Torakolomber omurga füzyonu ve kalça sağlığı: İki yıllık takipte klinik ve radyolojik bulgular


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER FARUK DOĞAN

Danışman: Vugar NABİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, torakolomber omurga cerrahisi geçiren hastalarda postoperatif dönemde kalça eklemi fonksiyonlarındaki değişimleri ve radyolojik dejenerasyonu etkileyen cerrahi ve klinik faktörleri değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Özellikle iliak vida kullanımı, spinopelvik parametrelerdeki değişim ve önceki cerrahilerin etkisi, hem Kellgren–Lawrence (K–L) progresyonu hem de Harris Kalça Skoru (HHS) değişimi açısından analiz edilmiştir. Gereç ve Yöntem: 2019–2022 yılları arasında torakolomber omurga cerrahisi geçiren ve ≥24 ay takip süresi bulunan 50 yaş üzeri 60 hasta retrospektif olarak incelendi. En az 7 seviye torakolomber enstrümantasyon uygulanmış hastalar dahil edildi. Preoperatif ve postoperatif kalça grafileri ile HHS skorları değerlendirildi. K–L evresinde ≥1 artış "progresyon" olarak tanımlandı. Spinopelvik parametreler, cerrahi teknikler (özellikle iliak vida kullanımı) ve önceki cerrahiler veri setine dahil edildi. Veriler SPSS 25.0 ile analiz edildi; çok değişkenli regresyon modelleri ile bağımsız belirleyiciler araştırıldı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 64,9±8,09 yıl olup %75'i kadındı. Ortalama preoperatif HHS 93,14±10,83 iken postoperatif HHS 78,18±18,94'e gerilemiştir (p<0,001). Ortalama HHS değişimi 14,96±17,55 puan olarak hesaplandı. HHS değişimi ile en güçlü korelasyon yaş ile saptandı (r=0,291; p=0,024). İliak vida kullanımı, sağ ve sol kalçada anlamlı K–L progresyonu ile ilişkilendirildi (p=0,027 ve p=0,006) ve HHS'de daha büyük düşüşle sonuçlandı (p<0,001). K–L progresyonu olan hastalarda HHS skoru, progresyon olmayanlara kıyasla belirgin şekilde kötüleşti (p<0,001). HHS değişim skorundaki her 1 puanlık artışın K–L progresyon riski ile sırasıyla sağ ve sol kalçada %9,4 ve %6,2 oranında artışı ile ilişkili bulundu. Ayrıca postoperatif pelvik insidans artışı da HHS değişimini anlamlı ölçüde etkileyen bir değişken olarak saptandı (p=0,034). Sonuç: Bu çalışma, torakolomber omurga cerrahisinde kullanılan tekniklerin kalça eklemi üzerindeki uzun dönem etkilerine dikkat çekmektedir. İliak vida kullanımı ve postoperatif spinopelvik parametrelerdeki değişiklikler, kalça ekleminde hem radyolojik (K–L progresyonu) hem de klinik (HHS) kötüleşme ile ilişkilidir. Bu bulgular, cerrahi planlama aşamasında kalça eklem sağlığının da değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.