Akromegali hastalarında empty sella birlikteliğinin sıklık ve etyopatogenez yönünden değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAZMİYE SEZEN KURT

Danışman: Yüksel ALTUNTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada akromegali hastalarında nadir bir birliktelik olduğu düşünülen empty sella (ES) varlığını sıklık yönünden değerlendirmeyi ve empty sella varlığının laboratuvar, klinik, radyolojik ve patolojik veriler ile ilişkisini inceleyerek bu birlikteliğin altında yatan mekanizmalara ve prognoza etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, retrospektif, gözlemsel ve kesitsel olan çalışmamıza, 2014 -2025 tarihleri arasında Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları veya Endokrinoloji polikliniklerine başvuran akromegali tanılı, takipli, 18 yaş ve üzeri, preoperatif hipofiz manyetik rezonans görüntüleri mevcut olan ve hastane veri sisteminde yeterli verisine ulaşılabilen 72 hasta dahil edildi. Midsagittal T1 ağırlıklı görüntülemede hipofiz bezi ve adenomun sella tursikanın %50'sinden azını doldurması empty sella olarak değerlendirildi. Çalışmada hastaların tanı anında, medikal tedavi ile izlem altında ve postoperatif dönemde ES sıklıkları değerlendirildi. Hastalar empty sella varlığına göre tanı yaşı, vücut kitle indeksi (VKİ), laboratuvar değerleri (IGF-1, GH, prolaktin, TSH, kortizol, ACTH, HbA1c, glukoz, OGTT ile GH baskılama testi, kalsiyum ve fosfor), adenom boyutu, lokalizasyonu, invazyonu, eşlik eden ek hastalıklar, başvuru semptomu-süresi, medikal tedavi, cerrahi kür başarısı-süresi, patolojik alt grupları yönünden karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda akromegali tanılı 72 hastada (40 kadın,32 erkek) preoperatif dönemde incelenen görüntülerde empty sella sıklığı %15,28 olarak saptandı. Tanı anında %9,72 hastada ES saptanırken, medikal tedavi altında %23,53 hastada ES gelişti. Postoperatif dönemde ise %51,9 hastada ES mevcuttu. ES'li hastalarda tanı ve güncel yaşı anlamlı olarak yüksek bulundu (p 0,05). ES'li ve ES'siz hastalar arasında laboratuvar, semptom, semptom süresi ve ek hastalıklar yönünden anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Adenomun radyolojik değerlendirmesinde ES'li grupta transvers çap anlamlı olarak daha düşük bulundu (p 0,05). Adenom lokalizasyonu yönünden anlamlı farklılık bulundu (p 0,05). ES'li ve ES'siz grup arasında invazyon yönünden anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Medikal tedavi açısından empty sella (ES) varlığı ile anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). Cerrahi tedavi olan hastalarda cerrahi kür, ek medikal tedavi desteği ihtiyacı, kür zamanı ve nüks açısından anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Yine opere olan hastalarda patoloji alt tipine, Ki-67 indeksine ve p53 boyanmaya göre de anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda akromegali tanılı hastalarda incelenen preoperatif görüntülerde empty sella sıklığı %15,28 olarak saptanmış olup bu birlikteliğin nadir olmadığını göstermektedir. Çalışmamızda medikal tedavi altında gelişen empty sella oranı ise %23,53 saptanmıştır. Çalışmamızda empty sella birlikteliği olan hastalar daha geç yaşta akromegali tanısı almıştır. Bu durumun tanı gecikmesi ve uzun süre anormal GH maruziyeti ilgili olabileceğini ve komorbidite sayılabileceğini düşünmekteyiz. Empty sella varlığının akromegali prognozu üzerine herhangi olumlu veya olumsuz etkisi bulunmamıştır. Akromegali ve empty sella birlikteliğinin altında yatan mekanizmalar ve empty sella varlığının akromegali hastalığının prognozu üzerine etkisi halen belirsizliğini korumakta olup bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Akromegali, empty sella, büyüme hormonu, hipofiz adenomu