İn vitro fertilizasyon başarısında bir belirteç olarak serum estradiol/oosit oranının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KAMİL MURAT KIRSAÇLIOĞLU

Danışman: İnci KAHYAOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İnfertil hastalarda, yardımcı üreme tekniklerinin sonucunun öngörülmesinde, bir belirteç olarak estradiol oosit oranının (EOR) etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Ocak 2007- Haziran 2017 tarihleri arasında, in vitro fertilizasyon yapılan 1054 hastanın dosya kayıtları demografik özellikler, bazal, hCG günü ve OPU günü laboratuvar tetkikleri, verilen tedavi ve toplam kullanılan gonadotropin dozu, total antral folikül sayısı ve hCG günü çaplarına göre folikül sayıları, toplanan oosit sayısı, matür oosit sayısı, gebelik gelişip gelişmediği, OHSS varlığı için geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastaların, hCG günü serum estradiol seviyeleri, toplanan oosit sayısına göre oranlandı (EOR) ve 6 alt gruba ayrılarak gebelik gelişimi üzerine etkisi araştırıldı. Sonuçlar 1054 hastanın 201'inde (%10,8) βhCG pozitifliği (>10 IU/l), 91'inde (%4,9) klinik gebelik, 84'ünde (%4,5) devam eden gebelik gelişti. Klinik gebelik gelişimi ile yaş, VKİ, siklus sayısı, infertilite süresi, bazal estradiol, hCG günü estradiol, progesteron, toplanan oosit sayısı, EOR arasında ilişki saptanmadı. Klinik gebelik gelişenlerin bazal FSH değeri 6,9± 2,2 U/l olup klinik gebelik olmayanlara (8 ± 4,5 U/l) göre anlamlı oranda düşüktü (p=0,03). Klinik gebelik gelişenlerin toplam antral folikül sayısı ve matür oosit sayısı diğerlerine göre yüksekti. EOR ile yaş, VKİ ve bazal FSH arasında pozitif korelasyon, OHSS ile arasında negatif korelasyon saptandı (sırasıyla p <0,0001, p <0,0001, p=0,01). Gebelik gelişimi açısından EOR alt grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı, ancak. en yüksek sıklıkta 100 ≤ EOR<200 ve 200 ≤ EOR<300 arasında gebelik gelişimi olduğu belirlendi. Düşük yanıtlı grupta, EOR en yüksek iken yüksek yanıtlı grupta en düşüktü. Agonist tedavi protokolü verilenlerde, hCG günü estradiol düzeyi, EOR, toplanan oosit ve matür oosit sayısı, embryo transferi yapılan hasta sayısı antagonist tedavi protokolü verilenlere göre daha fazla olup klinik gebelik gelişimi daha düşük idi. Karar: Estradiol oosit oranının 100-300 arasında tutulması klinik gebelik sağlamak için avantajlı olabilir.