Diyabetik makula ödemi olan hastalarda optik koherens tomografi biyobelirteçlerinin tedavi sonuçlarına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGÜ CANBOLAT KAPLAN

Danışman: Zeliha YAZAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Diyabetik makula ödemi olan olgularda tedavi öncesi optik koherens tomografi (OKT) biyobelirteçlerini değerlendirip, intravitreal anti-VEGF ve steroid uygulamasının ardından bir yıllık takip sonunda bu parametrelerdeki değişiklikleri ve tedavinin görme prognozuna etkisini araştırma amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Diyabetik makula ödemi bulunan 250 diyabetik hastanın 250 gözü retrospektif olarak incelendi. Tüm olguların tedavi öncesi ve tedavi sonrası 3.ay sonu, 6.ay ve 12.ay rutin oftalmoskopik muayeneleri ve en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri (EİDGK) değerlendirilip, SD-OKT'de biyobelirteç olarak tanımladığımız; santral makula kalınlığı (SMK), seröz retina dekolmanı (SRD) varlığı, retina iç katlarındaki dezoragnizasyon (DRIL) varlığı, hiperreflektif nokta (HRN) sayısı, elipsoid zon (EZ) ve eksternal limitan membran (ELM) bütünlüğü, intraretinal kistlerin (İRK) boyutu, vitreomakular adezyon (VMA), epiretinal membran (ERM) varlığı ve makular küp hacmi (MCV) tek tek irdelendi. Hastalar 1 yıllık tedavi sonucunda kazandıkları harf kazanımlarına göre iyi (>10 harf), orta (5-10 harf) ve kötü ( 0,05, p>0,05, p>0,05). Harf kazanımı gruplarına göre bakıldığında tedavi öncesi EİDGK, harf kazanımı iyi (>10 harf) olan grupta istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu (p 0,05, p>0,05, p>0,05, p>0,05). Sonuç: Diyabetik makula ödemi olan hastalarda intravitreal anti-VEGF ve deksametazon tedavisi anatomik düzelme ve fonkisyonel kazanç açısından etkili yöntemlerdir. Tedavi öncesi yüksek SMK, HRN ve İRK değerlerinin varlığı iyi prognozu göstermektedir. Bu biyobelirteçleri olan hastalarda düzenli tedavi ile görme artışı beklenmelidir. Tedavi başlangıcında OKT'de DRIL saptanan hastalarda görme artışı beklenmeyeceği bilinmelidir. Çalışmanın başında biyobelirteç olarak tanımladığımız SRD, ERM ve VMA varlığı ile fonksiyonel kazanç arasında anlamlı bir ilişki bulunamadığından başlangıçta bu biyobelirteçleri bulunan hastalarla görme prognozu konusunda dikkatli konuşmak uygun olacaktır. Sonuçta DMÖ bulunan hastalarda tedavi başlangıcında prognoza ait doğru ve dikkatli bilgilendirme yapmak, hastanın tedaviye uyumunu artıracaktır.