakı bulguları ile ilgili hangisi/hangileri yanlıştır?' sorusunu doğru yanıtladı. Fizik bakı bulgularının sorgulandığı soruda meslekte geçirilen sürenin 5 yılın üzerinde olanlarda doğru sayısı anlamlı olarak yüksek bulundu (p= 0,010). Cinsel istismar olarak tanımlanmayan durumları da hekimlerin %46-69,7'si cinsel istismar olarak değerlendirmişlerdir. Bilgi düzeyinin sorgulandığı sorularda doğru yanıt oranlarının çalışılan süre ve kurum, asistan ve uzman hekim olmasından bağımsız olarak tüm gruplarda düşük bulunmuştur. Hekimlerin %29,8'i cinsel istismar olgusu saptadıklarını, %98,5'i cinsel istismar olgusu saptama durumunda bildirmenin yasal zorunluluk olduğunu, olgu saptayan hekimlerin %59,3'ü ise adli makamlara bildirdiğini belirtti. Hekimlerin %98'i hastanelerde cinsel istismarın değerlendirilmesi için bir ekip olması gerektiğini, %59,1'i sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerde cinsel istismarın daha sık olduğunu belirtti. Sonuç: Ulaşabildiğimiz kadarıyla, çalışmamız Türkiye'de çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimlerine cinsel istismara ilişkin bilgi düzeyi ölçen ilk çalışmadır. Çocuklarla her gün bir arada olan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzman ve asistan hekimlerinin cinsel istismar olarak tanımlanabilecek durumlara ilişkin bilgi eksikliği görülmezken, özellikle fizik bakı bulguları, çocuk izlem merkezlerinin amaç ve işleyişi, risk faktörleri ve bildirimdeki yasal işleyişinin yeteri kadar bilinmediği görülmüştür. Bilgi düzeyinin sorgulandığı sorularda doğru yanıt oranlarının çalışılan süre ve kurum, asistan ve uzman hekim olmasından bağımsız olarak tüm gruplarda düşük bulunmuştur. Mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimler ile cinsel istismarın tanı, takip, tedavi ve yasal süreciyle ilişkili olarak hekimlerin bilgilendirilmesi, istismara uğrayan olgunun erken tanınmasını sağlayacaktır.