Karbapeneme dirençli ve duyarlı gram negatif bakteriyemilerde risk faktörleri ve sonuçların karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİNAN ÇETİN

Danışman: İlyas DÖKMETAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Karbapeneme dirençli Gram negatif etkenler ile gelişen bakteriyemik enfeksiyonlar artan sıklıkta karşılaşılmakta ve yüksek mortaliteyle sonuçlanmaktadır. Çalışmamızda karbapeneme dirençli ve duyarlı Gram negatif bakteriler ile gelişen bakteriyemilerdeki risk faktörleri ve sonuçların karşılaştırılması, mortalite ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışma Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, Haziran 2016 – Kasım 2017 tarihleri arasında retrospektif gözlemsel karşılaştırmalı vaka serisi olarak gerçekleştirildi. Gram negatif bakterilerle gelişen bakteriyemik enfeksiyon saptanan hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verileri dosya kayıtlarından incelendi. Olgular kan kültürlerinde üreyen patojenlerin antibiyotik duyarlılık sonucuna karbapeneme duyarlı ve dirençli olmak üzere iki gruba ayrılarak değerlendirildi. Bu iki grup arasında karbapenem direnci gelişimi açısından risk faktörleri, hastanede yatış süreleri, mortalite oranları, mortal seyreden olgular için mortalite ile ilişkili faktörler araştırıldı. Bağımsız iki grupta sayısal değişkenlerin karşılaştırmaları normal dağılım koşulu sağlanmadığından Mann Whitney U testi ile yapıldı. Gruplarda oranlar Ki Kare Analizi ile karşılaştırıldı. Belirleyici faktörler Lojistik Regresyon Analizi ile incelendi. İstatistiksel alfa anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 211 olgu dahil edildi. Hastaların 98'i (%46,4) kadın, 113'ü (%53,6) erkek idi. Yaş ortalaması 68,1±17 idi. Etkenler Escherichia coli (n=88), Klebsiella pneumoniae (n=54), Acinetobacter spp. (n=36), Pseudomonas spp.(n=13), Enterobacter spp.(n=11), Morganella morganii (n=4), Stenotrophomonas maltophilia (n=2), Proteus mirabilis (n=2), Serratia marcescens (n=1) olarak saptandı. Olguların 157 tanesi karbapeneme duyarlı, 54 tanesi karbapeneme rezistan Gram negatif bakteriyemiydi. Karbapenem direnci olan hastaların toplam yatış süresi, enfeksiyon öncesi yatış süresi, Pittsburgh bakteriyemi skoru ortalaması, yoğun bakım yatışı öyküsü, son 3 ayda hastane yatışı öyküsü, son 30 günde antibiyotik kullanımı, serebrovasküler hastalık varlığı, total parenteral nütrisyon uygulanması, geçirilmiş cerrahi varlığı, mekanik ventilasyon uygulanması, santral venöz kateterizasyon, üriner kateterizasyon oranları karbapenem direnci olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. Antibiyotik kullanımı olan hastaların kullandığı antibiyotikler incelendiğinde karbapenem direnci olan grupta beta laktam/beta laktamaz inhibitörü, karbapenem ve tigesiklin kullanımı anlamlı olarak yüksekti. Tüm hastalar içerisinde 60 (%28,4) hastada mortalite gelişti. Karbapenem dirençli grupta 14 günlük mortalite oranı %38,9 (n=21), karbapenem duyarlı grupta %13,4 (n=21) olarak saptandı. Yirmi sekiz günlük mortalite oranlarına bakıldığında karbapenem dirençli grupta %53,7 (n=29), karbapenem duyarlı grup %19,7 (n=31) olarak görüldü. Karbapenem direnci olan hastaların 14 ve 28 günlük mortalite oranları karbapenem direnci olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. Bakteriyemi gelişimi sonrası hastane yatış süreleri karşılaştırıldığında her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Pittsburgh bakteriyemi skoru, kardiyovasküler hastalık, üriner kateterizasyon ve uygun olmayan ampirik antibiyotik tedavisi mortalite açısından en anlamlı risk faktörleri olarak saptandı. Sonuç: Karbapenem direnci artmış mortalite ile ilişkilidir ve uygun olmayan ampirik antibiyotik tedavisi mortaliteyi artırmaktadır. Bu sebeple karbapeneme dirençli Gram negatif bakteriyemileri öngörmede hastalar risk faktörleri açısından değerlendirilmeli ve uygun hastalarda dirençli patojenlere yönelik tedavi uygulanmalıdır.