Çocukluk çaği beta talasemi major tanili hastalarda gelişen glukoz metabolizma bozukluklarinin retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM İNCEFİDAN
Danışman: Elif GÜLER KAZANCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Beta talasemi (BT); anemi ile sonuçlanan beta globin zincir sentezinin azalması veya hiç olmaması ile karakterize otozomal resesif kalıtılan hematolojik hastalıktır. Beta talasemi major (BTM) hastalarına genel tedavi yaklaşımı düzenli eritrosit transfüzyonu (ERT) ve demir şelasyon tedavisinden oluşmaktadır. BTM tanılı hastalarda artan sağkalıma rağmen birçok hasta da kardiyopulmoner, endokrinolojik, hepatik sistem başta olmak üzere çeşitli sistemlerde komplikasyonlar gelişmektedir. Demir başta karaciğer (KC), kalp, pankreas ve hipofizde olmak üzere vücutta birikerek organ disfonksiyonuna ve komplikasyonlara neden olmaktadır. Endokrin bezlerde aşırı demir yüküne ek olarak anemiye bağlı kronik hipoksi de organ hasarından sorumlu tutulan diğer önemli faktördür. BTM hastalarında görülen başlıca endokrin komplikasyonlar gecikmiş büyüme ve ergenlik, anormal kemik mineralizasyonu, diyabetes mellitus (DM), hipotiroidizm ve hipoadrenalizmdir. Son çalışmalar, BTM tanılı çocuklarda 10 yaşına kadar en az bir endokrin komplikasyon geliştiğini göstermektedir. Bu komplikasyonlardan DM transfüzyonun en ağır komplikasyonlarından biridir. Bu hastalarda DM komplikasyonu morbidite ve mortalite ile yakından ilgilidir. Bu nedenle BTM tanılı hastalarda hiperglisemi taramasının yakın takip edilmesi önem arz etmektedir. DM komplikasyonun erken teşhisi ile gelişebilecek morbiditelerin önüne geçilmiş olunacaktır. Çalışmamızda; BTM tanılı hastalarda glukoz metabolizma bozukluğunu retrospektif olarak değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Bursa Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji 3. Basamak Talasemi Merkezi'nde Ocak 2018- Aralık 2022 tarihleri arasında BTM tanısı ile takip edilmekte olan 7-23 yaş arasında oral glukoz tolerans testi (OGTT) verileri olan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri (cinsiyet, takvim yaşı, tanı yaşı) ve antropometrik ölçümleri (vücut ağırlığı, boy, vücut kitle indeksi (VKİ)), fizik muayene bulguları (hepatomegali, splenomegali), OGTT verileri (glukoz ve insülin), laboratuar parametreleri (ferritin, alanin aminotransferaz (ALT), c-peptit, glikolize Hb (HbA1c)), abdomen ultrasonografi (USG) bulguları, KC ve kardiyak magnetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları, splenektomi durumu, yıllık transfüzyon sayısı ve kullandığı şelasyon tedavileri dosya verilerinden kayıt edilmiştir. BTM hastalarında DM ve prediyabet tanıları OGTT verilerine dayanarak konulmuştur. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 7-23 yaş arası OGTT verileri olan BTM tanılı 31 hastanın 17'si erkek (%55), 14'ü kadın (%45) olarak saptanmıştır. Bu hastaların yaş ortalaması 15,77 ± 5,16 yıl, tanı yaşı ortalaması 16,93 ± 14,78 aydır. BTM tanılı hastanın 19'unun (%61,3) fizik muayenesinde hepatosplenomegali saptanmıştır. Hastaların 9'unda (%29,0) splenektomi öyküsü mevcuttur. OGTT yapılmış hastaların sonuçlarına göre 3'ünde (%10,71) bozulmuş açlık glukozu (BAG), 1'inde (%3,57) bozulmuş glukoz toleransı (BGT) saptanmıştır. Hiçbir hastamızda DM saptanmamıştır. Karaciğer MRG çekilen hastalardan 11'inde (%35,5) hafif, 5'inde (%16,1) orta, 6'sında (%19,4) ağır demir birikimi saptanırken, 6'sında (19,4) demir birikimi yoktur. Kardiyak MRG çekilen hastalardan 4'ünde (%12,9) hafif, 1'inde (%3,2) orta, 1'inde (%3,2) ağır demir birikimi saptanırken 22'sinde (%71) demir birikimi saptanmamıştır. Hastaların takibi süresince yıllık ortalama 15,71 ± 2,59 kez transfüzyon uygulanmış olup şelasyon tedavisi olarak oral deferasiroks kullanılmıştır. Hastalar 3,60 ± 2,68 yaşında şelasyona başlamış olup takipleri süresince olan şelasyon süreleri 12,19 ± 5,30 yıl olarak saptanmıştır. Şelasyona başlama yaşı ile boy arasında korelasyon bulunmuştur (p=0,01 r=0,42). Hastaların şelasyon süresi ile oksolojik bulguları arasında yapılan korelasyon analizine göre boy (p= 0,002 r= 0,54), vücut ağırlığı (p=0,003, r=0,51) parametreleri ile şelasyon süresi arasında korelasyon bulunmuştur. Ferritin ile ALT ve tanı yaşı arasında anlamlı korelasyon saptanmıştır (sırasıyla p=0,00 r=0,48; p=0,02 r=0,41). Glukoz 0. dakika düzeyi ile HbA1c düzeyi arasında korelasyon saptanmıştır (p=0,02 r=0,42). İnsülin 0.dakika düzeyi ile c-peptit (p=0,004 r=0,55) ve Homa-IR (p=0,00 r=0,99) düzeyi karşılaştırılmış olup korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Çalışmaya dahil edilen 7-23 yaş arası OGTT verileri olan BTM tanılı hastalarda hiç DM saptanmamış olup 4'ünde prediyabet durumu saptanmıştır. Bunun başlıca sebebinin oral şelatörlere (DFX) hasta uyumuna bağlı olarak şelasyon tedavisindeki başarıya sekonder olduğu düşünülmüştür. Çalışmanın geçerliliği potansiyel olarak takipli hasta sayısının sınırlı olması dolayısı ile alınan örneklem büyüklüğünün küçük olması nedeniyle sınırlıdır. Çalışmamızda DM prevalansının düşük olması, çalışma popülasyonumuzun belirli kriterleri taşıyan hastalarda sınırlı olmasıyla da ilişkili olabileceğinin yanı sıra şelasyon tedavisinin başarısının da yüksekliğini gösterebilmektedir. Çalışmamızın istatistiksel gücünü etkileyebilecek nispeten küçük hasta grubu ve pankreas demir içeriği tahmini için MRG kullanılmaması nedeniyle bazı sınırlamaları olsa da klinik verilerin ve glikometabolik durumun doğal seyrinin ayrıntılı bir şekilde belgelenmesi açısından güçlüdür. Bu sonuçlar BTM hastalarında takiplerinde şelasyon tedavisinin önemini, glukoz metabolizma bozukluklarının gelişebileceğini ve hastaların izleminde çocuk endokrinoloji ile yakın iş birliği yapılması gerektiğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Beta Talasemi, Oral Glukoz Tolerans Testi, Endokrin